Kadınlar Sahneye

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın’’ veya “Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir’’ sözlerini birçoğu unuttu sanırım. Gazi, ileriyi nasıl görmüş buradan da anlamak çok kolay. Ama gel gör ki günümüzde kadınlar sadece bir siyasi malzeme haline geldi. Kimse kusura bakmasın, artık bazı şeyleri daha net, daha dik söyleme vakti geldi de geçiyor bence.

Şu an 550 milletvekili olan meclisimizde sadece 75 kadın vekil var, onlarında çoğu da sadece siyasi veri için. Meziyetlerine bakılmaksızın sadece görüntü olsun diye orada olduklarını çoğumuz biliyoruz. Bir önceki dönem Aileden Sorumlu Sosyal Politikalar Bakanı hanımefendinin yaptığı  “Müslüman bir kadın börek yapmayı bilmiyorsa o aile dağılmaya mahkûmdur’’ tespitini hepimiz iliklerimize kadar hissetmedik mi? 🙂

Son olarak, “Birinci Meclis, Gazilik ve Şehitlik Ruhu” temasıyla gerçekleştirilen “Meclis Sohbetleri” etkinliğinde, 18 Mart Çanakkale Anması’na ilişkin bir tiyatro gösterisi sergilendi. Ancak gösteride kadın oyuncuların sahneye çıkması engellendi. Devlet Tiyatroları’nın üç gün provasını yaptığı gösteriye bir saat kala kadın oyunculara sahneye çıkamayacakları ifade edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmedi. Erkek oyuncuların sahnede oyunu sergiledikleri sırada konukların arkasında, merdivenlerin üzerinde bekletilen kadın oyuncular, oyunun bitiminin ardından TBMM’den çıkartıldı. Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın da bilgisi dâhilinde gerçekleştirildiği ifade edilen engelleme girişimi üzerine kadın oyuncular gözyaşlarını tutamadı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve laik demokratik sisteme olan düşmanlığını ifşa etmekten hiç çekinmeyen, söylemlerinde devamlı şeriat isteyen bir meclis başkanından gelen bu hamle normal zekâdaki hiçbir bireyi şaşırtmadı. Şaşırtmaması da lazım. Benim anlayamadığım kadınlarımızın bu çirkin politikalara karşı nasıl sessiz kaldığı ve kabullendikleridir. Zira bu ülkenin kalkınmasında inandığım iki husus vardır. Birincisi, Anadolu’nun tarım ve hayvancılıkla şahlanması, ikincisi ise kadınların hayatın her anlamında daha aktif olmasıdır. Hele ki bazı mesleklerde kadınlar mutlaka en önde olmalıdır; örneklemek gerekirse öğretmenlik, hâkim ve savcılık gibi hakkaniyet gereken alanlarda.

Yani sevgili kadınlar en büyük göreviniz sadece annelik değildir söylenildiği gibi. Kalkın ve sahne alın artık .!

“Bir kadını ortadan ikiye böl, yarısı annedir, yarısı çocuk, yarısı sevgili yarısı aşk… Duyanlar bunu bilmez, görenler anlamaz bunu! Yarısı rivayettir, yarısı gece.”

Ne güzel anlatmış Cemal Süreya…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir