İskenderiyeli Hypatia

Şöyle bir bakıyorum tarihe. Kimleri, neleri barbarca yok etmiş bu gerici ve yobaz zihniyetli insanlar. Adam çıkmış demiş ki; “Bulgularıma göre dünya yuvarlaktır”. Adamı katletmişler. Ama bugün bakıyoruz ki, Dünya gerçekten yuvarlak. Sırf Kilisenin prestiji sarsılmasın diye, boşu boşuna gitti adam. Bir başkası dünyayı matematikle anlatmaya, formüllerle kanıtlamaya çalışmış, Mısır’da eğitim almış, ilim öğrenmiş. Okulu, öğrencileri ile birlikte yakmışlar. Oysa günümüzdeki matematik, fiziğin ve felsefe, hatta astronominin temelleri, o yıllarda o kişiler tarafından atılmıştır. Bu olanlara en güzel örneklerden biri de; İskenderiye’li Hypatia dır.

M.S. 370 yılında, İskenderiye’ de dünyaya gelmiş Hypatia. Zamanın ünlü filozoflarından Theon’ un kızıdır. İlk eğitimini babasından almıştır. Her zaman, dogma ve taklit bilgilerden uzak durmasını öğütlemiştir. Doğru kabul edilen bir bilginin dahi sorgulamadan, araştırılmadan kabul edilmemesi gerektiğini anlatırmış kızına.

Büyük iskender’in kurduğu güzel bir şehirdir İskenderiye. İskender’in ölümünden yıllar sonra, generallerinden Ptolemaios şehre dönerek kendini firavun ilan eder. Şehrin ileri gelenlerinin tüm karşı çıkmalarına rağmen onları yine tanrı Osiris ile kandırıp, Serapis tapınağını inşa ettirir. Tapınağın içinde müze, felsefe okulu, İskenderiye kütüphanesi, tıp ilimleri ve tedavi merkezleri vardır.

Eğitimi için Atina’ya giden Hypatia, otuz yaşlarında iken İskenderiye’ye geri döner. Yıllar sonra, Atina’da döneminin en iyi öğrencisi olduğu yazılıp çizilecektir. Yeni Eflatunculuk akımının takipçilerindendir. Okulun başına geçtikten sonra halka, Eflatun, Aristo gibi zamanın ünlü filozoflarının derslerini anlatmaya başlar. Öğrencileri arasında daha sonra vali ve piskopos olan Orestes ve Synesius da vardır. Daha sonra ünlü bir filozof olan Synesius, onun ilmine duyduğu hayranlık ve takdirini anlatan mektuplar yazmıştır. Synesius’ un Hypatia’ ya yazdığı mektuplar, felsefe kitaplarında günümüze dek gelmiştir. Bu okulun en büyük özelliği de, hangi inanca ya da felsefi görüşe sahip olursa olsun, herkese açık olmasıdır.

Tam bir ortaçağ dönemi yaşayan Roma için, Serapis tapınağı, kütüphane ve müze Hristiyanlık adına büyük bir engel teşkil etmektedir. Roma imparatoru Theodisius , İskenderiye piskoposuna  Hypatia nın başında olduğu bu hareketin ya da o zamanki deyimle eski dinlere ait çalışmaların durdurulmasını ve yok edilmesini emreder. Baş piskopos elinde bir haç ve kendine bağlı bağnaz bir güruhla tapınağa giderek tapınağı yerle bir eder. Bu esnada içeride bulunan birçok hekim ve tapınak görevlisinin öldüğü söylenmektedir. Bu yıkımdan sonra İskenderiye’de fanatizm büyük ölçüde güçlenmiş olur. Piskopos, günümüzde benzeri bir çok olayda olduğu gibi, İncilden 

kendince cüz’ ler uydurarak halkın içinde kendilerine yakın olanları inandırır. Kadının uysal ve sessiz olması gerektiğini, değil ders vermek, erkeklere asla üstünlük sağlayamayacağını, buna izin vermeyeceğini ilan eder. Hypatia’ ya  yaptığı şeytan, büyücü ve dinsiz  pagan yakıştırmalarıyla İskenderiye halkını ona karşı kışkırtır. Bir sabah beş yüz civarında Kıpti Hristiyan çetesi onu yakalayarak kiliseye götürürler ve taşlayarak öldürdüler.

Socrates Scholasticus’un “Historia Ecclesiastica” adlı eserinde bu olay şöyle anlatılmaktadır.

“…Hypatia’nın sık sık Vali Orestus ile görüşmesi Hristiyanların hoşuna gitmiyordu. Hypatia’nın, Vali Orestus ile Piskopos Cyril’in uzlaşmasını engellemeye çalıştığı düşünülüyordu. Böyle düşünen bir grup bağnaz, Peter adındaki çete liderleri ile birlikte Hypatia’nın evinin önünde pusuya yattılar ve onu beklemeye başladılar. Hypatia eve geldiğinde ise onu kaçırıp Caesareum adındaki bir kiliseye götürdükten sonra tamamen soydular. Ardından onu taşlayarak öldürdüler. Daha sonra Hypatia’nın parçalanmış bedenini alıp Cinaron adındaki bir yerde yaktılar. “

Sonuç olarak, hangi din hangi mezhep olursa olsun. Eğitim ve Bilimin sorgulamayı, araştırmayı getireceğini bildiklerinden, tarihte olduğu gibi gelecekte de bilime engel olmaya çalışacakları maalesef kaçınılmazdır.

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle sevgi ve dostlukla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir