Pisagor

“Sayılar evreni yönetiyor.”

Bu sözler M.Ö:500 yıllarında yaşamış olan Pisagor’a aittir.

İnsanlık tarihindeki her medeniyette, çok zeki ve az da deli insanlar, günümüze kadar ulaşmayı başarabilenlerdir. Ne, zaman zaman medeniyetler arasındaki boşluklar, ne de medeniyetler arasındaki boşluklara sebep olan büyük doğal afetler ya da toplumsal infialler, buna engel olamamıştır. Nasıl büyük bir öğrenme aşkı, ya da nasıl bir deli cesareti ise, yaşamlarına mal olabilecek atılımlardan geri durmamış, bazen de bu uğurda ölmeyi göze almışlardır.

Dünya tarihinden günümüze dek gelen, en büyük isimlerden biri de kuşkusuz Pisagor’dur. Günümüzde insanlığın çoğu, onu sadece matematik derslerinde öğretilen Pisagor Teoremi ile tanımaktadırlar. Oysa her konuda incelemeleri, buluşları tespitleri vardır. Hatta müzik konusunda yaptığı önemli bir keşfi, matematik ile örtüştürmeyi başarmıştır. Müzik enstrümanındaki ses tonu değişikliklerinin, enstrümandaki tellerin uzunluk oranlarıyla ilgili olduğunu keşfetmiş ve bunun sayılara yorumlanabileceğini düşünmüştür.

Sisam adasında doğmuş, tacir bir babanın oğludur. Günümüze dek aktarılabilen kaynaklara göre, ünlü matematikçi Thales’ten dersler aldığı söylenmektedir. Thales, her ne kadar bilgin bir matematikçi ve filozof olsa da, günün ticari koşullarını yakalayabilen ve tabiri caizse, iyi para kazanabilmiş ender filozof ve matematikçilerdendir. Thales, Pisagor’a matematik ilminin daha ileri olduğu Mısır’a gitmesini tavsiye eder. Oysa Mısır’da tek tanrılı dinlerin henüz hakim olmadığı dönemler yaşanmakta ve Panteizm inanışı ağırlıklı inisiye eğitimleri rağbet görmektedir.

Ezoterik inisiyasyon, kişinin madde ötesine geçip ruhunu eğitebilmesi, aşamalarla yüceltmesini amaçlamaktadır. İnanışa göre ruh, her aşamada tinsel benliğini bir üst seviyeye taşıyabilmelidir ve bu aşamalar eğitim süreçleri ile gerçekleşmektedir.

Ne var ki, inisiye eğitiminde başarılı olabilmek için, doğuştan bazı özelliklerin  var olması gerekir. Bu öğrencilerin seçiminde çok dikkatli olunmalı ve öğrenci küçük sınavlarla, küçük başarılarla bir üst aşamaya geçebilmelidir. Oysa Pisagor eğitimini başarıyla tamamlamıştır.

Sisam’a geri döndüğünde, şehirde diktatör Polykrates’in baskıyla hüküm sürdüğünü ve huzursuzluğu gördükten sonra, İtalya’nın güneyinde bir Yunan kenti olan Crotone’ye yerleşmeye karar vermiştir. Çeşitli kaynaklardan edinilen bilgilere göre, burada gizli bir dinsel topluluk oluşturmuştur. Kaynaklarda, Orfeus’çuluk akımından etkilendiği söylense de, kanımca Mısır’da aldığı ezoterik eğitimleri sürdürmek ve yaymak düşüncesindedir. Çünkü ezoterik çalışmalar, güvenilebilecek kişilerle bir sonraki kuşaklara aktarılması mümkün olabilen bilgilerdir. Bu bilgiyi de, okula eğitim için kabul edilen kişilerin iki ayrı grupta toplanıyor olması ve bir grubun diğer gruptan farklı eğitimler almasından çıkarabiliriz.

Bu çalışmalar ve öğrencilerin ilkeli saygılı tavırları, zaman içerisinde kentte bir hayran kitlesi oluştururken, diğer yandan sinsice kin tutan ve düşman olan bir grup da oluşturmuştur. O dönemlerde, sadece ev işleri yapan ve toplumda değersiz bir eşya gibi görünen kadınlara, erkeklerle eşit bir şekilde aynı işlerde çalışmalarına izin vermiştir.

Pisagor ve ekibinin matematik, fizik, felsefe ve astronomi konularındaki buluşları ve zamanın yönetimi ile ters düşen tavır ve yaşam biçimleri, her dönemde olduğu gibi yine dönemin yobazının işine gelmemiş ve halkı kışkırtmaya, ayaklandırmaya başlamışlardır. Sonunda MÖ. 500 yılında Pisagor ve öğrencileri okulda iken okulu ateşe vermişlerdir. Pisagor ve öğrencileri, tüm bilgi ve belgeler ile birlikte alevler içinde yanmıştır. Böylelikle “Tarih tekerrürden ibarettir” sözü bir kez daha yerini bulmuştur.

Şu anda evreni yine sayılar yönetiyor. Kah bilgisayar sistemlerimizi oluşturan sayısal sistemler, kah bol sıfırlı rengarenk banknotlar…

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle, sevgi ve dostlukla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir