Sevgililer Günü’nü geride bırakırken bu yazımda biraz da gönül işlerine değinmek istedim!

Bazılarımız bir ömür boyu “Ruh Eş”lerini bulmanın peşine düşer ve sonunda ne yazık ki hüsrana uğrar.. Peki ya gerçekten Ruh Eşimiz var mıdır? Yoksa tamamen bizim idealize etmiş olduğumuz hayali bir beyaz atlı prens veya prenses midir?

Antik Yunan Mitolojisine göre eski insanlar dört kollu, dört bacaklı ve iki kafalı olarak yaratılmışlardı ve çok güçlülerdi. Tanrı Zeus insanların kendisine karşı ayaklanmalarından korktuğundan dolayı insanları ortadan ikiye ayırdı ve diğer yarılarını dünyanın çeşitli bölgelerine rastgele yerleştirdi.  Ve işte bu hikayeye göre o günden beri insanlar diğer yarılarına kavuşmanın hasretiyle yanıp tutuşurlar..

Bana sorarsanız bizler bu kavramı tamamen yanlış yorumluyoruz.. Düşünsenize her daim sizin gibi düşünen, sizin gibi hisseden, tam tamına sizin gibi tepki veren bir insanla bir ömür boyu birlikte olmak nasıl olurdu? Elbette ortak zevkler, paylaşımlar mutlaka olmalı ancak benim anlatmak istediğim tam tamına psikolojik anlamda sizin aynınız olan biriyle olmak nasıl olurdu? Bunu hiç düşündünüz mü?

Bizler farklı enerjiler, motivasyonlarla harekete geçen ruhsal varlıklarız. Her birimizde ateş, hava, su ve toprak enerjilerinden belli miktarlarda bulunuyor. Bazılarımızda su elementi fazla iken, belki hiç ateş bulunmuyor, kimisinde ise hava diğer elementlerden ağır basıyor.. Zira her durumda belli bir elementimiz diğerlerine göre daha azınlıkta kalıyor..

İşin sırrı ise; bizler hayatımız boyunca o eksik elementin peşinde koşuyor, onu tamamlamaya çabalıyoruz. Özellikle farkına varmadan eş ve arkadaş seçimlerinde bizde olmayan enerjiye doğru çekiliyoruz. Her konu da zaten böyle değil midir? Komşunun  tavuğu bize kaz görünür.. Elimizde olmayan şey her zaman için daha değerli, daha ulaşılmaz, daha ilgi çekici olur..

Örneğin siz Yengeç burcu ve yükselen Balık olarak yoğun miktarda su elementi taşıyorsunuz diyelim. Oldukça hassas, duyarlı ve empatiksiniz. Ancak hava elementi haritanızda belki de yok denecek kadar az. Belki sadece tek bir jenerasyon gezegeni hava elementinde (Pluto Terazi’de diyelim).. Siz kendi kabuğunuza çekilmekten, etrafınızla çok fazla diyolağa girmekten hoşlanmayan çekingen özellikler taşıyorsunuz. Belki biraz utangaçsınız ve çevrenizle minimum iletişim kuruyorsunuz. O halde sizin ruh eşiniz de aynen sizin gibi çekingen, utangaç, sessiz olsa hayat çekilmez olmaz mıydı? Sizi harekete geçiren, yapmadığınız veya yapmaktan çekindiğiniz konularda sizi cesaretlendiren, daha hareketli ve canlı bir eş daha iyi olmaz mıydı? İhtiyacınız olan hava elementini size sağlasa, belki sizi yeni sosyal ortamların içine soksa, o rahat konforlu kabuğunuzdan sizi biraz olsun çıkarsa, yeni deneyimler getirse hayat daha keyifli olmaz mıydı?

Dolayısıyla bizler için o çok özel kişi, aslında ying ve yang gibi, eksik parçamızı tamamlayan, bir bütün haline getiren kişi değil midir?

pinarselcukastroloji@gmail.com