Mazlumun Ahı’an Sağır Olamam

Suç: Özgürlük saydıklarınız, bir başkasının özgürlük sınırını ihlal ettiği an ‘Suç’ işlemiş olursunuz.

Tüm inanışlarda ortak nokta saygı ve hoşgörüdür. Tıpkı kutsal kitaplarda olduğu gibi anayasanın da varlık nedeni tam olarak budur. Bir arada yaşayan canlıların nitelikli yaşam sürmelerini sağlamaktır amaç. Hukukun üstünlüğü, adalet sağlayıcıları, adalet dağıtıcıları bir ülkenin mihenk taşlarıdır.

Ancak adaletin olduğu yerde insanlar huzur içinde yaşayabilirler. Tersi durumlarda insanların yaşadıkları olumsuzluklar ve kayıplar sonucu yüreğini soğutmak, yaşadığı travmayı hazmetmek, yükselen iç sesini susturmak için kendi adaletlerini sağlamaya kalkarlar. Bu manzara ise daha büyük kayıplara, daha büyük yaralara, çok daha büyük adaletsizliklere yol açar.

Gündemimizin en önemli konusu “Af” çıkıp çıkmayacağı.

Çıkarılmak istenilen Af Yasası’nın hangi suçları kapsayacağı gibi detayları. Kader mahkumu denilen, cezaevini dolduran insanlar olduğu kadar, suç işlemeyi bir yaşam tarzı haline getirmiş olanlar da var. Sebebi ne olursa olsun Af adalet sistemine duyulan güvenin kaybına nedendir.

Hukuka saygısı olan, çok zor şartlarda dahi toplumsal kurallara sadakat göstererek yaşayan vatandaşlara büyük bir haksızlıktır. Cezaların caydırıcı olmasını gerekirken, ceza sisteminin başlıbaşına amacı bu iken, olası bir “Af” çıkması kriminal sorunların artarak tekrarını sağlayan bir düzensizlik oluşturacaktır.

Mağdurlar açısından neler hissettireceğini düşünmek, kaleme almak istemiyorum bile! Ödül ve ceza sistemi aile birliğinin içinde başlayan bir eğitimdir. Birlik beraberliğin maddeden ruha, varlıkların korunması ve kollanması adına olması gerekendir.

Okumayanlar için bir tavsiye Milliyet Gazetesi yazarlarından Gökçer Tahincioğlu’nun pazar günü kaleme aldığı yazısını okuyun.

Böyle bir kayıp, böyle bir acı nasıl hazmedilir? 

Nasıl affedilir?

Af çıkması olasılığını şahsım namına uygun ve doğru bulmuyorum, nedeni ise mağdurların ne hissedecekeleri gerçeğidir,

Adaletin tecelli etmesi gereği gerçeğidir,

Yerlerine bir şey koyamadıkları derin kayıpları olan birilerinin adına, seyirci olmaktan öteye gitmeyen bir takım kişilerin, suçluları bağışlama yetkisini kendilerinde görmemeleri  gereği içindir. 

Unutmayacağız, kötülük yapmaya imkanı olduğu halde yapmayan insana ‘İYİ’ denir.

İyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı ayırt etmek zorundayız.

Adalet çoğu zaman vicdanla olur, anayasada yazmaz.

Gerektiği yerde mazlumun yanında durduğumuzu Anayasa karşısında dahi savunacağız..

Saygılarımla…

— > İnsan Memleketini Niye Sever ?

–> Eşitlikmiş! Hadi be Ordan…

— > Kraliçe Victoria ile Hintli Uşak Abdulkerim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir