İçerim Ben Bu Akşam… Alkol Bağımlılığı

Alkol bağımlılığı diğer adıyla alkolizm, istenilenden daha fazla ya da daha uzun süreli olarak alkol kullanmak, sürekli alkol içmek istemek ve bunun için fırsat yaratmak, alkol kullanımını engellemek ya da alkol kullanmayı bırakmak için çaba harcayıp sonuç alamamak, sosyal hayat aktivitelerini alkol kullanımı sağlanabilecek şekilde planlama, bu yüzden diğer anlamlı etkinliklerini bırakmak, her kullanım sonrasında bir daha içmeyeceğim diye düşünerek aynı etkiyi sağlaması için daha da fazla kullanmak, belirli bir süre kullanmayınca yoksunluk hissi gibi bir çok durumu kapsar.

Alkolün sık ve kötüye kullanımı kişinin sosyal çevresine, ilişkilerine, iş hayatına, aile hayatına zarar verebilir. İşten kovulmak, boşanmak, aile içi şiddet, alkollü araç kullanmak gibi yasal problemlere yol açabilir. Alkolizmdeki sorun; aslında alkol kullanan kişi bunun kendisine ve ilişkilerine zarar verdiğini bilmesine rağmen içmeye devam etmesidir. Alkol bağımlılığında kişi fiziksel olduğu kadar ruhsal olarak alkole bağımlıdır.

Şu bilinmelidir ki alkol içen insana kızmak, onunla kavga etmek bir işe yaramamaktadır.  Bir insana neden hastalandığı sorulmaz, hastalığının geçmesi için destek verilir. Alkolizmi yoğun yaşayan kişiler alkol almadığında çok iyi, alkol aldığında ise aşırı öfkeli biri olabilir. Bazen yaptıklarını bile hatırlamayabilirler. Evet, alkolik olarak nitelendirilen bir insanla yaşamak çok zordur.  Ancak yazıdaki bilgilerden de anlaşılıyor ki aslında alkolizm bir hastalıktır, hem de çok uzun süren bir hastalık. Alkolizm zayıflık veya iradeden yoksunluk demek değildir. Araştırmalara bakıldığında genetik özelliklerin de yaşam koşullarının da bu hastalığı önemli ölçüde etkilediği görülmektedir.

Bazı insanlar için alkol geçici unutma, rahatlama ve hayata karşı memnuniyet sağlayan bir yoldur, içmediklerinde sorunlarla başa çıkabileceklerine inanmadıkları için, içip unutmak daha kolay gelir. Hayatin karmaşasından ve gerçeği kabullenmenin zorluğundan kaçmanın en kolay ve en yasal yollarından biri alkol kullanmaktır.

Alkolizm Belirtileri Nelerdir?

 Kesin alkol bağımlısıdır diyemeyiz ancak bir fikir oluşturması açısından aşağıdaki belirtilerin ve davranışların bazıları aşırı alkol tüketimi içinde olan ve alkolizm problemi olan kişilerde görülür.

– İçmeye ara vermediği gibi ne kadar içtiğini kontrol edemez.

– Aynı etkiyi yaşayabilmek için her seferinde bir öncekinden daha fazla içer.

– İçmeyi bıraktığı zaman ortaya yoksunluk belirtileri çıkar. Terler, özellikle ellerde titreme olabilir, kaygılı ya da öfkeli bir hal alabilir vb.

– İçmeye harcadığı zaman fazla olduğundan günlük aktiviteleri azalır ya da hiç aktivite yapmaz.

– İçmeyi bırakabileceğinden emin olsa bile kişi ne içmeyi bırakabilir ne de ara verebilir.

– İlişkilerine ve sağlığına zarar verdiğini bildiği halde alkol kullanmaya devam eder.

– Sabahları uyanınca veya tek başına iken bile içer.

– İçtikten sonra kendisini suçlu hisseder ama yinede içmeye devam eder.

– Alkol kullanımı için bahaneler bulur.

– Çoğunlukla içerken ne yaptığını hatırlamaz.

Alkolün etkileri nelerdir?

Alkol, beyin ve sinir sistemini, kalp ve solunum sistemini, sindirim sisteminde yer alan mide, pankreas, karaciğer ve boğazı, kanı, bağışıklık ve üreme sistemini olumsuz yönde etkiler.

Alkolün vücuda etkileri evre evre gerçekleşir. Alkol vücuda ilk olarak girdiğinde büyük mutluluk hissi verebilir. Ancak zamanla kişinin görüşünü bulanıklaştırır ve koordinasyon bozukluğuna, depresyon ve ısı kaybına sebep olabilir. Aşırı tüketim sonucunda, bilinç kolayca yitirilir, kalp durabilir, hatta bazı insanlar kendi kusmuğunda bile boğulabilir. Aşırı alkol tüketimi, alkol zehirlenmesine bağlı ölüme bile yol açabilir. Alkolün kana karışma süresi 30 ile 90 dakika arasında değişebilmektedir. Alkol alımı sonucunda kan şekeri düştüğü için halsizlik ve yorgunluk hissi ortaya çıkar. 

Bunun ikinci evresi sarhoşluktur. Kişi bu evrede hareketlerini kontrol altında tutmakta zorluk çeker. Kişinin dengesi bozulur ve düşmelere sebep olabilir.

Üçüncü evre trans diye adlandırılan evredir. Bu evrede kişi kafa karışıklığı, asabiyet, kışkırtma, uyku hali, mide bulantısı, kusma ve baş ağrısı yaşar.

Dördüncü evre baygınlık ve uyuşukluk evresidir. Kişi anlaşılmayan sözler söyler. Bilinç yok denecek kadar azdır. Kas gücü tamamen kaybolmuştur, kişi sürekli idrara çıkma isteğinde olup, bu isteği kontrol edemeyebilir ve nefes almak zorlaşmıştır.

Beşinci evre, bulber felç veya ölümdür. Kişi kardiyovasküler şoka girer ve bu da solunum durmasına bağlı ölüme neden olur.

Kişinin alkol alımına eşlik eden ilaç kullanımının olmaması önemlidir. Ayrıca psikolojik problemlerin olduğu düşünüldüğü dönemdeki alkol kullanımı daha fazla ve hızlı sarhoş olmaya sebep olmaktadır.

Hamilelik döneminde alkol kullanımı tehlikeli ve sakıncalıdır. Bebekte zihinsel ve fiziksel hasara neden olabilir.

Aşırı alkol kullanımı kısırlığa, ereksiyon problemlerine, ülsere, iç kanamaya, kansere sebep olabilir.

Ayrıca aşırı alkol tüketimi maddi ve manevi kayıplara da yol açar.

Nedir Bu Hastalığın Tedavisi?

Alkol kullanım bozukluğunda da diğer çoğu hastalıkta olduğu gibi profesyonel bir yardım ile sağlanır. Bu yardımın ise şu yönleri vardır:

1-İlk bölüm arınma sürecidir. Bir süredir alınan alkol kesilir. Bu dönemde alkolün kesilmesiyle ortaya çıkan yoksunluk belirtileri gözlemlenerek, bunların ortadan kalmasına yardımcı olan ilaç kullanımı ve diğer tıbbi müdahaleler gerçekleştirilir.

2-İkinci bölüm rehabilitasyon dönemidir. Bu dönemde kişi artık alkol yoksunluğu ve belirtilerinden kurtulmuştur. Bu süreçte hayattaki normal işlevlere dönebilme ve alkol kullanımı olmadan yaşama uyum sağlaması için hastaya bilgi ve beceriler kazandırılmaya çalışılır. Bunun için terapötik girişimlerden yararlanılır.

Ayrıca hastanın, bireysel ve grup terapilerine katılımı sağlanabilir. Bireysel terapilerde hastayı alkol tüketimine iten sebepler de ele alınarak tekrar kullanımı engellenebilir.

Her zaman dediğim gibi her şey dozunda güzel. Hep alkol tüketin demeyeceğim gibi hiç içmeyin de demeyeceğim.

Hayatınızda alkol aldığınız her anınızdan sonraki gün şişede durduğu gibi duruyor diyebilmeniz umuduyla…

Keyifli haftalar =)

Uzm. Psikolog Yasemin ERDEMİR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir