Hilkat Garibeleri

Şimdi diyeceksiniz bu başlığı neden attın diye… Bu aşağılık insanları adlandırabilecek uygun bir sıfat bulamadığım için attım. Evet, son dönemlerde iyice ayyuka çıkan cinsel istismarda bulunan insanlardan bahsediyorum. Artık ülke olarak öyle bir hale geldik ki, bu durum 3-4 yaşlarındaki –çocuk bile diyemiyorum– bebeklere kadar düştü. İnanın yazarken bile utanıyorum, o hilkat garibeleri bu davranışlarda bulunurken utanmıyorlar.

Son dönemlerde, özellikle de sosyal medya üzerinde bu yaratıklara karşı güzel bir birleşme ve ayaklanma görüyorum. Çok güzel hareket ama yetmez. Çok daha fazla kişiye ulaşmalı, milyonlar olarak kenetlenmeliyiz. Bu olayların daha çok üzerine gitmeliyiz. Küçük yaşlardaki evlatlarımızda olası davranış bozukluklarını ve anlık oluşan içe kapanma durumlarında aileler olarak altında yatan sebepleri araştırmalıyız. Küçük yaşlardaki çocuklarımız korkar, utanır, bahsetmeye çekinir ve maalesef ki birçok evladımız bu başına gelen olayı atlatamadığı için, üstesinden gelemediği için intihar yolunu seçmektedir. Çok yazık, daha gencecik yaşlarda sönen birçok yaşam…

Korkmadan, millet ve devlet olarak bu durumun üzerine gitmeli ve her kim olursa olsun ister paşa torunu, ister milletvekili çocuğu en küçük kayırma yapmadan en ağır cezayı vermeliyiz. Halk arasında sıkça kullanılan bir tabir vardır “Sallandıracaksın bunları Taksim’in orada yerinde, herkese ibret olacak” diye gerçekten de insanın içinden bu düşünce geçiyor. Çünkü o insanların bu dünyada aldıkları nefes bile haram…

Ne Soyağaçmış Be Kardeşim

Ülke olarak en sevdiğimiz konuların başında gelir “memleket” muhabbeti. Hiç bilmediğimiz bir ortamda ve hiç tanımadığımız kişiler arasında olduğumuzda hemen “memleket neresi” sorma ihtiyacı hissederiz. Olur da aynı memleketten biriyle karşılaşırsak hemen ivedi bir şekilde samimiyetimiz artar ve o ortamda kendimizi yalnız hissetmeyiz. Hele hele bazı yörelerimizde yaşayan insanlar bunu dakika, plaka veya numara anlamında aşırı bağnazlığa kadar vardırmaktadır. (Kendimi konu dışarısında tutuyorum, hiç sevmediğim muhabbetlerdir)

Konuyu getirmek istediğim yeri söyleyeyim. Son dönemde tıklanma rekorları kıran ve e-devlet portalının yoğunluk sebebiyle çökmesine kadar varan yeni soy ağacı uygulamasından bahsediyorum. Bir ülke düşünün ki soy ağacına kadar öğrenmesi/araştırması gereken yüzlerce konu varken, tek sayfa kitap okumaz, açıp gazete dahi okumaz; ancak konu memleket veya soy ağacına gelince bilgisayar başında asker gibi 3-5 nöbeti bekler. Gerçekten de çok ilginç bir ülkeyiz, Allah hepimize akıl fikir versin…

Suyun Sesi

13 Oscar adayı bir film vizyona girer de sinemaya gitmemek olmaz. Ben de güzel bir cumartesi günü biletimi alıp gittim hemen izlemeye. Film nasıl diye soracak olursanız, film gayet güzeldi. Yeni vizyona girdi, izlemeyeniniz çoktur. Bu sebeple ayrıntılarına girmeyeceğim tabii ki; ancak şunu da belirtmek isterim ki 13 Oscar adayı olunca “Titanic” gibi bir başyapıt aklınızda canlanmasın. Sonuçta adı üzerinde henüz Oscar adayı… Büyük beklenti yükleyip filme sonra hayal kırıklığı yaşamayın. Ama şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki kaliteli bir yapım izleyeceğinize emin olabilirsiniz…

***

Dipnot olarak söylemem gerekiyor “Zeytin Dalı” operasyonumuz sanmayın ki unutuluyor. Tüm ayrıntılarıyla takip etmeyi sürdürüyorum. Allah tüm şehitlerimize gani gani rahmet eylesin. Hepsinin sızısı her gün içimizde…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir