Hadi Hakem Konuşalım…

SÜPER Lig’de bu hafta da en çok hakem kararları konuşuldu. Evet, bu hafta da tıpkı önceki haftalarda, önceki sezonların da haftalarında olduğu gibi… Hiç endişeniz olmasın bundan sonraki haftalarda da yine öyle olacak.

HAKEMLERİN kötü olduğunu herkes söylüyor, anlatıyor zaten. Haklılar da… Fakat bir de madalyonun diğer tarafına bakalım.

SAHADA hakemlerin adalet dağıtmasını, doğru kararlar vermesini en çok isteyenler; oyuncular ve kulübedeki teknik adamlar, yani işin esas aktörleri olmalı. İş lafa gelince de öyle zaten. Hep duyarız “Biz kayrılmak istemiyoruz, hakem gördüğünü çalsın yeter” şeklindeki demeçleri. Gelin görün ki; taraftarın hakemleri baskı altına almasını en çok isteyenler de yine onlardır. Ayrıca hakemin doğru karar vermesini istediklerini sahadaki davranışlarında asla göremezsiniz.

ELBETTE istisnalar var. Ancak futbolcular ve teknik direktörlerin çok ama çok büyük bir çoğunluğu, sahada hakemi aldatmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Üstelik sıradan bir taç atışı için dahi…

ÖYLE ki; bazıları –onlar genelde tecrübeli ya da profesyonel gibi pozitif çağrışımları olan kelimelerle sıfatlandırılırlar nedense– sadece hakemle oynarlar. Kendilerine fayda sağlamış yanlış kararları maç sonunda yüzümüze baka baka utanmadan savunurlar da.

ÖRNEĞİN Konya-Beşiktaş maçı sonrası Ali Turan, Talisca’nın ayağına basıp sanki kendi ayağına basılmış gibi yerde yattığı ve bu sayede hakemi aldatıp Talisca’nın sarı kart görmesine neden olduğu pozisyon için “Kamera aldatıyor” dedi!

UZUN lafın kısası hakemlerin kötü kararlarına yeter artık şaşırmayalım. Çünkü;

1-SÜREKLİ ama sürekli, hiç durmadan, pes etmeden onları aldatmaya çalışan, doğru kararlarına bile itiraz ederek, “Hocam yemin ederim dokunmadım” diyerek bir sonraki pozisyonda lehine karar çıksın diye yatırım yapan oyuncular var.

2-SAHADAKİ üç tane insan bu oyunda olan biten her şeye yetişemez. “Gördüğünü çalsın” deniyor ama bazen göremezler. Üç adet insanın kusursuz maç yönetme ihtimali tamamen tesadüf. Çünkü insanın böyle bir yeterliliği yok.

3-KLİŞE ama gerçek, onlar pozisyon tekrarı izlemiyorlar. Üstelik sahadaki aksiyonlar yavaş çekimde gerçekleşmiyor.

HAKEMLER dün ve bugün olduğu gibi yarın da hatalar yapacaklar. Video yardımcı hakem gelmeden ve bu tüm pozisyonlar için uygulanmadığı sürece bunlar olacak. Yine bizlerin tekrar çekimde izledikten sonra berbat olduğuna kanaat getirdiğimiz kararlar verecekler. Ve sahadaki bazı aktörler meslektaşlarının canının yandığını bile bile o berbat kararlara sevinecekler. Kendi canları yanınca da “Hakem emek katili” diyecekler…

 

Sanki Nuri Bilge Ceylan Gişe Filmi Yaptı!

BEŞİKTAŞ, Konya deplasmanında 2 puan bıraktı bu hafta… Maçı kazanmak adına fırsatları bulmuştu, kullanamadı. Hatta son bölümde Konya’nın kaçırdıklarıyla Beşiktaş için beraberlik iyi sonuç haline dönüştü.

NEYSE, sonuçtan bağımsız oyunu konuşalım. Golü bulduğu 27. dakikaya kadar maçın hakimi Beşiktaş. Ancak öne geçtikten sonra Bilic dönemine döndü takım. Kontrolü rakibine verdi, Konya’yı çok geride karşılamaya başladı. Bu durum golü yediği 60. dakikaya kadar da devam etti.

ANCAK maçın olayı 59. dakikada gerçekleşti. Şenol Güneş, teknik direktörlük kariyeri boyunca inandığı değerlere ihanet etti. Santrfor Love’ı çıkarıp stoper Vida’yı oyuna aldı.

BU öyle bir değişiklik ki; Bülent Ortaçgil’in şarkılarının aranjmanını Ozan Çolakoğlu’na yaptırması ya da Nuri Bilge Ceylan’ın gişe filmi çekmesi gibi…

HOCAM; hani büyük takım rakip yarı sahada oynardı? Takımın bugün Bayern Münih deplasmanına çıkacak, nasıl Konya’nın kurduğu baskıyı kabullenir ve santrfor çıkarıp sahaya stoper sürersin. Başkası yapsa tamam da Şenol Hoca yapınca insan şaşırıyor. Lütfen Bayern Münih maçı için prova, test gibi bir şey yapmış ol hocam…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir