Keşke

Hepimizin hayatında keşke dediğimiz anlar vardır ya! Ve hiç sevmeyiz ne bu kelimeyi ne de bu durumu. Keşke hayatımızda hiç keşkeler olmasa.

Mesela şimdi bırakmakta zorlananların içinden geçirdiği keşke sigaraya hiç başlamasaydık. Keşke daha dikkatli beslenseydik bu kadar kilo almasaydık vs. Bir sürü örnekler verebiliriz.

”Geçmişin Kayıplarını ve başarısızlıklarını harekete geçmek için kullanın, hareketsiz kalmak için değil” demiş. Saint Exupery. Sahi! Keşkelerimizden hiç ders alıyor muyuz?

Günü geldiğinde keşke milli eğitime daha dikkatli eğilseydik. Önce iyi insan sonra bilim adına ehil insanlar yetiştirseydik diyeceğimiz aşikar. Günümüz siyasilerinin dayatması ile sadece Arapça dua eden bir eğitim anlayışının bize fayda sağlamadığını anladığımızda umarım fazla geç kalmayız.

Ulus olarak nefret söylemleri ve eylemleri ile başarı yakalanmayacağını anladığımızda gecikmeyiz umarım. Sonra ‘keşke’ler oldukça artacaktır hayatımızda.

Keşke ölümü bu kadar övmesek. Yaşamak, yaşatmak için çok daha fazla şeyler yapsak. Kadere teslim olmak yerine, mukadderat demek yerine gidilebilir diğer yolları da denesek.

Ülkemizde yaşanan terör olayları hiç bu noktaya gelmeseydi keşke. Zamanında yapılan yanlışlara önlem alınabilseydi keşke! Hatta hatalarla başlamış dahi olsa çözüm süreci denen süreç keşke hedefine ulaşsaydı değil mi?

Birkaç yıl sonra büyük şehirler tamamen bittiğinde bu kadar betonlaşma olmadan önlem alabilseydik keşke diyeceğimiz garanti. Şimdi hazırladığımız evraklarla müteahhitler ile görüşme yapıp metrekarelerimizi koruma çabasında veya artırma çabasında olduğumuzu unutacağız yüksek ihtimal.

Keşke demokrasiyi, eşitliği ülkemize getireceklerini iddia eden siyasi partiler önce kendi içlerinde demokratik olsalar ne iyi olurdu değil mi?

Ülkeyi yöneten siyasi partiyi geçtim ona siyasi parti demek bile oldukça güç yönetim biçimine baktığımızda. Zira orada parti içi seçimler zaten hiç olmuyor kurultay delegesine de gerek yok. Çünkü tek aday işaret ediliyor ve o seçiliyor, gerisi sadece kırtasiye evrakı kalabalığı.

Peki ana muhalefet partisine ne demeli? Binlerce insanın umut bağladığı, ülkede bir şeylerin değişmesi gerektiğini iliklerine kadar hisseden milyonların umudu olduğu şu durumda, şu zamanda komple bu aklın sadece 1238 kurultay delegesinin ipoteğine bırakılmasaydı keşke demekten insan kendini alamıyor.

Ürettiğiniz siyasete ve fikirlerinize asla haksızlık etmek niyetinde değilim Sayın Kemal Kılıçdaroğlu son derece yapıcı mantıklı ve ülkeyi kucaklayan bir çizgi çizdiniz. Ama artık değişim gerekmez miydi? Umarım siz de keşke demezsiniz !!! .

                                                                                                                                   Saygı Ve Dostlukla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir