İyi Niyetler Hapis

Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki sabah yazımı yazacakken gündem gün içinde bir daha değişiyor. Yani siz bir konuya odaklanıyorsunuz, yazmak istiyorsunuz ama bir anda öyle bir şey oluyor ki o yazdıklarınız kifayetini kaybetmiş oluyor ve bambaşka bir gündem ile baş başa kalıyorsunuz.           

Erken seçim dendiğinde çeşitli iddialı söylemlerle bunu reddeden cumhur reisimiz, bir anda muhalefetmiş gibi görünen, ama hükümet ortağı gibi davranan, bir dediği diğerini asla tutmayan bir partinin ani çıkışıyla erken seçim için düğmeye bastığını gayet olağan bir şeymiş gibi aktardı. Yani daha önce bunun geri kalmışlıkla alakalı olduğunu hiç söylememiş gibi. Bu acele hatta bir kısım insanın dediği gibi ‘’baskın seçim’’in tam olarak neden gerekli olduğunu anlatmadı. Kimse de zaten soramadı korkudan.

Bir diğer konu! Muhalefet koltuğunda oturup ana muhalefeti muhalefet ettiği için eleştiri hatta hakaret yağmuruna tutan, erken seçim isteği yerine derhal getirilen bir parti olan ve bu partiden ayrılanların kurduğu partiyi seçimlere sokmamak için her türlü yola başvuran… Bunu tartışmak bile aslında çok ayıptı şu geçtiğimiz süreçte. Ne yani, siz sırf bir parti seçimlere katılamasın diye bir tarih belirliyorsunuz, üzerine türlü numaralar yaptığınız partiler oyununuzu bozunca yüzünüzü ekşitiyorsunuz. Nerde kaldı en azından sözde olan demokrasi anlayışınız? Nerede kendi olmasa da adı olan adalet? Memleketi böyle bir demokrasi ayıbından kurtardığı için Kılıçdaroğlu’nun elini sıkmanız gerekmez mi? 🙂

 

Futbol da ise dünyaya rezil olduğumuz bir olay daha yaşadık. Ne ilginçtir ki yine ete kemiğe bürünen bir suçlusu yok bu olayın. Fetö, belli odaklar, komple teorileri vs.ile kimse gerçekleri görmesin isteniyor ısrarla. Her şeyi süpürüp halının altına atmamızdan dolayı futbol uzun yıllar temizleneceğe de benzemiyor zaten.

Asıl en önemli gündemi en sona bıraktım. İnsan yazarken bile şaşırıyor. Çünkü yazacak çok şey var. Az kelime ile çok şey anlatmak istiyorum. Resim öğretmeni Ayşe Çelik bir TV programında Çocuklar Öldürülmesin diye bir cümle kurdu ve bu sözler, terör propagandası yapıyor denilerek 1 yıl 3 ay cezaya çarptırıldı. Kucağında 8 aylık kızı Deran bebek ile dün Diyarbakır E tipi ceza evine girdi. Bir annenin çocuklar ölmesin diye dile getirdiği birkaç sözcük bir yerlere çekilip bu yapılmamalıydı. Gerçekten yazık.

Kısacası biz bu gündemleri hak etmiyoruz. Kabul etmemeli, bir şeyler yapmalıyız!..

Aydın Bakırcı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir