Gibi

Betimleme iştahında kabarıyordu kalbim; seni aruz ölçüsüyle mi serbest ölçüyle mi sevsem, bilemiyordum. Kaşının keman çalan güzelliğinde birini görünce diğerini unutmadan söyleyen kalbim, adının şirazesinden kayıyordu. Söz veriyorum sevgilim, döllenmiş kaderin ispirto saçan sokak arası evveliyatından başlayıp seni sana ısmarlamam. Yaprak döken turuncu baharların sonbaharı donduran gözyaşlarında seni kendime saklamam. Özlemekten bitap düşen erkeksi duyguların kadın işveliğine salıncak sırası bekleyen çocuk gibi kandım. Seni seviyorum. Dün, bugün, şu an; boş ver yarını sevdiceğim, sönmez aşkların idolü haline geleceğin sonsuz bir dünyada ismin sen hallerinde kıvrandıracağım ben aşkı; seni seviyorum. Şu an, her an, yârin fısıltı cennetinden cayıp yârin cehennem döngüsünde binbir çare defolu kederler yağışına sırılsıklam olurken bile. Seni seviyorum diye hep seveceğim kendimi; gibi görünüyor gözüme, batma hayatıma, kalbimin buhar düellosuna sahne olup beni baştan yaratırken. Sana sağ ol’lar bana sevdalar ezberimde… 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir