Sahada Çok Olanlar Değil Yetenekliler Kazanır

BEŞİKTAŞ; Emre’siz, Arda’sız, Epureanu’suz, 45 dakika Mossoro’suz, yarım saat de Caiçara’sız ve 1 kişi eksik Başakşehir’e yenildi!

UZATMALAR dahil 33 dakika 10 kişi oynayan turuncu-lacivertliler, siyah-beyazlılardan yaklaşık 1 kilometre fazla koşmuşlar. Bu veri Abdullah Avcı’nın ekibinin maçı kazanmak için ne denli büyük bir efor sarf ettiğinin göstergesi. Son düdüğe kadar sanki bir dans ekibi gibi ahenk ve disiplin içinde oynadılar ama esas farkı, ortaya koydukları beceriyle yarattılar.

BAŞAKŞEHİR maçı ilk yarım saatte kazandı. Bu süreçte topa daha fazla sahip oldular, top kazandılar, pas yaptılar, atak sonlandırlar ve 28’de golü de buldular. Başta Visca olmak üzere Mossoro, Adebayor (Bir santrfor olarak sahanın en iyi savunma oyuncusuydu), Elia, İrfan Can ve Caiçara yeteneklerini gösterdiler. Bu adamlar önde yaptıkları baskıyla Beşiktaş’ı geriden top çıkartırken Tosic’e mahkum ettiler. Ayrıca top taşıdılar, adam geçtiler, orta yaptılar, ara pası attılar, şut çektiler…

İLK yarım saatte Başakşehir’in 9 şutu vardı, Beşiktaş’ın yoktu. Kartal için her ne kadar sorun topu geriden oyuna sokamamak gibi gözükse de esas problem rakip sahada varlık gösterememekti.

ZATEN Başakşehir’in 62’de 10 kişi kalmasının ardından da Beşiktaş’ın pozisyon bile bulamaması bunun kanıtı. Pasla veya çalımla (İkinci yarıda Lens’in Elia’yı geçip orta yaptığı pozisyon dışında hatırlamıyorum) adam eksiltemediler. G.Birliği maçında muhteşem derin toplar yollayan Tolgay, bu maçta bir kez denedi, onda da isabet bulamadı. Talisca kayıptı, kanatlar verimsizdi, Negredo’yu merkezde duvar olarak kullanamadılar.

BEŞİKTAŞ silik başladı, silik bitirdi… Böylesine önemli maçta, üstelik berabere kalmak bile galibiyet kadar önemliyken takım skora isyan edemedi, rakibi zorlayamadı. Şenol Güneş kaliteli bir şut atsın diye Vagner Love’ı, ince bir ara pası versin diye Oğuzhan’ı, iyi bir orta yapsın diye Caner’i oyuna aldı ama karşılığını bulamadı. Sahada özel işler yapacak birilerine ihtiyaç duydu Kartal. Bu yüzden de gözler hep Quaresma’yı aradı.

BU sezon rakipler eksilince Beşiktaş telaşa kapılıyor, top oynayamıyor. Ligde 4. kez bir maçta sahada 11’e 10’ken gol atamadılar. Göztepe karşısında 3-1 öndeyken rakip eksik kaldı, maç o skorla bitti. Kayseri maçında durum 1-1’di Lopes kızardığında, gol atamadılar. Akhisar maçında Henrique kırmızı kart gördü, maç 0-0 sonuçlandı. Son olarak da Başakşehir maçı zaten…

KAZANMA azmi yoktu, mücadele etmediler, maç seçiyorlar, konsantre değillerdi vb. gerekçeler üretilebilir ama sadece bunlarla açıklanamaz. Esas problem kalite, yetenek eksikliği. Son iki sezonun bu anlamda çok gerisinde siyah-beyazlılar. Sosa’nın, Gomez’in, Töre’nin çıkıp aldığı çok maç vardı. Aboubakar’ın yaptıkları keza… Ya da Marcelo’nun golleri… Örneğin Rize maçını Gökhan Gönül’ün golü kazandırmıştı.

BU sezon bu tip ekstra işleri çok az görüyoruz. En başta da Oğuzhan’ın denklem dışında kalması beceri anlamında takımdan çok şey götürüyor.

BEŞİKTAŞ bu sezon şampiyon olacaksa bazı oyuncularından sürpriz skor katkıları almalı. Örneğin Atiba, Gökhan, Tolgay, Medel de gol atmalı, asist yapmalı… Ya da Necip veya Oğuzhan… Ayrıca Vagner Love çıkıp birkaç maçı kazandırmalı. Sadece Talisca ve Babel’in atacağı goller, Quaresma ve Negredo’nun asistleri yetmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir