Şenol Güneş Efsanesi Geri Döndü

BAZEN her şey üst üste gelir. Hiçbir şey yolunda gitmez sizin için. Sanki tüm dünya size karşı birlik olmuş gibidir… İşte o anlarda düşmemek adına ortaya sağlam bir karakter koymanız, cesur olup karşınıza çıkan her engelin üzerine gitmeniz gerekir. İşte Şenol Güneş de öyle yaptı.

TRAVMATİK Bayern Münih yenilgisi sonrası F.Bahçe ile karşılaşacaktı Beşiktaş. Siyah-beyazlılar adına final gibi bir maçtı. Kazanırsa şampiyonluk yarışına tutunacak, kaybederse bu mücadelenin dışında kalma noktasına gelecekti. Ve buna bağlı farklı krizler ortaya çıkacaktı hiç kuşku yok ki… Üstelik bu kritik virajda Pepe ve Talisca yoktu. Ayrıca maç günü Oğuzhan da hastalığı nedeniyle mecburen kadrodan çıkartıldı.

‘Korkmuyorum!’

SAVUNMANIN ortasında Vida ve Tosic hayatlarında ilk kez bir maçta yan yana geldiler. Orta sahada ofansif yönü ağır basan bir oyuncusu bulunmuyordu hocanın, Tolgay-Medel-Atiba bir aradaydı.

MAÇ öncesi düzenlediği basın toplantısında “Korkmuyorum” dedi hoca… Ancak formsuzdu. Konya ve Bayern maçlarında bu açıkça görüldü. Kendisini, Tamer Tuna’nın yerine yardımcı almadığı için eleştirenlere kızdı, üstelik F.Bahçe karşısında diğer yardımcısı Şeref Çiçek de cezası yüzünden yanında olamayacaktı. Yani kulübede tek başınaydı.

DAHA maçın 8. dakikasında geri düştü Beşiktaş. Pozisyonun tekrarında gördük ki gol ofsaytmış.

SANKİ yalnızlık yollarına pusu kurmuş bekliyordu. Acılar gözlerini dikmiş nöbetteydi. Ama Şenol Güneş bekliyordu, bekliyordu, bekliyordu… “Hadi gelin üstüme korkmuyorum” diye haykırdı sanki…

30. dakika civarıydı. İsmail sakatlandığı sırada -şeytanın aklına gelmez- Adriano’yu orta sahaya çekti ve onu orta sahada yaratıcı adamı olarak kullanmaya başladı. Medel’i stopere kaydırırken Tosic’i sol beke kaydırdı. Ayrıca Babel’i de ikinci bir forvet gibi kullanmaya başladı.

Sanki Caz Müzisyeni

HOCA, solo atan bir caz müzisyenine dönüştü kenarda sanki. Oyunu Beşiktaş aldı, tıpkı G.Saray maçında olduğu gibi rakip sahaya yerleştiler, atak üzerine atak yapıyorlardı.

İKİNCİ yarının başında Vida’nın kafa golüyle skoru da eşitledi Beşiktaş. 63’te ise hoca, virtüöz oldu enstrümanının başında, büyülüyordu herkesi, kendinden geçti… Konya maçında santrfor çıkartıp oyuna stoper alan, o tanıyamadığımız hoca nihayet gitmişti. Yeniden iş başındaydı “hücumcu” Şenol Güneş. Bu kez stoperi Vida’yı oyundan alıp yerine ikinci santrforu Negredo’yu sürdü sahaya. Efsane geri dönmüştü adeta…

BEŞİKTAŞ yeniden keyif alıyor ve keyif veriyordu. Medel azmin, Gökhan devamlılığın, Negredo paylaşımcılığın, Quaresma da sanatın simgesine dönüştüler sahada ve Beşiktaş derbiden 3 puanı aldı.

ANCAK bu maç, siyah-beyazlılar için bir galibiyetten fazlası. Siyah-beyazlılar bu derbiyi kazanamayabilirdi de… Sonuçtan öte esas önemli olan Şenol Güneş’in vagonları tekrardan raylar üzerine oturtmuş olması. Beşiktaş yeniden yolunu şaşırmazsa, rakip sahada oynamayabilme kudretini ve yürekliliğini sezonun kalanında da gösterebilirse sonuçlar ne olursa olsun amacına ulaşmış olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir