Tarım Desteği Elektrikçiye Kıyak Oldu

Ülkenin en kritik sektörlerinden biri… Aynı zamanda da en çok desteklendiği söylenip, en çok dayak atılanı: Tarım… Sadece bizde değil, tüm dünyada geleceğin en stratejik üretim alanı kabul edilen, gıdayı yönetenin dünyayı yöneteceği söylenerek önemi ortaya konulan bir kulvar.

Bugünlerde seçim meydanlarında da adaylar arasında seçim üzerinden bir tartışma yürüyor. Bilhassa İnce – Erdoğan ikilisinin söylemleri üzerinden büyüyen bu polemik, bilip bilmemekle suçlanarak devam ediyor.

Son safhada Erdoğan, verilen desteklerden haberdar olunmadığını, bunun da büyük bir bilgi hatası olduğunu söyledi. Öte yandan İnce, eline iki bidon aldı ve 2002 senesinde 50 TL vererek 30 litre mazot alınırken, bugün 6 litre aldığını ortaya koyarak meseleyi bir adım öteye taşıdı.

Yine tüm partilerin ve adayların söylemlerine baktığınızda kimse tarımı yere göğe koyamıyor. Bilhassa Tarım Bakanı Fakıbaba, göreve geldiğinden beri spekülatörlere kızıp, onları terbiye etmek için biraz daha fazla ithalata yönelip, bunun da üreticinin sorunlarını çözeceğine dair inancını paylaşıyor. Elbette bu çark, üreticiyi daha da içinden çıkılmaz noktaya getiriyor.

Sudan’da 99 yıllığına araz kiralayıp, kendi üreticisine vermediğini Sudanlı’ya verip, ondan sonra da bunu tarım politikası diye yutturanların, nasıl bir matematik ve iktisat yaklaşımında olduklarını henüz çözebilmiş değilim.

Lakin bütün bu laf kalabalığı içerisinde neler oluyor diye baktığınızda, aynası iştir kişinin alfa bakılmaz cinsinden gelişmelere şahit oluyorsunuz.

Son olarak Tüketici Postası internet sitesinin gündeme getirdiği bir haber, aslında tarım konusundaki yaklaşımın da, üretim anlayışının da en kral çıplak örneklerinden birini oluşturuyor. Haber şu:

25 Mayıs 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğü giren torba yasaya bir madde ekleniyor. Maddenin tam adını ve değişikliğini de vereyim ki, merak edip araştırmak isteyenler olabilir.

Değişiklik, “18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 11’inci maddesinin ikinci fıkrası” için yapılıyor. Yapılan düzenlemeyle elektrik dağıtım şirketlerinin, çiftçilerin elektrik borcu için bankadaki tarım destek paralarına el koymasının önü açılıyor.

Ne güzel memleket değil mi? Birincisi bu çiftçiler neden borcunu ödeyemiyor diye sormuyorsun. İkincisi üretim gerçekleşsin diye verdiğin bir desteğin, elektrik borcu adına haczedilmesini garipsemiyorsun.

Üçüncüsü ekonomik tercihlerinin ne yönde olduğunu kanıtlıyorsun. Dördüncüsü de meydanlarla söylediklerinin tam tersini yapıyorsun. Elbette herkes borcunu ödesin. Ama ödememişse, ürettiğin parayı da gasp ederlerse, sorun çözülüyor mu? Hem üretimden olup, hem de parayı kaptırıyorsun ve verdiğin destek de çöp oluyor. Tebrikler Türkiye…

cetinunsalan@yahoo.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir