Memleket isterim, Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim, Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Cahit Sıtkı TARANCI ne güzel anlatmış. Dört satıra dünyaları sığdırmış değil mi? Ama gelin görün ki eksiklerimiz çok, acabalarımız çok, endişelerimiz çok ama çok… 15 Temmuz’u (destanını) idrak ettiğimiz şu günlerde 15 Temmuz’a gelinen süreçte nelerin olduğu herkesin malumu. Ama gerçek sorumlular, hatası olanlar bu olayın Z raporunu verdi mi? İşte orada soru işaretleri var. Darbeleri tabii ki demokrasiyi hayatın birinci gereği görenler istemez. Ama oraya gelen süreci irdelemezsek geçmişte yaşananlar yeniden önümüze gelebilir. Gerçeklerden kaçarak, halının altına süpürerek bu sorunu çözemeyeceğimiz aşikâr.

Cahit Sıtkı TARANCI, ne başta dert, ne gönülde hasret, kardeş kavgasına nihayet olsun derken;

Kocaeli’de bir halk otobüsüne mini etekli bir hanımefendi bindi diye o otobüs karakola çektirilip o hanımefendiden şikâyetçi olunsun demek istemedi sanırım.!

Giderek artan bu irticai yaklaşımlara herkes bir bakıp geçiyor ama bu konu öyle basite alınacak bir konu değil. Tıpkı Fetöcü subayların zamanında ordudan ilişiği kesildiğinde ‘’Alınları secde görüyor diye insanları ordudan atıyorlar’’ söyleminde olduğu gibi hataya düşülmemeli.!  Sonra hata yaptık, zamanında önlem almadık, Allah affetsin mi diyeceğiz tekrar?

29 Mayıs’da Şule Çet’in Ankara’da bir plazanın 20. katından düşerek ölmesinin üzerine sosyal medya yoluyla gidilmeseydi, bulguların gösterdiği zanlı 46 gün serbest dolaştıktan sonra belki de halâ gözaltına alınamamış olacaktı!. Maalesef… Adalet vicdanları yaralamadan çalışmalı dedirten olaylardan biri daha…

Diyarbakır’ın Sur ilçesi Emniyet Müdürü Asuman Karacık hanımefendinin tayini Hatay’a çıkınca Sur ilçesi esnafı ve halk, emniyet müdürlerinin gitmemesi için imza kampanyası başlatmış. Bu çok ilginç ve bir o kadar da güzel bir haber. (Derhal o kadın ihraç edilmeli.!! 🙂)  Veya gerçekten bunu nasıl başardığı öğrenilmeli ve tüm polis teşkilatında ders olarak anlatılmalı. Kendisini tebrik ederim, gerçekten de sırrını merak ediyorum. O bölgede halkın sevgisini kazanan bir emniyet müdürü mutlaka incelenmelidir.

Eş cinsel ilişkiler günlerce konuşulup gündemin en başında sürekli duruyor, ama daha önemli konular sümen altı ediliyorsa, burada sorumluluk hepimizde demektir.

Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikâyet ölümden olsun.  Demiş ya Cahit Sıtkı TARANCI. Umarım ki gerçekten o günleri görürüz.