Haydi İnşallah

Ülkemizde olması gereken birçok şey olmadığı için, çalışan lehine yapılan her değişiklik ekstra motive yaratıyor bizlerde. Başbakan Binali Yıldırım’ın yaptığı, 2018 yılında toplam 110 bin personel alınacak. 36 bin sağlık personeli, 20 bin de Milli Eğitim Bakanlığı’na öğretmen alınacak, açıklaması bizleri hayli mutlu etti. Oysa ki bunlar zaten olması gereken şeyler.

Bir de birçoğumuzu yakından ilgilendiren bir mesela var ki, hepimizin bildiği üzere taşeron işçiler… Başkaban Yıldırım bununla ilgili de önemli bir açıklama yaptı. Tam 900 bin çalışanın yeni yılla birlikte devlette daimi işçi kadrosuna geçeceğinin müjdesini verdi. Ne diyelim buna da şükür… Ama bunları sadece iyi yönde atılmış bir adım olarak görmek istiyorum; çünkü henüz atanamamış halihazırda çok daha fazla öğretmen sayımız var. Keza taşeron işçi sayımız da aynı şekilde çok daha fazla. Bu sorunların acil bir şekilde giderilmesi gerekiyor. Her sene, her sene dile getiriyoruz ama maalesef ne kadar dile getirsek de yetmiyor…

     

İki Yeni Kanun Hakkında Kararname (KHK)

                   

Olağanüstü hal kapsamında iki yeni kanun hakkında kararname açıklandı. Bunlardan birincisi, Savunma Sanayii İcra Komitesi, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanacak. Cumhurbaşkanının daveti üzerine toplanacak komite üyeleri; Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, İçişleri ve Milli Savunma bakanları olacak.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı Cumhurbaşkanına bağlandı. Buna göre, müsteşarlık personeli Cumhurbaşkanı onayı ile atanacak, Cumhurbaşkanı bu yetkisini Müsteşara devredebilecek. Diğer bir KHK ise yazımın başında bahsettiğim taşeron işçi konusu. 696 sayılı KHK’ya göre taşeron işçiler, on gün içinde çalıştıkları idarenin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birime, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı başvurabilecek.

696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçmesi, 4 Aralık 2017 itibarıyla çalıştırılmakta olanları kapsayacak. 4/C (geçici) personel statüsü kaldırılarak, bu statüdeki personel 4/B (sözleşmeli) statüsüne geçirildi.

Taşeron işçiler, sürekli işçi kadrosuna geçebilmek için yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınacak. Sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç 90 gün içinde sonuçlandırılacak.

KHK’ya göre taşeron işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçebilmesinde, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak şartı yer alacak.

MİT fiili kadrosuna atanan personel teşkilata yazılı olarak müracaat etmek suretiyle istifa edebilecek. İstifa müracaatında bulunan personel hakkında; uhdesinde bulunan bilgi, belge ve kayıtlar, yürüttüğü faaliyetler, takip ettiği iş ve işlemler ile kullanımında bulunan kaynak ve diğer hususlara ilişkin olarak teşkilat tarafından bir rapor oluşturulacak ve bu rapor sonucuna göre işlem yapılacak.

               

KHK ile birlikte gelen yükümlülerin tek tip kıyafet düzenlemesi ise, yine en çok gündem olan konular arasında. Resmi Gazete’de yer alan 696 sayılı KHK’ya göre, 5275 sayılı “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun”a eklenen maddeyle, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunanlara, duruşmaya sevk nedeniyle ceza infaz kurumu dışına çıkarılmaları durumunda, ceza infaz kurumu idaresince verilen giysileri giyme zorunluluğu getirildi.

                 

Bu kapsamda, Türk Ceza Kanununun “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı beşinci bölümünde yer alan suçlardan hükümlü ve tutuklu bulunanlar için bu madde hükmü uygulanacak.

                  

“Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs” ile “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs”, “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs”, “Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı” suçlarını işleyenler badem kurusu renginde tulum giyecek. “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan”, “Devletin güvenliğine karşı suçlar” ile “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” nedeniyle “örgüt kurma, suç için anlaşma ve örgüte silah sağlama” suçlarından tutuklu ve hükümlüler ise duruşmalara gri renkli tulum giyerek katılacak.

                 

Yükümlüler demişken, bu yeni düzenleme ile ilgili en sert açıklama da HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan geldi. 4 Kasım 2016 tarihinden beri tutukluluk hali devam eden Demirtaş “KHK’da yer alan tutuklu ve hükümklülere tek tip kıyafet giydirilmesi ile ilgili avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, tecavüz zanlılarının kravat takarak iyi hal indirimi alacağı vurgusu yapılarak, ‘Darbeciler tek tip kıyafet giyer mi, giymez mi umurumuzda değildir. Ancak on binlerce siyasi tutsağı darbecilerle eşitleyen bu onursuzluğu asla kabul etmeyeceğiz. Bize tek tip kıyafet verilmesi halinde parçalayıp çöpe atacağız’ dedi. Demirtaş bu karara olan tepkisini “Faşizme boyun eğip tek tip kıyafet giymektense kefen giymeyi tercih edeceğiz. Bütün toplumu bu faşizan baskılar karşısında birlikte hareket etmeye, dik durmaya ve geleceğe sahip çıkmaya çağırıyoruz” sözleriyle kendisi açısından bu konunun ne kadar hassas bir konu olduğunu dile getirmiş oldu. Bakalım, zaman ne gösterecek. Ancak bu KHK’lar epeyce konuşulmaya devam edecek, o belli oldu…

                                 

Nerede Kalmıştık…

            

Hafta arasında, sessiz sedasız bir gün geçiriyorduk ki, bir anda bu sessizlik Fatih Terim’in resmi sosyal medya hesabından gelen “Nerede kalmıştık” cümlesiyle bozuldu. Bu cümleyi GS Spor Kulübüne itafen yazan Terim, bir anda ülke gündeminin en üstüne oturdu ve ülke tarihinde sosyal medya üzerinden yapılmış en çok etkileşim alan yazı olarak tarihe geçmiş oldu. Yaklaşık dört buçuk yılın ardından tekrar yuvasına dönen Terim, çıktığı ilk maçta da kaldığı yerden devam edeceği mesajını tüm rakiplerine vermiş oldu. Böyle büyük bir sevgi seline maruz kalacak olan Terim-taraftar buluşmasını canlı gözle izleyebildiğim için şanslı hissediyorum kendimi. Bir hoş geldin de kendim buradan iletmek istiyorum kendisine. Hoş geldin yuvana İmparator…

                                   

***

                

Her çalışanan daimi/kadrolu çalışan olduğu ve atanamayan hiçbir öğretmenin kalmadığı bir ülke görmek dileğiyle… Sağlık ve başarı dolu bir hafta diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir