Uranüs Kapımızı Çalınca

Hepimizin hayatında ansızın gelişen değişimler olmuştur. İşte bu ani ve beklenmedik gelişmelerin kaynağı Uranüs’dür. Uranüs, Burçlar kuşağında ilerlerken, bizim doğum haritamızda belli derecelere geldiği zaman tetik etkisi yaratır. Böyle zamanlarda ok yaydan çıkar ve hiç bir şey bir daha eskisi gibi olmaz.

Uranüs, yaşamın olağan sıradanlığı içinde usulca sokulur hayatımıza ve aniden yapar yapacağını… Oysa ki biz monoton hayatlarımıza öylesine sıkı sıkıya bağlanmışızdır ki hiç mi hiç hoşumuza gitmez bu değişim. Her şey hep aynı yerde kalsın, tanıdığımız bildiğimiz gibi olsun isteriz. Bu beklenmedik olayla belki işimiz, belki ailemiz, belki sağlığımız etkilenir. Var olan kalıplarımızın dışına çıkmamız, farklı hareket etmemiz, yeni kararlar almamız gerekir. Başta bizi şok eden bu durum aslında gelişmemiz ve ilerlememiz için zaruridir.

Bazen de biz hayata karşı başkaldırır, isyan ederiz. Bizi bağlayan görünmez prangalardan kurtulmak adına ne gerekiyorsa yapma cesareti gösteririz. Belki bir sabah uyanır ve senelerdir bizi esir alan işimizden istifa etme veya  monotonlaşmış evliliğimizi bitirme kararı alırız. Normlarımızın dışına çıktığımız her durumda Uranüs’ün gölgesi arkamızdadır.

Astroloji’de Uranüs aynı zamanda; orijinal, farklı ve ayrıksı olan ile ilişkilendirilir. Özgürleşme ve bireyselleşme adına katı kuralların yıkılması gerekir. Ancak bu şekilde kişisel bilinç gelişebilir. Uranüs değdiği yerde geleneksel kuralları ve sistemi yerle bir eder, parçalanma ve bölünme getirir. Otoriteye karşı geliş ile devrimler yaratır. Ayrıca Uranüs bilim ve teknolojidir, sezgiler ve algılardır. Keşifler de zaten herkesin inandığı kalıpların dışına çıkılarak sıradışı bir algı gelişimiyle yapılmamış mıdır?

Romalılar, gözlemleyebildikleri Güneş’e en yakın 5 gezegene en sevdikleri Tanrı’larının isimlerini vermişlerdi. Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn… Güneş’e uzaklığı ile 7. sırada olan Uranüs çok daha geç bir tarihte teleskop aracılığı ile ortaya çıkarılmıştır. 18 yy’da Almanya doğumlu İngiliz Astronom ve Besteci William Herschel evinde kendi imkanları ile ürettiği teleskoplar aracılığı ile şimdiye kadar çıplak gözle görülemeyen Uranüs’ü ilk defa bir gezegen olarak 1781 yılında keşfeder. Keşiften sonra gezegenin ismini İngiliz kralına yaranabilmek adına George’un Yıldızı (Georgium Sidus) koyar fakat İngiltere dışında bu isim benimsenmez, Herschel’in ismi ile anılır. Bunun üzerine Alman  astronom Joann Elert der ki; madem Satürn, Jüpiter’in babasıydı, bu gezegen de Satürn’ün babası Uranüs olsun.

Böylelikle adını Yunan mitolojisindeki “Gök Tanrısı Ouranos”tan alır. Mitolojide Ouranos, “Dünya Ana Gaia” nın oğlu ve sonrasında kocası olur. 6 erkek ve 6 kız çocuğu Devler olarak anılan Titanlardır. Ouranos, çocuklarının kendisini devireceğinden korktuğu için onları yer altına kapatır. Bunun üzerine “Zaman Tanrısı Kronos” (Satürn) babasını öldürerek hükümdarlığı ele geçirir.

Uranüs’ün keşfinden sonra sosyal reformların ve devrimlerin ardı arkası kesilmez. Bilim ve teknolojide çığır açılır. Tüm bu gelişmelerin Uranüs’ün keşfi ile gelmesi bir tesadüf olabilir mi?

Uranüs, burçlar kuşağını 84 yılda dolaşır. Bir gezegende 7 sene kalır. Yavaş hareketi ile etkisi jenerasyonlara yayılır. 2011- 2018 yılları arasında Koç Burcu’nda transit hareketinde olacak Uranüs şimdilerde Koç’un 27°’de “Retro” yani geri geri gitmekte. Kızıl gezegen Mars tarafından yönetilen Koç Burcu savaşın, mücadelenin, saldırının burcudur.  2011 yılından itibaren başta Suriye olmak üzere savaşla çalkanan Ortadoğu, terör saldırılarıyla kana bulanan bir çok coğrafya ve en son Myanmar’daki katliamdan kaçan Arakanlılar.. Ne yazık ki Uranüs Koç’ta dünyaya daha çok anarşi, huzursuzluk ve parçalanma getiriyor.

15 Mayıs 2018’de Boğa Burcu’na geçecek olan Uranüs’ün tam olarak Boğa’ya yerleşmesi 6 Mart 2019’u bulacaktır. Temmuz 2025’te İkizlere geçecek olan Uranüs 10 Kasım 2025’de tekrar Boğa’ya gerileyecek, 26 Nisan 2026’da ancak İkizler’ yerleşecektir.  2019’dan itibaren 2026’ya kadar 7 sene dünyadaki para piyasaları, dünya ekonomisi büyük ölçüde sarsılabilir, kaynaklar el değiştirebilir. Güven duyduğumuz birçok şey aniden yıkılabilir. Boğa toprağı ve doğayı sembolize ettiğinden dolayı anormal doğa olayları yaşanabilir ki şimdiden etkilerini almaya başladık. Bireysel olarak ise, doğum haritalarımızda Boğa Burcu’nun düştüğü evin konularında daha çok özgürleşmek, sınırların, kalıpların dışına çıkmak isteyebilir veya beklenmedik değişimler yaşayabiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir