Türk Siyasi Tarihinde Açık Oturum Kültürü

83 Seçimleri

6 Ekim 1981. ”Siyasi Partilerin Feshine Dair Kanun” ile beraber bütün partiler feshedilmesinden 2 sene sonra demokrasi adına bir hareketlenme başlamıştı.

1983 Nisanı, yeni siyasi partiler kurulması adına yapılacak oluşumlar ”kademeli” olarak serbest bırakılmış, bu serbestlikten faydalanmanın tek yolu ise merkez sağ ve merkez solda 2 siyasi parti kurulmasına izin verilecek şekilde planlanmıştı.

İlk olarak 12 Eylül ruhunu taşıyan Org. Turgut Sunalp’in başkanlığında MDP ( Milliyetçi Demokrasi Partisi ) kuruldu. Ardından 1982’de yaşanan Banker Krizi ile birlikte hükümetten istifa eden Turgut Özal, Anavatan Partisi’ni kurarak seçimlere hazırlanıyordu.

İsmet İnönü’nün özel kalemliğini yapan Necdet Calp, Ecevit’in siyasi yasaklı olmasından dolayı merkez solu HP ( Halkçı Parti ) ile dolduracak, Erdal İnönü’nün sonrasında gönülsüzce başkanlığını alacağı SODEP ile sol 2 parti ile seçimlere gidecekti. Demirel’in telkiniyle ise Büyük Türkiye Partisi kurulacak fakat Kenan Evren’in Adalet Partisi’nin devamı niteliğinde bir parti olduğunu öngörüp kapatması zaman almayacaktı.

Mehmet Pamak’ın kurduğu Muhafazakar Parti ve Milli Selamet’in devamı eşliğinde de Refah Partisi kurularak seçimlere gidiliyordu. MGK’nın incelemeleri ardından bir çok isme siyasi mahkumiyet ve yasak getirildikten sonra 1983 seçimlerine giren partiler Halk Partisi, ANAP ve MDP olacaktı.

Özal’ın kazandığı seçimin öncesinde partilerin başkanları 22 Ekim günü ekranlarda dertlerini seçmene anlatacak ve Türk Siyasi Tarihi’nin açık oturumlarının başlangıcına vesile olacaktı.

91 Seçimleri

ANAP, 1987 genel seçimlerinde tekrar tek başına iktidar olmasına rağmen yerel seçimlerde oylarının yüzde 21’e düştüğünü görmesi üzerine seçimleri boykot ediyordu. Bu boykotun yarattığı siyasi iklim sayesinde Turgut Özal cumhurbaşkanı oluyor boşalttığı koltuğu ise TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut oturuyordu.

91 seçimlerinden 4 ay önce ANAP’ın genel başkanlığına Mesut Yılmaz’ın gelmesi ile başbakanlık görevi ona geçiyor, seçimin 1992’de planlanmasına rağmen bir erken seçim ihtimali başlıyordu. 91 seçimleri ile birlikte, darbeden bugüne kadar yasaklı olan Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş 11 yıl önce terkettikleri meclise geri dönecekti.

6 siyasi parti ve bir çok bağımsız adayın girdiği bu seçimlerde tarihler seçimlerden 9 gün öncesi 11 Ekim 1991’i gösterdiğinde, dönemin güçlü liderlerinin buluştuğu bir açık oturum düzenlenecekti.

Bu açık oturumda 9 gün sonra seçimden birinci parti çıkacak olan Demirelli DYP, onunla koalisyon yapacak İnönülü SHP, 4 aylık başbakanlıktan sonra ana muhalefete geçecek Mesut Yılmazlı ANAP, Erbakanlı Refah Partisi, Ecevitli DSP ve Doğu Perinçek ile “Türk Siyasi Tarihinde Açık Oturumları“nın önemi bir kez daha perçinlenmiş oldu.

94 Yerel Seçimleri

Türkiye 1994 yerel seçimlerine hazırlanıyordu. Gözler her yerel seçim olduğu gibi İstanbul ve Ankara’nın üzerindeydi. Türk siyasi tarihinde bir çok önemli simanın yarışacağı bu seçimde büyükşehirlerde bulunan belediye sorunları dipten bir dalganın ilk sinyallerini verecekti.

94 Seçimleri’nde İstanbul’da; SHP adayı Zülfü Livaneli, DYP adayı Bedrettin Dalan, DSP adayı Necdet Özkan, ANAP adayı İlhan Kesici ve Refah Partisi adayı Recep Tayyip Erdoğan’dı.

Ankara’da ise SHP adayı Korel Göymen, ANAP adayı Rüştü Yüce, CHP adayı Ali Dinçer, DYP adayı Saffet Arıkan Bedük ve Refah Partisi adayı Melih Gökçek boy gösteriyordu.

Türk Siyasi tarihine yön vereceği henüz kestirilemeyen, ana akım medyada yerini alamayan iki isim ve bir parti, bu seçimlere damgasını vuracak ve Türkiye’nin ekseninde uzun soluklu bir değişim meydana gelecekti.

Seçimlerin hemen öncesinde yapılan açık oturum ve liderlerin vaatlerini anlatma şansı, Refah Partisine ve Recep Tayyip Erdoğan’a İstanbul’u verecek…ti.

RP 25.192
ANAP 22.144
SHP 20.302
DYP 15.458
DSP 12.383

95 Seçimleri

1991 genel seçimlerinin ardından DYP – SHP koalisyonu Haziran 1993’te yerini Tansu Çiller’in liderliğine bıraktı. Şubat 1995’e ise DYP- CHP koalisyonu olarak geldi.

Baykal ile Çiller arasında “emniyet müdürünü görevden alma” anlaşmazlığı ile hükümet, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e istifasını verdi ve planlanandan erken bir seçimin olmasına yol açtı.

Bu seçim akıllarda oy kullanılabilirlik olarak kalacaktı. Oy kullanma hakkı 20 yaştan 18’e düşecek, ceza evlerindeki vatandaşların da oy kullanmasına imkan sağlanacaktı. 450 milletvekili olan meclis 550’ye yükselecekti.

95 açık oturumunda liderler kendilerini anlatacak ve bir önceki yerel seçimden yükselen dalga zirveye çıkacaktı.

Seçimlerden birinci Parti çıkan Refah Partisi, koalisyon çalışmalarına başlamış ve Refah –ANAP koalisyonu denenmişti. Bu koalisyon gerçekleşmeyince seçimlerde hükümeti ANAP – DYP almak isterken aralarındaki geçimsizlik, seçimin sonucunu 1996 Haziran’ın 28’ine götürecek RP- DYP koalisyon kurarak Refahyol Hükümeti kurulacaktı.

28 Şubat’a kadar…

2002 Seçimleri

Solun lideri Ecevit rahatsızlanmış ve artık yaşı ilerlemişti. Bu iddia ile başlayan süreç kendi partisinde de karşılık buluyor, DSP’nin Ecevit’in bu iddialara kayıtsız kalmasından sonra partide geniş çaplı istifalara gidiliyor ve DSP grubundaki milletvekili sayısı yarı yarıya azalıyordu.

Koalisyonun ikinci ortağı Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli de 7 Temmuz günü konuşmasında 3 Kasım’ı işaret ediyor ve yeni bir seçim sürecini başlatıyordu.

94 seçimlerinde, belediyelerde patlama yapan Refah Partisi’nin gözbebekleri, seçimin hemen öncesinde yeni bir parti kurmaya gidiyor ve Adalet ve Kalkınma Partisi ile seçime gireceklerini beyan ediyordu. 

Ekonomik krizin ardından halkın Ecevit sonrasında sağ bir partiye yönelmesi ile Refah’ın dip dalga tabanı buluşunca ortaya AB ilişkileri ve hizmeti ön plana koyan AKP kanadı güçlenmiş oldu.

Solun zayıflamasından ve yıllarca bölünüyor olmasından dert yanan ve bir yandan da kule gibi yükselen solun diğer partisi Cumhuriyet Halk Partisi Deniz Baykal önderliğinde iktidarı istiyordu.

Seçimden yaklaşık 1 hafta önce, 25 Ekim günü Seçim Arenası programında iki lider Recep Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal buluşuyordu.

AKP %34,29 ile tek başına iktidar olurken CHP 19,38 alarak ikinci Parti oluyor ve diğer partiler %10 barajını geçemediği için Adnan Menderes ve İsmet İnönü’den sonra ilk defa Meclis iki partili kalıyordu.

2019 İstanbul Seçimleri

23 Haziran’da yapılacak seçimin açık oturumu 16 Haziran’da gerçekleşecek. AKP İstanbul Büyükşehir Adayı Binali Yıldırım ve CHP İstanbul Büyükşehir Adayı Ekrem İmamoğlu arasında… Tarih bu açık oturumu da kendi sayfalarına yazacak.

Bunlar da ilginizi çekebilir.

Araştırma Eser Kemal

Derleme Emirhan Pehlivanoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir