Sümer Tabletleri (Tanrı Enki’nin Sözleri) 5.Tablet 1.Bölüm

Ninmah Dünya’ya Geliyor

Araba Lahmu gezegeninden ayrıldı. Dünya‘ya doğru yola koyuldu. Ay çevresinde turladılar, orada bir ara istasyon için inceleme yaptılar. Dünya çevresinde turladılar, suya inmek üzere yavaşladılar. Eridu’nun yanı başındaki sulara indirdi Nungal arabayı. Enlil tarafından inşa ettirilen rıhtıma ayak bastılar. Artık sandallara gerek yoktu. Enlil ve Enki kucaklayarak karşıladılar kız kardeşlerini ve kılavuz Nungal ile el sıkıştılar.

Erkekli kadınlı kahramanlar, oradaki kahramanlar tarafından tezahüratla karşılandılar. Arabanın getirdiği her şey hızla boşaltıldı. Roket gemiler ve gökgemileri ile Enki’nin tasarladığı araç gereç ve her türden erzak. Nibiru‘da olan biten her şeyi, Alalu‘nun ölümünü ve gömülüşünü anlattı Ninmah, erkek kardeşlerine. Lahmu’daki ara istasyonu ve buna Anzu‘nun komuta edeceğini anlattı onlara.

 

Ninmah Şifa Bitkisinin Tohumlarını Getiriyor

Enki onaylayan sözler söyledi, Enlil ise söylendi şaşırarak. “Bu Anu’nun kararıdır, buyrukları değiştirilemez” diyordu Ninmah, Enlil’e. “Hastalıklar için çare getirdim” dedi Ninmah erkek kardeşlerine. Torbasından bir kese tohum çıkarttı, toprağa ekilecek tohumlar. Tohumlardan pek çok çalılar fışkıracaktı, sulu bir meyve vereceklerdi. Bu su bir iksir olacak, bundan içtikçe iyi olacaktı kahramanlar.

 

Enlil ve Ninmah Lübnan’daki İniş Yerine Gidiyor

Hastalıklarını defedecek, keyiflerini yerine getirecekti. Tohumların serin bir yere ekilmesi gerekiyordu. Beslenmek için ısınması ve sulanması lazımdı. Böyle söyledi Ninmah, erkek kardeşlerine. “Bu iş için kusursuz bir yer göstereceğim sana” dedi Enlil ona.“İniş yerinin biçimlendirildiği yerde, sedir ağacından bir mesken yaptığım yerde.” Enlil’in gök gemisine bindiler ikisi. Enlil ve Ninmah, yükselip süzüldüler. Karla kaplı dağlardaki, sedir ağacı ormanının yanı başındaki iniş yerine gitti erkek ve kız kardeş. Gök gemisi büyük bir taş platforma kondu, birlikte Enlil’in meskenine girdiler. İçeri girmeleriyle birlikte Enlil kucakladı onu, ateşli öpücüklere boğdu. “Ah, sevdiceğim diye fısıldadı” Enlil ona. Sevip okşadı onu. Ama rahmine tohumunu bırakmadı. “Sana oğlumuz Ninurta‘nın haberlerini getirdim” dedi Ninmah yumuşak bir sesle.

 

Tohumlar Baalbek’e Ekiliyor

“Genç bir prens oldu artık, maceraya hazır, Dünya’ya gelip sana katılmaya can atıyor. Burada kalacaksan oğlumuz Ninurta da gelsin” dedi Enlil ona. Kahramanlar iniş yerine geliyorlardı, gök gemileriyle platforma roket gemiler taşınıyordu. Ninmah’ın torbasından çıkan tohumlar vadinin toprağına ekildiler, Nibiru’dan bir meyve Dünya’da yetişecekti. Enlil ve Ninmah gökgemisiyle döndüler Eridu’ya.

 

Enlil Kurulacak Şehirlerin Planlarını Gösterdi

Yol boyunca yeryüzünün manzarasını, Edin’in nerelere dek uzandığını gösterdi Enlil ona. Enlil planlarını ona göklerden bakarak açıkladı. “Sonsuza dek kalacak bir plan tasarladım” diyordu ona. “Sürekli yapılar inşa edilmesini gerektiren bir plan oluşturdum. Eridu’dan uzakta, kuru toprağın başladığı yerde olacak ordugahım, Larsa olacak adı, yönlendirme yeri haline gelecek

Burannu‘nun ( Fırat), derin sular nehrinin kıyılarına yerleşecek, ondan bir ikiz şehir yükselecek gelecekte, adına Lagaş diyeceğim. Bu ikisi arasında, planlar üstünde bir çizgi çizdim. Bundan altmış lig sonra bir şifa şehri ortaya çıkacak. Senin kendi kentin olacak; Şurubak, sığınak şehir diyeceğim adına. Çizginin tam ortasında yerleşecek ve dördüncü şehre yol gösterecek.

Nibru-ki (Nippur), Dünya’nın geçiş yeri diyeceğim adına, içine bir gök-yer bağı kuracağım. Kaderler tabletlerini orası saklayacak, tüm uçuş görevlerini kontrol edecek. Eridu ile birlikte beş şehir olacak böylece ve sonsuza dek var olacaklar.” Enlil kristal bir tablet üstüne çizilmiş ana planı gösteriyordu. Tabletin üstünde başka işaretler görüp onlar hakkında sordu Ninmah.

“Beş şehrin ötesine, bundan sonra bir araba yeri inşa edeceğim, Nibiru’dan Dünya’ya doğrudan gelişler için” diyerek yanıtladı Enlil onu. O zaman anladı Ninmah, Anu’nun Lahmu ile ilgili planları niçin karıştırmıştı Enlil’in aklını. “Kardeşim, beş şehir için yaptığın plan muhteşem” diyordu Ninmah ona. “Şurubak’ın, şifa kentinin benim olması, meskenim olarak oluşturulması için sana müteşekkirim.”

 

Enki de Abzu’da (Afrika’nın Güneydoğusu) Çalışmalarına Devam Ediyor

“Bu planın ötesine geçip babanı çiğnemeyesin, kardeşini gücendirmeyesin. Sen hem güzel hem de bilgesin” dedi Enlil ona. Enki de Abzu‘da planlar yapıyor, evini nereye kuracağını tasarlıyordu. Kahramanlar için yerleşim yerleri, Dünya’nın dip bucağına nerelerden girileceğini. Gök gemisine binip Abzu’nun nerelere uzandığını ölçtü, dış kısımlarını dikkatle taradı.

Abzu uzaklarda bir diyardı. Edin’den sular ötesinde uzaktı. Verimli bir topraktı, her şey kusursuzca dolgun ve bereketliydi. Bölgeden geçip akan büyük nehirler vardı, büyük sular oralarda hızla akmaktaydı. Enki kendisine akan suların yanı başında bir mesken yaptı. Abzu’nun ortasına, duru suların yerine gitti Enki. O diyarda Enki, derinlik yerini, kahramanların Dünya’nın iç kısımlarına ineceği yeri belirledi.

 

Maden Çıkarılması İçin Gerekli Tesisler Kuruluyor

Yer yarıcıyı kurdu oraya, Enki oracıkta bir yarık açtı Dünya’ya ki, tüneller açılarak Dünya’nın iç kısımlarına erişilsin, altın damarları ortaya çıksın. Çatırdatan ve Ezen‘i de yakınlara yerleştirdi. Altın taşıyan cevherler çatırdatıp ezildikçe gök gemileriyle taşınacaktı. Sedir dağlarındaki iniş yerine götürülecek ve oradan da roket gemilerle Lahmu‘daki (Mars) ara istasyona.

 

Şehirler Kuruluyor, Dünya ve Lahmu’da Hummalı Çalışma Sürüyor

Dünya’ya inen kahramanların sayısı artıyordu, bazıları Edin‘e atanmakta, bazısı Abzu’da görev almaktaydı. Larsa ve Lagaş Enlil tarafından kurulmuştu. Şurubak‘ı Ninmah için kurmuştu. Ninmah bir kadın şifacılar, imdada yetişen gençler ordusuyla birlikte oturmaktaydı orada. Nibru-ki ( Nippur)‘de Enlil bir gök-yer bağı kurmaktaydı, tüm görevler oradan komuta edilecekti.

 

Anu’dan Mesaj Geliyor

Enki ise Eridu ile Abzu arasında mekik dokumaktaydı, bir orayı bir burayı denetliyordu. Lahmu‘da inşaat hızla ilerliyordu, ara istasyon için kahramanlar da gelmekteydi. Bir şar, iki şar sürdü hazırlıklar, sonra Anu’dan haber geldiOgün Dünya’da yedinci gündü. Enki tarafından başlangıçta ilan edilen dinlenme günü. Her yerde toplandı kahramanlar, Anu’nun Nibiru’dan ışınladığı mesajı dinleyeceklerdi.

Edin’de toplandılar, Enlil komutandı orada. Onunla birlikteydi Ninmah, onun genç ordusu da Ninmah’ın yanı başında. Eridu’nun efendisi olan Alalgar oradaydı İniş yerinin komutanı Abgal da. Abzu’da da toplandı kahramanlar, Enki’nin bakışları altında durup beklediler. Lahmu’da da toplandı kahramanlar, mağrur komutanları Anzu ile hazıroldaydılar.

Dünya’dakiler altı yüz kişiydiLahmu’da üç yüz kişi. Hepsinin toplamı dokuz yüzdü. Kralları Anu’nun sözlerini hepsi birden duydular: “kahramanlar, sizler Nibiru’nun kurtarıcılarısınız. Hepimizin kısmeti sizin ellerinizde. Başarınız sonsuza dek unutulmayacak, hepiniz görkemli isimlerle anılacaksınız.” “Dünya’daki Annunakiler, gökten yere gelenler olarak bilinsin. Lahmu’dakiler, İgigiler, gözlemleyip görenler olarak bilinsin. Gereken her şey hazırdır artık. Altını göndermeye başlayınNibiru kurtulsun.

 

Enlil, Enki, Ninmah Aşk Üçgeni

Üç önder de Anu’nun evladıydılar, farklı annelerden doğmuşlardır. İlk oğuldu Enki, anası bir cariyesiydi Anu‘nun. Anu’nun eşi Antu‘dan doğdu. Enlil, böylece yasal varis oldu. Ninmah‘ı doğuran da başka bir cariyeydi, iki erkek kardeşin üvey kız kardeşiydi.

Anu’nun ilk kızıydı, adı ve ünvanı Ninmah bu anlamdaydı.  Çok ama çok güzeldi, bilgeydi ve çok hızlı öğrenirdi. O zamanlar Ea olarak bilinen Enki’ye eş olarak seçmişti Ninmah’ı Anu. Böylece onların çocuğu yasal varis olabilecekti. Ninmah ise atılgan bir komutan olan Enlil’e kaptırmıştı gönlünüBaştan çıkartmıştı Enlil onu, rahmine akıtmıştı tohumunu. Enlil’den bir oğul doğurdu Ninmah, birlikte koydular Ninurta‘ya adını.

Anu bu işe çok ama çok kızdı, Ninmah’ı evlenme yasağıyla cezalandırdı. Anu’nun buyruğuyla müstakbel eşinden mahrum oldu Ea ve onun yerine Damkina adında bir prensesi eş aldı. Bir oğulları oldu, adını Marduk koydular, saf yerde doğan anlamına. Enlil’e gelince, doğan oğlu evlilik dışıydı, yanı başında duran bir eşi yoktu. Nibiru’da değil, Dünya’da iken eş alacaktı.

 

Dünya’da Enlil Bir Kızla Aşk Yaşıyor

Dünya’da yaz zamanıydı. Enlil sedir ormanındaki meskenine çekilmişti. Ninmah’ın gençlerinden, iniş yerine atananlardan biri, bir soğuk dağ pınarında yıkanıyordu. Sud, güzelliği ve zarafetiyle Enlil’i büyüledi, Enlil onu sedir ağacından evine davet etti.

“Gel de burada yetişen Nibiru meyvesinin iksirinden sunayım sana” dedi genç kıza. Sud kabul edip Enlil’in evine girdi, Enlil sundu ona bir kadeh iksir. Sud içti, Enlil de içti Kandırmaya çalıştı kızı. İstemiyordu genç kız. “Daha çok küçüğüm, böyle şeyler bilmem” dedi Enlil’e. Enlil öpmeye kalkıştı Sud’uİstemiyordu genç kız. “Dudaklarım hassastır, kimselere öptürmem” dedi Enlil’e.

 

Enlil Sürgüne Gönderiliyor

Enlil gülüp kucakladı kızı, gülüp öptü kızı ve onun rahmine boşalttı tohumunu. Sud’un komutanı olan Ninmah’a bildirildi bu ahlaksızca iş. “Ahlaksız Enlil. Bu yaptığın için yargılanacaksın” dedi Ninmah öfke içinde. Elli Annunaki’nin huzurunda toplandı yargılayan yediler. Yargılayan yediler Enlil’e şu cezayı verdiler. “Enlil tüm şehirlerden kovulsun, geri dönülmez diyara sürgün edilsin.”

 

Enlil Enki’nin Dehşet Silahlarını Sakladığı Yeri Öğreniyor

Bir gök odasına bindirip iniş yerinden yolladılar onu, kılavuzu Abgal’dı. Geri dönülmez diyara götürecekti Enlil’i, asla geri dönmeyecekti. Gök odasında yol aldılar ikisi, başka bir diyardı hedefleri. Ürkütücü dağların tam ortasında, ıssız bir yere indirdi Abgal gök odasını. “Sürgün edildiğin yer burası olacak” diyordu Abgal, Enlil’e. “Belki de ben seçmedim burayı” diyordu Enlil’e , “Enki’nin bir sırrı saklı burada.”

“Dehşet silahlarını sakladı Enki yakınlardaki bir mağaraya, Alalu’nun gök arabasından çıkartmıştı bunları. Silahları sen al, bu silahlarla özgürlüğünü geri kazan.” Abgal böyle diyordu komutanına, Enki’nin sırrını Enlil’e böyle açtı. Abgal bu gizli yerden ayrıldı ve Enlil orada tek başına kaldı. Edin’de Sud komutanı Ninmah’a gidip şunları söyledi: “Enlil’in tohumundan gebe kaldım, Enlil’in bir evladı düştü rahmime.”

 

Sud Enlil’i Eş Olarak Kabul Edince Enlil Affediliyor

Ninmah, Sud’un bu sözlerini Enki’ye aktardı; ne de olsa Dünya’nın efendisiydi o, Dünya’da en üstün olandı. Sud’u yargılayan yedilerin huzuruna çağırttılar: “Enlil’i eş alacakmısın” diye sordular. Razı olduğunu söyledi; bu sözler Abgal tarafından sürgündeki Enlil’e aktarıldı. Sud’la evlenmek için döndü Enlil sürgünden. Böylece Enki ve Ninmah onun cezasını bağışladılar.

Enlil’in resmi eşi ilan edildi SudNinlil, emirler hanımı isim ünvanını aldı. Hemen sonrasında Ninlil ve ve Enlil’in bir oğlu oldu, Ninlil ona Nannar adını verdi, parlak olan anlamına. Dünya’da rahme düşen ilk Anunnakiydi o. Nibiru’nun kraliyet soyundan biri yabancı bir gezegende doğmuştu. İşte bundan sonra Enki, Ninmah’a şöyle dedi: “Gel Abzu’da benimle ol.”

İskender Vural

— > Kraliçe Victoria ile Hintli Uşak Abdulkerim

— > Öykü / Yol

— > Öykü / Üsküdar’da Tramvay Aşkları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir