Mor

Mor, duygusallığın ve tutkunun rengidir.  E zaten bu dünyayı yaşanılası kılan tek şey duygular ve tutku değil mi ? Egemendir mor bence. Yani egemen olmalıdır. Şarttır. EGEMEN! EGEMEN!

Yahu Hülya Hanım geçen Mehmetciğimle yaptığınız programın Twitter’a sızan kısmını ben de izledim. Programınızı duyurmak adına elinizden geleni ardınıza koymamışsınız. Ancak bir kantarda olduğunuzu unutmuş olacaksınız ki canım Mehmet’im yanınızda Çin Seddi gibi yükselirken siz onun gece saati gölgesi gibi kalmışsınız. Yazılarımın sıkı takipçisi olduğunuzu bildiğim halde size bu eleştiriyi yapıyorum. İnsan sevdiklerinden eleştiri almalı. Bunu bu mecrada söylüyor olmam sizi üzmesin. Pazar kahvaltısında da söylerdim ancak burada gördüğünüzde olacak etkiyi sezer ve kendinizi birazcık daha kötü hissedersiniz diyerekten…

Mehmet Aslantuğ

Arzum’un birtanesi

No DM

Sıcak Saatler;)

Ne diyorduk efendim. Mor efendim Mor, dediğinizi duyar gibiyim. Menekşedir. Lavantadır. Hatalı sollama yapan (genellemeden onun için söylüyorum sadece) şofördür. Saçının, kestaneden açık kestaneye dönüşünü anlayamadığımız eşimiz, başı omzunda bir elinizle saçını okşadığımız diğer elimizle iddaa takip ettiğimiz sevgilimizdir.

Karadenizin soğuk gündüzünde, elinde bastonu bir kayanın üstüne oturmuş ‘’Halk benim’’ diye bağıran ninemizdir. Bir fakülte bahçesinde karşılaşsaydık eğer “sıradaki çayları ben ısmarlarım” diyecek olan Özgecanımızdır. Enginarı güzel yapan yengemiz, bizi kahkahalara boğan halamız, gizli anne teyzemizdir.

Anlamadığını gözünün içine bakınca anlayıp, “eee hocam biz anladık” diyen kalabalığa “bir daha dinleyin o zaman” diyen sınıf öğretmenimiz, her markete girdiğinde siparişlerini aldıktan sonra poşetini açan ve çıkışta “iyi günler” diyen kasadaki ablamızdır. “Bu halin ne böyle, dökülüyorsun. Git adam gibi dinlen yarın gelir mesai yaparsın” diyen ekip şefimiz, sevgilinle aranı bozan whatsapp grubu yöneticisi Merve’dir.

Leon’da 13 yaşında Oscar’a göz kırpan Natalie Portman’dır. Be hey ben olmasam Tac Mahal olmazdı diyebilecek Ercümend Bânû Begüm’dür. Sıcak bir şarabın, kahvenin, suyun anlam bulmasıdır. Ateşle geçen bir gecenin arasında, susuz kaldığını farkedip yataktan doğrulurken, başının ucunda sandalyede yarı baygın duran annemizdir. Düğün gecesi makyajı akmış, kollarında ağlayan kız kardeşimizdir. Her yerde daha fazla görmek istediğimiz renktir mor. Çiçektir, ağaçtır, topraktır morumuz. Vücuda yakışmaz ama bahar günü çimlere uçları çalan eteğin rengidir, yakışır. Lavantadır, menekşedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir