Bir önceki gün;

Çöpten bulduğu poşeti kafasına geçirerek, sağanak yağan yağmurun altında seni dinleyen banka emeklisi Musa amcanın hatırına,

Bir önceki gün;

Yarın, “Gece uzun olacak” deyip pazar günün yemeklerini hazır ederek cumartesi akşamı erkenden yatağına giren insomni hastası Sevim teyzenin yüzü suyu hürmetine,

 

Seçim sabahı;

Formasını giyip, “kime oy vereceğimiz belli değil ama kime oy vermeyeceğimiz İnce’den belli” diyerek parti genel başkanı edasıyla sandığa zarfı sırıtarak bırakan tribüncü Mustafa için,

Seçim sabahı;

18 yaşındaki torunun tekerlekli sandalye üzerinde sandık başına getirdiği, zarfını kutuya kendi atmak istediğinden yılların eğdiği boynunu iyiden iyiye zedelediği, o boynunu eğmeyi başaran yılların başına zerre ilişemediği Betül nineye hitaben,

 

Seçim akşamı,

Bugün çalışmayacak olsa doğmamış oğlunun düğününü boğazda tertip edecek kadar parası olan ünlü iş insanının oğlunun, seçim sonuçlarını ilk gördüğünde gözünden seyiren iki damla yaşın uğruna,

Seçim akşamı,

Pazartesi günü 1605 TL için küçük yaşta yerleri silmeye mahkum edilen, annesinin görmeyen gözlerinin yerine kalbi umutla seyretsin dünyayı, diye oyunun peşinden giden, ilçe seçim kurulunda tutanağı süngü, ıslak imzayı miğfer belleyen Esma’nın hatırına,

 

Bize yaşattığın 40 küsur umutlu günün bir romanın son sayfaları olmadığını anlatmak için,

önsözünü birlikte yazdık, bugün olmasa bile bir gün bu hikayeyi kaleme alacağız diyebilmemiz için,

Çık konuş.

Kaybettik ama başımız dik de, bu işin peşini bırakmayacağım de, valla durum kötü arkadaşlar de veya her yanımız bahar bahçe de, Bu “İnce”cik Bir Yaz Havasıydı geldi geçti maalesefde yahut daha yeni başlıyoruz de, ama çık bir şey de.

Hatırımız için…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir