Evet, Muharrem İnce’den bahsediyorum. Malumunuz, seçim öncesi en çok konuşulan konuların başında seçim anketleri gelir. Ülkemizde birçok araştırma şirketi bulunuyor; ancak içlerinden bir kaçının yaptığı tahminlerin sonuçlara çok yaklaştığını biliyoruz. Ama bu sefer ortak olarak hepsinin birleştiği bir konu var ki, her geçen gün Muharrem İnce’nin oy oranının gitgide arttığı yönünde.

Başkanlığa adaylığı açıklandığı ilk zamanlar %18 civarları söylenen oy oranı, bugünlerde %30 seviyesini aşmış olarak görünüyor. Bu durumunda farkında olan Muharrem İnce ise, ilk hedefimiz seçimleri ikinci tura götürmekti; ancak gelinen durumu görünce ilk turda neden olmasın diyor.

Günde dört saatlik uykunun yettiğini ve aralıksız çalışmaya devam, demeyi de sürdürüyor. Gerçekten yıllardır gördüğüm en başarılı seçim sürecini yürüten aday sayın İnce. Bu kadar harıl harıl çalışan, bu kadar fazla miting yapıp, mesafe kat eden, bir gün meydanlarda, bir gün televizyonlarda konuşan bir aday daha ben hatırlamıyorum. Yorgunluk nedir bilmiyor, olabildiğince her çağırılan yere ve programa gidiyor. Medya tarafından kendisine verilen az süreyi bile maksimum düzeyde değerlendirip gündem olmayı başarıyor.

Farkındaysanız ülkedeki gündemini artık Muharrem İnce belirliyor, diğer adaylar ve mevcut hükümet İnce’nin belirlediği gündem üzerinden konuşmalar yapıyor. Gerçekten büyük başarı bugüne kadar gösterdiği…

Bir de bir konu var ki, her gittiği şehirde veya programda yinelemeyi sürdürüyor, cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birebir canlı yayına çıkma konusu. Kendisinin istediği bir kanalda, istediği yorumcular eşliğinde canlı yayın yapılmasını istiyor. Hatta bu konuda o kadar iddialı ki, bu canlı yayın yapıldıktan sonra cumhurbaşkanı seçilemediği halde siyaseti bırakacağını bile belirtti.

Yıllardır Recep Tayyip Erdoğan’ı tanıdığımız kadarıyla, bu tip davetlerin hiçbirine icabet etmedi. Bugünden sonra bir değişiklik yapıp davete iştirak eder mi, ben hiç sanmıyorum. Gerçekten bir cumhurbaşkanı düşünün, muhalefet partilerinden birileriyle canlı yayına çıkmak konusunda bu kadar inat etsin ve yayına çıkmasın. Üstelik bu bahsettiğimiz cumhurbaşkanı her fırsatta mikrofonlara konuşmayı seven, her daim canlı yayında olmaktan memnun olan ve sürekli siyaset üzerine konuşmalar yapan bir cumhurbaşkanı. Size de çok garip gelmiyor mu bu durum?

Bu dönemin yükselen yıldızı kuşkusuz ki Muharrem İnce, bakalım ilk günden bugüne kadar başarıyla sürdürdüğü seçim propagandasını karşılığını, 24 Haziran tarihinde alabilecek mi? Biz de en az Muharrem İnce kadar bu sorunun cevabını merak ediyor ve sabırsızlıkla bekliyoruz…

NOT: Geçen haftaki yazımda atladığım için, bir hafta boyunca üzüntüsü içime dert oldu. Büyük usta, büyük yazar sayın Nazım Hikmet’i rahmetle anıyorum. Bu haftaki yazımı, tam da seçim öncesinde okunması gerektiğini düşündüğümden, sevdiğim şiiri ile bitiriyorum…

 

Güzel Günler Göreceğiz

Güzel günler göreceğiz çocuklar,

Motorları maviliklere süreceğiz ,

Çocuklar inanın inanın çocuklar,

Güzel günler göreceğiz güneşli günler.

 

Hani şimdi bize

Cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır,

Yalnız cumaları,yalnız pazarları

 

Hani şimdi biz

Bir peri masalı dinler gibi seyrederiz

Işıklı caddelerde mağazaları,

Hani bunlar

77 katlı yekpare camdan mağazalardır.

 

Hani şimdi biz haykırırız

Cevap:

Açılır kara kaplı kitap: Zindan

 

Kayış kapar kolumuzu

Kırılan kemik, kan

 

Hani şimdi bizim soframıza

Haftada bir et gelir

Ve

Çocuklarımız işten eve

Sapsarı iskelet gelir

 

Hani şimdi biz

İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar

Güneşli günler göreceğiz

Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar

Işıklı maviliklere süreceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir