Zor Zanaat Şu Birliktelik

Son günlerde, insan ilişkileri ve ilişkilerin insan yaşamına etkileri oldukça gündemde olan bir konu. Doğası gereği insan; yalnız yaşamaktan keyif almayan, iş yaşamında ve sosyal yaşamında arkadaşlıklar, dostluklar arayan bir canlıdır. Çoğunlukla bu konuda başarılı olduğunu düşünse de, maalesef başarısızdır ve sonuçta zarar gördüğünü anlamaktadır. Bu ilişkilerdeki en önemli tür ise, karşı cins ile olan ilişkilerdir.

Karşı cinsle kurulan bağlar, insan doğası gereği türlü gereksinimler sonucu ortaya çıkmakta ve çeşitli özellikler içermektedir. Temel olarak bir takım özel dürtüleri içerse de, sosyal ve kültürel bağlamda da birlik gerektirmektedir. Başta fiziksel beğeni ve hoş görü ile başlayan birliktelikler zaman içinde bazı ayrıntıları açığa çıkarmaktadır. Bu ayrıntıları da; eğitim, kültür, ananeler, felsefe gibi detaylarla incelemek mümkün.

Edebiyat ve felsefeden uzak düz bir insanın, sanat ve kültürle iç içe olan bir insanla birlikteliğinin uzun soluklu olması mümkün değildir. Bu ayrıntıları örneklerle çoğaltmak tabi ki mümkün. Bazı insanlar hayatlarını günlük, hatta anlık yaşamayı tercih ediyorken, bazı insanların ise, yıllarca önceden kariyer planları ile yaşadığını unutmamak gerekir. Bu iki tip insanın beraberliğinin uzun sürmesi düşünülemez.

Gelelim bu konunun insan yaşamındaki etkilerine. İnsan için özgür yaşamak, planlanmış olmasa bile güdüsel olarak ilke halindedir. Yani insan, düşüncelerinde ve eylemlerinde özgür olmayı ister. Oysa bilinmelidir ki, ilişkilerin en mükemmeli en uyumlusu bile, özgürlükleri bir şekilde kısıtlamaktadır. Örneğin bu yaz ki tatil planınız, kıyı şeridinde ve denizle iç içe bir konaklamadır. Salaş bir pansiyon, köy usulü doğal sabah kahvaltıları ve ateş başında alkol ve müzik eşlikli gece eğlenceleri… Buraya kadar her şey çok güzel, tabi ki eğer yalnızsanız ve bu tatile tek başınıza gidecekseniz. Oysa bu partnerinizle olan ortak bir plan ise ve o, oda servisi beklentisi olan biri ise, hayalleriniz suya düşecektir. Az yıldızlı bile olsa, tekmil bir otel düşünmek zorundasınız ve sabah kahvaltıları otel tarzı, öğle yemekleri restoran ve akşam, yemek, eğlence, animasyon ya da canlı müzik eşliği olacaktır.

Ya da, dağınık bir yaşam tarzını sevdiğinizi ve böyle yaşadığınızı düşünelim. Düzen aşığı biriyle asla yapamayacağınız kesindir. Geceyi bitirdiğiniz nokta da, hiçbir şeye dokunmadan, olduğunuz yerde uyumaya alışmış ve bunu seviyor olabilirsiniz. Birlikte yaşadığınız insan düzen içinde yaşamayı tercih ediyorsa vay halinize. Yedikleriniz ve içtiklerinizden artanlar toparlanacak. Bulaşıklar yıkanıp yerlerine dizilecek. Duş alınıp giysiler değiştirilecek ve sonra uyku mümkün olacak. Oysa tüm bunlar o akşam için size işkence olmaktan başka bir şey değil.

Bu tür farklı kişilerin birlikteliği az bir oranda bile olsa bazen faydalı olabilmektedir. Örneğin, hayatında kitap okumamış birinden, bir kitap kurdu çıkabilir. Ömür boyu dağınık yaşamış bir insan, derli toplu bir insan haline gelebilir. Tiyatroyu sıkıcı bulan bir insan, sıkı bir opera takipçisi bile olabilir. Diğer yandan, bir süre bu birlikteliğe ayak uydurmaya çalışsa bile başarılı olamayan insanlarında, kişilik erozyonu yaşamaları kaçınılmaz olmaktadır. Tabi ki bu durumda zarar gören kişi, ilişki için normal yaşamından ve alışkanlıklarından ödün vermek durumunda olan kişidir. Hele bir de bu konuyu kendi toplumumuzda, uzun soluklu birliktelikler için toplumsal kurallar gereği evlilik kurumunun şart koşulduğunu düşünürsek, duygusal ve sosyal yıkımın olmaması mümkün değildir.

Sonuç olarak; Daha sonra, geri dönüşü sancılar yaratacak olaylar yaşamamak için, uzun ilişkileri hedefleyen insanlar, birbirlerini mutlaka çok iyi tanımalı ve doğru kararlar vermelidirler.

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle, sevgi ve dostlukla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir