Huzurlu ve mutlu yaşam sırrının birinci önceliğinin samimiyetten geçtiğine inanırım ben. Samimi insan dürüst de oluyor zaten en nihayetinde. Ufak ölçekli bir firma da samimi olmalı, dev bir şirket de, bir esnaf da ve tabii siyasiler de. Şimdilerde bunları sorgulamak bile büyük risk taşıyor aslında. Ama durum tam da “Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil” noktasına geliyor bazen. Hadi biz yine de iki kelam edelim.

Hayatımın hiç bir döneminde ırkçı olmadım. Sadece insan kalitesine ve samimiyetine baktım, özellik olarak. 1980 yılından bu yana siyaseti takip eder, daha çocuk yaşta bakkaldan gazete alır okurdum. Akşam ana haberleri ilgiyle izlerdim. Ve geçtiğimiz 38 yıldan bugüne baktığımda, samimi olarak söylemeliyim ki, ülkemizin İsrail-Filistin olayına bakış açısında hiç bir değişiklik göremiyorum. Samimiyetsiz tonlarca açıklamalar… Etkisiz eylemler, bir sürü laf kalabalığı… Sonuç? Kocaman bir sıfır…

Ülke olarak belli bir politikamız yok ama lafımız çok. Örneğin: Filistinliler için sayısız miting yaptık, binlerce İsrail bayrağı yaktık ama ülkeye giren Filistinlilere vize işlemi uygulanırken İsrail vatandaşınlarına uygulanmıyormuş, yeni öğrendim. İlginç değil mi bu sizce de?

Filistinliler konusunda haklı ise neden bu hak alınamıyor yıllardır? Tüm komşuları Müslüman olan ve bu komşuların nefretlerini gizlemediği İsrail nasıl oluyor da bu kadar güçlü olabilir o bölgede, hatta tüm dünyada? Bunu da dile getirten, öz eleştiri yapan bir kişi göremedim bu zamana kadar sorumluluk makamında!

İslam İşbirliği Teşkilatı İsrail hükümetine uygulanacak yaptırımlar için İstanbul’da toplanacak ben yazımı yazarken. Bakalım tek gerçek yaptırım çıkacak mı bu toplantıdan? Samimi olarak söylüyorum çok fazla inancım yok. Fakat, nasıl olacak bilmiyorum ama bir an önce bu kan dursa ve bu trajediler yaşanmasa artık.

Bence asıl irdelenmesi gereken; Orta Doğu’nun güneydoğu kıyısında yer alan İsrail’in, kuzeyinde Suriye, doğusunda Ürdün, yine doğu ve kuzeyinde Filistin devletine ait topraklar olan Batı Şeria ve Gazze,güneybatısında ise Mısır varken, nasıl olur da Orta Doğu’nun en gelişmiş ülkesi pozisyonuna gelmiştir? Üstelik bu 8 milyonluk devlet neredeyse tüm komşuları tarafından düşman olarak görülürken…

OECD üyesi olmuş İsrail, 2016 yılı itibariyle gayri safi yurt içi hâsıla bakımından dünyanın en büyük 34’üncü ekonomisi olurken neler yaptı acaba? Ülke, yüksek profilli iş gücüne sahipmiş, ama nasıl? Dünyanın en eğitimli nüfuslarından birine sahip nasıl oldular.? Müspet bilimi nasıl yakaladılar? (Bunu dini okullarla mı yaptılar acaba? Sanmam.:)) Orta Doğu’daki en yüksek yaşam standartları onlarda. Ve en uzun yaşam ömrü İsrail’de. Peki nasıl?

Hadi gelin samimi olalım ve beddua ile veya dua ile bu konuyu halledemeyeceğimize ikna olalım. Ve bir yerlerden başlayalım. 🙂