Günlük gazeteyi elime alıp okumaya başlayınca, Ay’a ineli 49 yıl olmuş haberi gözüme ilişti. Manşetten, sür manşetten verilen ülke haberlerini okumadım bile. Bu haberi okudum, durdum düşündüm bir daha okudum. Neil Armstrong, Edwin Aldrin, ve Michael Collins’i, APOLLO roketi ile 3 gün süren yolculuktan sonra ‘Kartal’ adlı uzay aracı 20 Temmuz 1969 da Ay’a indirdi. İnişten 6 saat sonra 21 Temmuz’da Armstrong Ay’a ayak basan ilk insan oldu. Bu, Ay’a insan gönderme projesi için 110 milyar dolar para harcanmış olduğunu okuduğumda ise, vay bee dedim içimden. 1969 yılında nasıl bir ileri görüşlülüktür bu.!

İnsan imrenmesin de ne yapsın? Bizim gündeme döndüğümde ise İstanbul’da, cin çıkarma hastanenesinden tutun Atatürk’e küfreden İmam Hatip’li öğrenci kızımızın haberleri ve benzerleri… Sonra durup, Ay’a ilk biz gitsek ne olurdu diye düşündüm, aklıma ilk olarak oraya bir cami yapalım fikri geldi. Benim değil ama ülke olarak ilk bunu derdik yüksek ihtimal.:)

Sene 2018, bizim gündemimizdeki olaylara bakınca, 1969 da Ay’a gitmeyi planlayan ve büyük para harcayan ülke tabii ki süper güç olacak, bizim olacak halimiz yok. !

Biz daha önemli gündemimize dönelim. !!!!!

Evet, İmam Hatip’li kızımız Atatürk’e hakaret etti ve hepimiz de bir infial yaşandı. Sosyal medyada linç ettik hep beraber. Ama düşündüm de sonuçta Gazi Mustafa Kemal’e hakaret eden bir sürü makam mevki sahibi insanlar da oldu geçmişte. Hatta Atatürk’e en ağır hakaret edenleri devletin en yüksek makamlarında ağırladılar veya dışarıda ziyaretlerine gitti yetkililer ve bu sebeple o hakaretlere icazet verdiler bir şekilde, bunu hepimiz biliyoruz. Göstermelik soruşturmalar, gözaltılar vesaire… Hepsi yarın unutulur! Çok verimli geçmesi gereken yıllarımız hep boşa gitti ve hızla gitmekte…

Devamlı geçmiş ile yaşayan, geçmişle kavga eden, suni, içeriği boş işler, boş söylemlerle uğraşan bir ülke olduğumuzu kabul etmemiz gerek!

Yazımı güzel bitirmek istiyorum hep. Bu anlamda çevremizdeki güzellikleri de görüp konuşmalıyız diye düşünüyorum. Bir hayırsever bodrum Turgut Reis’teki otelini LÖSEV’e bağışlamış. Lösev’de yaz boyunca her hafta 12 aileyi ücretsiz ağırlayıp hastalığı yenmiş çocuklara mutluluğun resmini çizdiriyor. Hayırsever o mükemmel insanı ve Lösev Yetkililerini Canı gönülden tebrik ederim.

Son yıllarda kurban bayramı için bağış yaptığım diyanet kurumunun Mercedes makam aracı olayından sonra bu kurumdan vazgeçip, kurban bayramı ibadetimi Lösev’e Bağışlayarak doğru karar verdiğim için de ayrıca mutlu oldum. Naçizane tavsiye ederim.!  🙂