Aynı gökyüzünü paylaşmak yetmiyor bazen insana. Bir yudum nefes, sıcak bir ten ve doyumu olmayan sohbetler lazım. Ama bitmeyeninden, ama gitmeyeninden ve de terketmeyeninden… Şöyle masa donatılsın dertlerle. Sırayla seçilsin birer tane. Çekiştirip paylaştırılsın ikiye. Kör olan düğümler görsün artık bizi’. “Büyütüyoruz canım dertlerimizi” diyeceğimiz kadar küçük kalsın sorunlarımız.

Bırakalım da zaman yıllarıdır üzerinde çalıştığı tesiri sunsun bizlere. Çünkü insan sabırsız, davetsiz ve istikrarsız bir düzensizliğe sahiptir.

Yalanı hayatının bir parçası yapacak kadar zavallı, utanç timsali, cahil bir varlıktır. İnsanların verdiği her tuğlayla kendi benliğine duvar örecek kadar aptaldır aynı zamanda. Tanrının da insana en büyük cezası, insanı insana muhtaç kılması değil midir? Hele ki iki tarafta bilgisiz ve kalpsiz ise…

Aması yok insanın, hep‘leri çok, varlığı sorgulanacak nitelikte.
İnsan… “boşver ama dolu al” değil işte’…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir