Güneş ve Ay.. Dünyamız için temel 2 ışık kaynağı… Güneş günümüzü aydınlatırken, sıcaklığı ile içimizi ısıtıyor… Ay ise karanlık gecelerimizde gökyüzünde inci gibi parlıyor.. Her gün değişen yüzüyle bizi düşler aleminin serin sularına sürüklüyor..

Astroloji’de Güneş;  yaratıcılığımızı, enerjimizi, varoluş amacımızı, bilincimizi sembolize ederken, Ay; bilinçaltımızı, duygularımızı, duygusal ihtiyaçlarımızı, hafızamızı temsil eder. Güneş aktif ve eril enerjidir, Yang’dır. Ay pasif ve dişi enerjidir, Yin’dir.

Güneş ile Ay, tango yapan 2 tutkulu partner gibi sürekli hareket halinde devinirler. Bazen Ay, Güneş’in gerisinde kalır ve koşarcasına kendini Güneş’in kollarına atar. İşte bu kavuşma anı Yeni Ay Fazı’dır. Her 29,5 günde bir, burçlar kuşağında gerçekleşen bu birleşme 2 aşığın hasretle birbirini kucaklaması gibidir. Yeni Ay günlerinde coşkun bir enerji içimizde kıpırdanır. Yeni işlere adım atmak için en uygun zaman dilimidir.

Ay 2,5 günde bir burç değiştirirken, haliyle Güneş’in önüne geçer. (Güneş her bir burçta yaklaşık 1 ay kalır) Ay’ın ışığının büyümesiyle biz onu gökyüzünde Hilal olarak görmeye başlarız. Hilal Fazı’nda enerjimizi somutlaştırma, hedefe yönelme arzusu vardır. Ardından İlk Dördün Fazı gelir. Ay ve Güneş arasında bu sefer 90º’lik bir uzaklık vardır. 90º’lik açı Astroloji’de sert tabir edilen “Kare Açı”dır. Kare açıda aksiyon, kriz ve mücadele teması vardır. Dolayısıyla bu fazda hedefimiz için eyleme geçer, mücadele içine gireriz. Ardından Büyüyen Ay Fazı gelir. Bu faz Dolunay’dan önceki son aşamadır. Bu günlerde yaptığımız işi daha iyi hale getirme isteği duyarız.

Dolunay’da Ay ve Güneş karşı karşıya gelir. Aralarında 180º bir uzaklık bulunur. Bu sefer 2 aşığın yüzü birbirine dönük olur. Bu fazda ikili ilişkilerimiz önem kazanır. Ortaklık kurmak, işbirliği yapmak için en uygun dönemdir. Dolunay’da daha çok karşımızdaki kişiyi anlama çabası içine girer, olaylara daha objektif bir gözle bakarız. Dolunay’ın ardından Ay’ın ışığı küçülmeye başlar. Küçülen Ay Fazı ile ilişkilerimiz üzerinden fikirlerimizi ortaya koyma ihtiyacı hissederiz.

Son Dördün Fazı ile şimdiye kadar yapmış olduklarımızı toplama ve başarı elde etme isteği duyarız. Ve son olarak Balsamik Faz’da Ay, Güneş’in arkasında kalır ve ışığını tamamen kaybeder. Adeta sevgilisine hasret yalnız bir aşık gibidir. Biz ise gökyüzünde Ay’ı göremeyiz. Genel olarak motivasyonumuzun daha düşük olduğu günlerdir. Bu günlerde ise akışta kalmalı, eldeki son işleri tamamlamaya bakmalıyız.

Güneş ve Ay arasındaki bu ilişkinin en belirgin göstergeleri ise Güneş ve Ay Tutulmalarıdır. Güneş Tutulmaları Yeni Ay Fazı’nda meydana gelirken, Ay Tutulmaları Dolunay Fazı’nda olur. Tutulmalar çok büyük manyetik enerjilerin ortaya çıktığı dönemlerdir. Tarih boyunca önemli doğa olayları, savaşlar, felaketler genelde tutulmaların hemen akabinde vuku bulmuştur.

17 Ağustos 1999 Gölcük depremini hatırlarsak, Güneş Tutulması’ndan 6 gün sonra meydana gelmiştir. O sene Tam Güneş Tutulması ülkemizden izlenmiştir.

En son 21 Ağustos’ta Amerika üzerinde meydana gelen Tam Güneş Tutulması’ndan sadece birkaç gün sonra Teksas’ta meydana gelen Harvey kasırgası ve sel felaketi; Tutulma ve ardından yaşanan afetlerin bir tesadüf olmadığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.

 

31 Mart Terazi Burcu’nda Dolunay gerçekleşiyor!

31 Mart Cumartesi günü saat 15.35’da 10° Terazi Burcu’nda Dolunay gerçekleşiyor! Retro Merkür’ün etkilerini yoğun olarak hissedeceğimiz bir Dolunay olabilir. Çünkü Güneş Merkür ile kavuşuma gidiyor. Zihinsel aktiviteler, geçmişle ilgili ilişkilerimiz ve iletişim konuları gündemimizde olabilir. Venüs de yöneticisi olduğu Boğa Burcu’na henüz yeni geçmişken özellikle önümüzdeki 2 hafta boyunca geriye dönük ilişkisel mevzularımızı çözmemiz, bu konularda farkındalık geliştirmemiz söz konusu!

pinarselcukastroloji@gmail.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir