Güneş’in Restoranı

ŞENOL Güneş’in iki sene önce harika bir restoranı vardı. Arjantinli et ustası Sosa yemekleri hazırlarken garson Oğuzhan müşterilere servisleri yapıyordu. Kasada duran Gomez ise hesabı tutuyordu. Atiba da restoranın olmazsa olmazı; her işe koşan, yetişen, nerede ne eksik var asla kaçırmayan elemanıydı. Güneş’in organizasyonunda ve temelde bu dörtlünün emeğiyle işler kusursuza yakın yürüyor, restorana her gelen mutlu kalkıyordu masadan…

GEÇEN yıl Sosa ve Gomez işi bıraktı. Fakat Güneş yerlerini bir şekilde doldurdu onların. Şef aşçı iki yıldır Quaresma… Kasaya ise geçen yıl Cenk, Talisca ve Aboubakar baktı. Bugün ise tüm yük Talisca’ya kaldı. Neyse ki yavaş yavaş Love ona yardım etmeye başladı.

ANCAK restoranda lezzet, iki yıl öncesinde olduğu kadar tatmin etmiyor müdavimleri… Bu yıl ne zaman yurt dışından misafirler gelse onlara ikramda, hizmette sınır yok. Her sınavdan alnının akıyla çıktı Güneş’in müessesesi. Lakin sıradan günlerde, ‘orta‘lama yemekler çıkıyor, Güneş ve çalışanları o günlerde sanki işine olan sevdasını kaybediyor, kabak tadı veriyor…

NEYSE, teşbihte hata yapmanın kıyısında dolandığım yeter bu kadar. Uzun lafın kısası, Beşiktaş’ın geçen cuma Karabük karşısında aldığı 5-0’lık görkemli galibiyete rağmen hâlâ o eski tadı yok. Takımın potansiyelini büyük ölçüde sahaya yansıttığı Şampiyonlar Ligi maçları hariç tabii. O kulvarda oynanan oyun, sergilenen duruş, ortaya konan karakter büyük keyif verdi taraftara, gurur duydu herkes.

BUNA karşın Süper Lig’de de her ne kadar zor olsa da aynı üst düzey konsantrasyon ve beceriyi, hele ki bundan sonraki süreçte sahaya yansıtması gerekiyor Beşiktaş’ın.

BU cuma Konya deplasmanıyla beraber adeta bir çağlayan nehire girecek Kartal. Orada azgın dalgalarla boğuşacak. Ne kadar hasar alacak, kayaların üzerinden yara almadan mı atlayacak göreceğiz. Fakat formunun zirvesine çıkası gereken dönem geldi, çattı.

BAYERN Münih karşısında kimsenin beklentisi ‘tur‘ değil. Hocaya göre zaten sonuç hiçbir maçta önemli değil. Aslında bu ‘Sevinmek için sevmedik’ diyen Beşiktaşlılar için de böyle. Camia ‘güzel oyun’ ve ‘coşku’ görmek istiyor. Bu da oyuncuların yaptıkları işten keyif almasından geçiyor. Öyle olunca, zaten izleyen de doyuyor.

BEŞİKTAŞ devre arasında yine bir değişim yaşadı. Hoca, temelde oyunu rakip sahada oynayabilecek, kaybettiği topu hızla kazanabilecek, atak devamlılığı sağlayabilecek en uyumlu 11’i, sezonun yarısından fazlası geride kalmış olmasına rağmen şartların da etkisiyle bugün dahi arıyor.

KALE Fabri’nin, sağda Gönül var. Pepe’nin yeri garanti, yanı belli değil, solda Adriano. Atiba bugün de değişilmez. 8 numara netleşmedi, Trabzonlu olma avantajına rağmen Oğuzhan inatla başrolde olmayı reddediyor. Sağda Q7 kesin! Talisca ikinci forvet… (keşke 10 numara gibi de oynasa) Solda, bu ara biraz düşüşte olsa da Babel ve geçen cumanın ardından Love artık santrfor…

ŞU belirsiz pozisyonların birinde Medel olacak. Eğer orta sahada kullanılırsa stoperde ya Vida ya Tosic oynayacak. Şu sıralar Tosic’in Vida’dan daha iyi olduğu yönünde çok yorum yapılıyor ama sakatlıktan çıktı. Şu an ne durumda, bilemiyoruz. Vida henüz kimseye ‘Bulduk işte yıllardır aradığımız ikinci stoperimizi‘ dedirtmese de biraz daha oynarsa, özgüven kazanırsa Beşiktaş’ın defans bloğu seviye atlayabilir.

YOK eğer Medel stoper olacaksa ve 8 numara Oğuzhan olmuyorsa emin olun, bunun tek sorumlusu kendisidir. Neden? Yanıtı basit, hoca ondan vazgeçmek istemiyor. Ozzie yoksa Tolgay olacak. Ve zaten Ozzie tavanını zorlamıyorsa, performansı en üst noktada değilse olmasın, çünkü o halde zarar veriyor. Tolgay, Oğuzhan’a oranla riski daha düşük bir adam. En azından vasatı bile kurtarır. Ayrıca o da hâlâ bir koruma kalkanının içinde gibi. İşin hücum tarafında yapabilecekleri çok daha fazla… Kabuğunu bir kırabilse o da hayâllerdeki Oğuzhan katkısını verebilir.

TOPARLARSAK; Beşiktaş önce iskeletini bulmalı artık. Roller dağıtılmalı ve bundan sonrası artık yokuş aşağı… Ya hızla giderken takılıp düşecek takım, ya da ayakta kalmayı başaracak. Tecrübesi olduğu tartışılmaz. Gücü var mı, yüksek yaş ortalamasına karşın var gibi duruyor ama ne olacağını hep beraber göreceğiz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir