Mutlu Olmak İçin 5 Selçuk Yöntem

Merhaba canımcım okurlar. Bugün ruh hastaları ile ilgili konuşacağız yani bizbizeyiz. O yüzden son gelen ruh hastası kapıyı örtsün lütfen.

Ruh hastalığı 1 saatlik serum tedavisi ile, bir dizi tetkiklerle veya cerrahi müdahaleye gerek vardır raporları ile geçirilebilecek bir durum değil.  Etrafımdaki milyonlarla sohbet ederken, herkes bana sorunlarını anlattı. Geceleri nefes darlığı çekiyorum, yolda yürürken düşecek gibi oluyorum, tam oldum derken yolda düşüyorum gibi…

Eski savaş veya buhran arifesi gençlerin psikolojileri nasıldı bilemem. Benim bildiğim psikoloji, Çocuklar Duymasın dizisi ile bulunmuştur. Ve günümüzü geldiğimizde etrafımızda bir tane sağlam kafalı adam bulamadığımızı görüyorum. Binbir deeeeeeert binbir sıkıntı…  İşte şimdi sizi bu sıkıntılardan kurtaracak 5 yöntem. Mutluluk bu 5 yöntemde gizli sayın canımlar.

1-Ön yargılarınızdan kurtulun.

Ön yargı, bir yargıya varır gibi olmadan ilk gelen hisse denir. Bu çocuk ne kadar havalı ? cümlesinde ki yargının ön yargısı ‘’Bu’’ kelimesidir. Siz bu derken gözlerinizle son bi süzme yaparsınız ya heh o ön yargı bence. Ön yargılarınızdan kurtulmak için 5 yöntem… Her yönteme 5’li diye açasım var. Deryayım bu konuda. Musmutlu pespembe bir yaşamım var. Nasıl kurtulurum diyorsanız çok basit. Sizler delisiniz. Biraz öyle hareket edin.

2-Metro Never Sleep

Metroya koşar hareketlerle gidiyorsunuz ve oradaki merdivenlerden –sadece Anadolu Yakası problemi sanırım bu– iniyor ve bir bakıyorsunuz tabelada 3 dk Kadıköy, 4lü vagon. Buhran bu, asıl buhran bu. Allah düşmanıma yaşatmasın. İşte buradaki kurtuluş yolu çok zor ancak bir o kadar da elzem. 4 vagonlu metro gelince ayağa kalkıyorsunuz. Metronun içindeki yığınlar size bakıyor. Kapıya yaklaşıyorsunuz ve kapı açılıyor. İçeride birbirini ilk defa gören insanların La Fonteine’yi kıskandıracak samimiyetine birkaç bakış darbeleri ile şu mesajı veriyorsunuz. “Ben. Ben ki bir İngiltere Dükü asaletiyle geldim bu yaşıma. İnsanlığımı sizler gibi kaybetmeyeceğim zavallılar. Bu kalabalığın bu rabarbanın içinde bertaraf olacaksınız.” Bu tavrı sergilemeniz önemli. Zaten bu arada metro kapısı siz dışardayken kapanacaktır. İstasyon yalnızlığı pek olur ancak o mağrur duruşu inanın cancaaazlarım herkes anlayacak.

3-Sodekso Arkadaşları IN Yaz Aşkı OUT

Acilen kendinize değişik firmalarda köle arkadaşlar edinmelisiniz. Ülkemizde yaklaşık 8.432.674 kadar mevcut. Yani tuttuğunu çevirsen bulursun. Bu arkadaşlarla içilen kahvenin tadı muazzamdır. Ayın 12’sine kadar bonkörlüklerinden sual olunmaz bu insanların. “Para verme bende sodekso var.”

Ah canım yazarken ağlıyorum inanın ne masalsı bir cümle bu. Sizler deli olduğunuzdan kaynaklı canınız bu yoklukta sanat falan konuşmak isteyecektir. Sodekso grubu buna izin vermez. Ay sonu bakiyenizde para görmek istiyorsanız,  Evet evet ya kredi çekip ev alacaksın abi nerede olursa olsun. Hem kiraya verip kira gelirine biraz ekleyip krediyi de kapatabilirsin gibi konuşmalara hazırlıklı olun. Şunu söylemem lazım. Amerika’da kahvesini ısmarlatıp paket yaptırıp gidenler var. Bu profesyonallik bizim ülkemizde gelişmedi henüz. Üzülerek söylüyorum ki sodekso arkadaşlığında maalesef 3. Dünya ülkesiyiz.

4-İnşaatları sevin.

Bu en zoru biliyorum. Fakat inşaatları sevmek zorundasınız. Taptaze balçık, yağmurdan sonra Arnavut kaldırımlarından süzülen çamur size şairane duygular çağrıştırmalı. Her gördüğünüz inşaatı seyredin. Molozlara dokunun, dozerleri yalayın, kirişleri öpün, çekin içinize içinde bulunduğunuz toz bulutunu. Başka türlüsü güç cancakrussolar. Mutlu olmak için inşaat sevgisi şart. Milli eğitime açık çağrı. Zorunlu ders olarak inşaat sevgisi dersi konulması lazım. Veya en azından bir kol yapsınlar. Sağlık kolu, inşaat ve kentsel dönüşüm kolu gibi. Bu güzide yapıları çocukken sevmeliyiz. Yabancı dil gibi. Sonradan sevmeye çalışmak pek zor oluyor.

5- Dünyanızı küçültün.

Dünyayı küçültmenin faydaları saymakla bitmez. Lizbon, Amsterdam, Rio unutun bunları. Yok ki böyle yerler. Kimse gitmemiş ki. Yaşıtlarınız Angela Merkel’den daha fazla Avrupa’yı gezmediler ki. Başka yerlerde mutluluk yok ki en mutlu biziz ki. Herkes Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan binip Atatürk Havalimanı’nda iniyor. Onca uçak bundan. Pisa kulesi tuzlukmuş, Eyfel kulesi babanızın diktiği ağaç… Yine yaptın yapacağını Burak Aksak gerçek sanıyorduk vallahi. Marco Polo yazmamış Assasin gibi beyaz duvarlara çarpın canımcıklar. Haritanın o bölgesini görev yapmadan açamazsınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir