İnsanın İçindeki Işık

Ufacık gözlerini kaldırıp, gökyüzünü aydınlatan yıldızları seyre koyulmuştu. Sonra duraksadı ve işaret parmağını göğe kaldırıp, yanında onu bekleyen amcasına döndü;

   ‘‘Havada parlayan o şeyler nedir amca?’’

Adam, ince siyah kirpiklerinin ardında duran yeşil gözlerini yeğenin gösterdiği tarafa çevirdi. Hafifçe tebessüm etti;

   ‘‘Onlar yıldızdır Salman.’’

Çocuk, önemli bir cevap aldığını hissederek şaşkınlığını gizleyemedi;

   ‘‘Yıldız mı? Nedir o? Niçin böyle parlaktır?’

Yeğenin bu zorlu sorusu karşısında duraksadı, nasıl bir yanıt vermesi gerektiğini bilemedi. Bilgisi kıttı ve yıldızlar hakkında yeterli malumatı yoktu. Sonra şöyle düşündü ve konuştu;

‘‘Yıldızlar, akşam karanlığında göğümüzü aydınlatan cisimlerdir Salman. Sayıca çokturlar. Belki milyonlarca, belki de milyarlarcadır.’’

‘‘Sen ne diyorsun amca?’’ diye hayretle sayıkladı çocuk. ‘‘Milyarlarca yıldız bu göğe nasıl sığar?’’

‘‘Sığar Salman, sığar elbet. Gökyüzü sonsuzdur, alabildiğine geniştir.’’

‘‘Bizim köydeki o ulu meydan kadar geniş midir amca?’’

‘‘Ondan da geniştir Salman.’’

‘‘Ya ilçedeki Cumhuriyet Meydanından.’’

‘‘Ondan da Salman, ondan da.’’

Çocuk ellerini ağzına götürüp, hafifçe tısladı;

‘‘Vay, vay! Bu hikmetin sırrı nedir amca? Allah’tır değil mi ol deyip de olduran?’’

‘‘Herhal öyledir Salman. Köyün dedeleri bize yalan etmez ya. Vardır onların da bir bildikleri de bize bildiklerini okurlar.’’

‘‘Yoksa bu bilmem kaç milyar yıldız Allah’ın bizleri izleyen gözler midir amca?’’

Çocuğun bu beklenmedik sıra dışı sorusu amcasını şaşırtmıştı. Dudaklarını büzüp, başını salladı;

‘‘O, her yerdedir Salman. O’nun görmek için yıldızların yardımına ihtiyacı yoktur.’’

‘‘Bence bu yıldızlar O’nun bizi gören gözleridir amca. Sen ne dersen de ben buna inanırım.’’

Adam ısrarcı olmadı, yeğenin bu tezini kabul etmek durumunda kalır gibi göründü. Ve şöyle diyerek konuyu değiştirdi;

‘‘En büyük ve en kutsal yıldız nedir bilir misin Salman?’’

‘‘Nedir amca?’

‘‘Senin vicdanındır. Kimse görmese bile o görür, bilir ne yaptığını.’’

‘‘Bunu bilmiyordum amca.’’

‘‘Şu sözlerimi sakın unutma! Bu dünyada ne ekersen onu biçersin. Kötülük edersen kötülük bulursun. İyilik edersen iyilik görürsün. Hayatın boyunca bir karıncayı bile incitme Salman. Bir karıncanın bile sende hakkı vardır. Daima yaşamı kutsa, daima barıştan yana ol. Vicdanını merhametle besle ve iyilikle büyüt. İçindeki en büyük yıldız odur. Ona hep hürmet et. İçinde aydınlanan onun ışığını asla söndürme Salman. Bunu asla yapma!’’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir