Yeşilçam’ın Siyah Beyaz Setlerinden Beşiktaş’ın Siyah Beyaz Kalbine

1981 senesinde kulüp binasından içeri girdiğinde tam 38 sene siyah beyaz renklere hizmet edeceğini düşünmüş müydü acaba?

Ne başkanlar, ne yıldız oyuncular ne de ünlü teknik direktörler sırasıyla Beşiktaş’a hizmet verdiler fakat hiçbiri malzemeci Süreyya kadar şampiyonluk göremediler..

İlkokul mezunuydu Süreyya, onu da zar zor ite kaka bitiriyor ardından Yeşilçam setlerinde çırak olarak çalışmaya başlıyor daha çok getir götür işleri üzerine uzmanlaşıyor bazen ışıkçı oluyor bazen figüran oluyor ama sigortası olmadığından, az para kazandığından yakınıyor başka bir iş arayışına giriyor..

Setlerden bir arkadaşı vasıtasıyla dönemin ünlü oyuncularından Ziya Doğan ile görüşme şansı yakalıyor ve ‘’Beşiktaş’ta malzemeci olmak istiyorum ağabey’’ diyor.. Ne kadar zamandır bu işi yapıyorsun diye soruluncada Süreyya ‘’Hiiiiç’’ yanıtını veriyor.. Ziya bu samimi adamı çok seviyor ve yarın sabah Şeref Stadında sabah idmanı var gel bakalım, diyor..

İşte o geliş öyle bir geliş ki ben yeni doğmuşum Süreyya Beşiktaş’ta ben koca adam oldum Süreyya hala Beşiktaş’ta..

Beşiktaş’a verdiği hizmetlerin para ile karşılığı ölçülemeyecek kadar çok.. Çoğu zaman ailesinden önce geldi Beşiktaş.. 2 çocuğu var 2’sinin de doğumunu görememiş mesela..

Beşiktaş’ın Seba dönemi.. Kulüpte para yok.. Soyunma odalarında fareler geziyor.. Duşlarda su yok.. Soyunma dolaplarında asma kilit dahi yok.. Stadyumda güvenlik yok.. Süreyya tüm takımı hazır eder, formalar, şortlar, kramponlar jilet gibidir.. Tüm takımı sahaya hazırlar fakat kendisi hırsız girmesin diye soyunma odasında kalıp bekçilik yapar..

Çok sevdiği Beşiktaş ile her gün yatıp kalkıyor ama maç saati geldiğinde çocuklarını sahada izleyemiyor, bir tabure üzerine tüneyip açıyor radyosunu maçı öyle takip ediyordu..

Maç sonu yeri gelir kirlileri eve götürür, yıkar hatta ütüler öyle geri getirirdi.. Düşünsenize o dönemi, 1 futbolcunun en fazla 2 forması var biri yırtılırsa diye diğeri “tek“te beklemede.. Yani kısaca şartlar o derece vahim.. Her şey Süreyya’nın zimmetinde 🙂

O günlerden bugünlere nasıl gelindiğini belki de en iyi Süreyya bilir.. Kaç ülke gezdiğini dahi hatırlamıyor.. Sürekli takımla birlikte kamplarda, deplasmanlarda.. Yeri geliyor eşi arıyor, ‘’gelirken şunu alır mısın’’ diye rica ediyor.. Süreyya cevap veriyor’’ ne evi hanım deplasmandayız bu hafta, Antep’e varacağız az sonra.. Buradan var mı bir isteğin rican..’’ 🙂

Beşiktaş’a kim başkan olursa olsun, hangi ünlü teknik adam gelirse gelsin, gizliden gizliye bir patron vardır içeride.. Malzemeci Süreyya artık Beşiktaş ile bütünleşmiş, adları ayrı anılması imkansız bir kenetlenme içerisine girmişlerdir..

Tek bir yabancı kelime bilmediği halde tüm yabancı oyuncular ile anlaşıyor, şakalaşıyor, dert dinliyor ve onların en sevdiği kişi oluyordu.. En son Quaresma’nın Porto’dan tekrar Beşiktaş’a transferi gündeme geldiğinde ‘’parasal konular sorun değil tek bir sorum var Süreyya Abi devam ediyor mu ? ’’ diye sorması, kulüpten “tabiî ki devam ediyor yanıtını aldığında ise “o zaman sorun yok geliyorum” demesi bir çok sorunun tek bir doğru yanıtı idi..

***

Meşhur mabedimiz İnönü Stadımız yıkılacak ve yerine şimdi ki Vodafone Park inşaatı başlayacaktı.. Son gün son maç gelmiş çatmıştı.. Hepimizin İnönü’de anıları, hatıraları, kahkahaları ve gözyaşları vardı.. Ama en çok Süreyya’nın canı acıyordu.. Birlikte yola çıktığı ağabeyleri, başkanları hatırlıyor, kiminin vefatı aklına geliyor hüzünleniyor, kulübün ne günlerden bugünlere geldiğini düşünerek iç geçiriyor yine hüzünleniyor, İnönü Stadyumu diyor, son maç son gün diyor, gözlerinden yaşlar eksik olmuyor..

Maç sona eriyor Beşiktaş İnönü Stadına galibiyet ile veda ediyor, eski-yeni oyuncular, gelmiş geçmiş teknik adamlar, Beşiktaş’a hizmet eden herkes tek tek tribünlere çağrılıp onore ediliyor vefat edenler anılıyordu.. Fakat en son tribünler bir kişinin ismi ile inliyordu..

‘’ Süreyya buraya 3’lü çetir Kartal’a’’

‘’ Süreyya buraya 3’lü çetir Kartal’a’’

‘’ Süreyya buraya 3’lü çetir Kartal’a’’

Dakikalarca bu tezahürat ile inledi İnönü’nün büyülü atmosferi.. Son 3’lü Süreyya ile çekilecek ve herkes evi ile vedalaşacak idi..

Süreyya geldiiiiii

Önce eller havaya dediiiii

Tribünler alevlendi ve tüm eller tamamen havada idiiiii

Önce sağ işaret parmağını dudaklarına götürerek susun dedi, artık tribünlerde çıt yok idi..

Ardından…

1111111111

 22222222222

 3333333333333

BEŞİKTAŞ  — BEŞİKTAŞ

Lay lay lay lay lay laaaaaayyyy oooooo Beşiktaaaaaşşşş …..

Kapanışı yapmıştı Süreyya, açılışı da ondan başkası yapmayacaktı bu durumda..

Süreyya, Beşiktaş’ın yangında ilk kurtarılacak muhimmatı olmuş durumda.. Yazımın başında demiştim ya kimse onun kadar şampiyonluk görmedi diye.. 1981 senesindeki  şampiyonlukta da Süreyya vardı geçen seneki son şampiyonluğumuzda da..

Yeşilçam’ın siyah beyaz dünyasından futbolun siyah beyaz dünyasına..

Az çok kendi hislerimle sizlere Malzemeci Süreyya Baba’yı anlatmaya çalıştım sizlere, umarım okurken keyif almış ve ömrünü Beşiktaş’a adamış bu emekçi adamı kalbinizin bir köşesine koymuşsunuzdur.. Kendisini anlatan Süreyya belgeseli vizyona girdi, henüz izleme şansım olmadı ama mutlaka ilk fırsatta izleyeceğim..

Kendi uslubü ile yaşadıklarını kendi ağzından dinlemek oldukça keyif verici olacaktır..

SÜREYYA BEŞİKTAŞ

BEŞİKTAŞ SÜREYYA’dır..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir