Eve Düşen Yıldırım ( Kendi Gününde, Kendini Saatinde )

Herkese selam. Geçtiğimiz yıllarda bisiklet çetesi iki arkadaş dünya evine girmişti. Ben de bu konvoyu kameraya almış ve 50 TL para indirmiştim. Fakat 50 TL’ye alınabilecek en iyi dersi aldım diyebilirim.

Bağdat Caddesi’nde bir arabanın bagajında elimde kamera ile iki büklüm oturuyorudum. Hem kamera ile damat ve gelinin olduğu yaklaşık 80 kişilik bisiklet konvoyunu kameraya almaya çalışıyor hem de araba 40 km’yi geçer geçmez arabanın bagajından bisikletlerin önüne revan olmamak için uğraşıyordum. Oradaki sayın arkadaşlar trafiği kapatıp şu şekilde bir slogan attılar. “Arabadan in. Bisiklete bin

Kendimi Bostancı’dan Perpa’ya bisikletle giderken hayal edemediğim için ilk başta bu sloganı ciddiye almadım. Ancak şu an bu konunun ne kadar önemli olduğunu anladım. O lafın gazıyla, iş bittikten sonra koşar adım vesikalık fotoğraf çektirdim. Esnaflara haber aldım. Yarım saat içinde Tesisatçı Ziya ile elimde bulundurduğum arabanın normal fiyatının azına noterde buluştuk. Onaylandı, satıldı.

4.30 sularında dolmuşa binip Kadıköy’e geçip bisiklet aldım kendime. Kalan paranın iş kurmama yetmeyeceğini düşündüm. Aldığım 50 TL’yi de katık ederek Şampiyonlar finali olan Juventus- Barcelona maçında ”Messi gol atar”a oynadım. Bisiklet ile Kadıköy’den dönerken 2 kere düştüm, yılmadım. Eve vardığımda Beyonce gibi olan bacaklarım Datome’ye dönmüştü.

Akşam final maçında Messi gol atınca elimde olan 50.000 TL ile bir sonraki günün at yarışında Açan Gül’e tek attım. Açan Gül 2. Sırada Adalı Çikok’un arkasında son 50 metreye girdiğinde Adalı Çikok’un tökezlemesi ile kuponum geldi. Bir sonraki gün cebimde bulunan 650.000 TL ile Kıbrıs’a yolculuk ettim. Girne’nin lüks otellerinde yaklaşık 6 saatlik poker müsabakası sonucu, elimin kent olduğunu farketmeden girdiğim oyundan 1.100.000 TL para ile ayrıldım. 1.100.000 TL ile bir sonraki gün Çiftlik Bank’tan 5367 İnek ve 8.612 Tavuk ile üretim yapmaya başladım. Yaklaşık 6 ay’da paramı 1.700.000 TL ‘ye çıkarınca tombik döner arkadaşımla vedalaşıp oyundan çekildim.

Sportoto’da 15, 6’lı da 6 gibi bir çok legal-illegal kumar oyunlarından paralar kazanıp 7 aylık sürecin sonunda elime geçen parayı 4.250.632 kuruşa çıkardım. Bu nefis para ile eşimin dostumun, ne yapacaksın bu parayla sorularından bunalıp Uruguay’a kaçtım. Orada aldığım Angusları Türkiye – İran – Tunus gibi ülkelere satıp paramı katladım. 1 dönem Turizm Bakanı olarak Bolivya’da şark görevimi gerçekleştirip sonrasında herkesi şaşırtan bir salvo ile Kırıkkale’ye yerleştim. Hayatımın en iyi 8 günü Kırıkkale’de geçti. Baraj ihaleleri, Deniz Otobüsü alma Space X gibi bir kaç proje ile içli dışlı olduktan sonra hayatı ve aşkı tanıdığım Serbülent ile tanıştım. Serbülent erkek beklenen bir hanımefendiydi. 6 dili duyabiliyor. Enfes yemekler sipariş edebiliyordu. Babasının 300.000 gibi cüzi miktardaki sigorta borcunu kapatıp onu ve ailesini Bilecik’ten Bahamalara yerleştirdim.

Serbülent’in albüm çalışmaları ile çok ilgilenemesem de ona verdiğim yüklü miktar parayı o da 2’ye katladı. Bir akşam libidomun azizliğine uğrayıp ilk uçakla gittiğim Togo seyahatimde aldattım Serbülent’i. Defalarca özür diledim ama anlıyordum onun kadınlık gururu ile oynadığımı ve ağzıma sürmediğim içkiye alıştım. Önceleri bütün arkadaşlarım yanımdaydı. Herkes benim ne kadar önemli olduğumu hissettiriyordu. Sonra param yavaş yavaş suyunu çekmeye başlayınca hepsi bir anda yok oldular. Sağlığım bozuluyor param azalıyordu. Bir dizi estetik ameliyattan başarı ile çıkabilmiş yaşamaya şükrediyordum. Kendimi dünyevi zevklerden uzak tutmam ve aydınlanmam gerekiyordu. Hindistan’a vardım ve 4 gün kadar arındıktan sonra bir cuma akşamı SAW’a iniş yaptım. Kendimi musmutlu, pespembe, yumuk yumuk, fodik fodik hissediyordum. Serbülent ise evlenmiş ve bir de çocuk evlat edinmişti. Bu 2 hafta içinde… Ve bu çocuk benim sonumu getirecekti. Çünkü evlat edinilen çocuk Sarp Holding’in sahibi Sarp Karakuraoğlu idi. Zannımca Serbülent benden intikam istiyordu. Her alanda beni bitiren bu delikanlı bütün işlerimi bozmuş Elon ile arama nifak sokmuştu.

Artık paradan sıkılmıştım. Huzur istiyordum ve genç yaşımda Huzur evi alıp içine yerleştim. Şimdilerde 5 param kalmadı. Ancak benim gibi fakir arkadaşlara tavsiyem; büyük paralar harcamadan 5.000 TL’ye de lüks olabilirsiniz, hiç zor değil bu.

Ta ki geçen hafta elimde olan bütün milyonları bankadan çekmiştim. Bu paranın haydan geldiğini biliyordum. Huya gitmeliydi. Herşeyin başladığı yere döndüm. Espanyol – Real Madrid maçına… 15 yıldır yenemeyen Espanyol’a çeşitli bankalardan bütün paramı yatırdım. Espanyol 1 tlye 8 tl veriyordu. Espanyol 15 yılın ardından kazandı ve yine param 8’e katlandı. Şimdi Bahamalara gidip Serbülent’in annesini ikna edeceğim. Para herşey demek değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir