Dersimiz : Boks

Boks denilince hemen herkesin ilk aklına gelen isimler doğal olarak Muhammed Ali ve Mike Tyson’dır.. Gerçi şimdilerde Floyd’lar  Mayweather’lar da havada uçuşuyor ama Tyson ve Ali bizden sonraki nesillerde dahi saygı ile anılacak ve yaşayan efsaneler olarak insanlık var oldukça isimleri taçlandırılacak..

Ali ve Tyson’ın başarılı olduğu kadar sansasyonel olan hayatlarını ayrı bir konu başlığı altında ilerleyen haftalarda irdeleyeceğim ama önce gelin birlikte boksun ülkemizdeki geçmişi nedir bir bakalım ve yolu nereye doğru yönelmektedir, inceleyelim.

Türkiye’de  20.yüzyılın başlarında bireysel bir spor olarak ön plana çıkmıştır.. Daha çok askerlerin merak sardığı, boş zamanlarında maksat spor olsun, zaman geçsin, edasıyla yaptıkları bir aktivite idi.. Daha sonraları savaş döneminde İstanbul’u kuşatan işgal güçleri askerleri ile Türk askerleri arasında müsabakalar yapılmaya başlanmış ve oldukça seyirci toplanmıştı..

İlk boks kulübü 1920 yılında Musevi Aksiyani Efendi tarafından Fransa Boks Federasyonu’nun desteği ile kurulmuştur..

O dönemin ilk Türk boksörleri İngiliz Kemal lakaplı Esat Tomruk, Fenerbahçe’li futbolcu Yavuz İsmet, Mısır’lı Mazhar Bey, Galatasaray’lı futbolcu Sabri Mahir, Mazlum Kemal, Ali Sami gibi isimler olmuştur..

Kısa bir süre sonra Fenerbahçe ve Galatasaray, oyuncularının boksa olan ilgisine yanıtsız kalmıyor ve kulüp içerisinde boks şubelerini açıyorlardı..

Türkiye Boks Federasyonu ise 1924 yılında kurulmuş 1927 yılında ise Uluslararası Amatör Boks Birliğine kabul edilmişti.. Federasyonun başındaki Eşref Şefik Bey eşliğinde sadece amatör olarak faaliyet gösteren federasyon Türkiye Şampiyonaları düzenlemeye başlıyor ve kısa bir süre zarfı içinde 1928 senesinde ilk boks milli takımımız kuruluyordu..

1928 yılında kurulan Türkiye Boks Milli takımımız aynı sene Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde düzenlenen turnuvada derece elde etmiş ve bu boks turnuvası tarihimizin ilk başarısı olarak kayıtlara geçmiştir..

Türk boks efsanesi olan Melih Açba, 359 müsabakaya çıkmış ve 358 galibiyet kazanarak Amerika’da düzenlenen “Altın Eldiven” şampiyonasına davet edilmiş ve orada şampiyon olmuştur..

  • O dönem ki Altın Eldiven Şampiyonası amatör olarak düzenlenmekte idi fakat dönemin en prestijli turnuvalarındandı..

Ardından boks ülkemizde sevilmeye devam etti.. Melih Açba’nın açtığı yolda yürüyen bir başka başarılı boksörümüz ise Cemal Kamacı idi..

Kamacı, 1943 yılında Trabzon’da dünyaya geldi.. Sporu çok seviyordu ve ilk göz ağrısı güreş oldu fakat sakatlandı ve güreşi bırakmak zorunda kaldı.. Kısa bir süre sonra içindeki spor aşkı, kaderi ile birleşerek Kamacı’yı Fatih Güreş Kulübü’nün içerisinde faaliyet gösteren “Boks” ile tanıştırdı..

Boksu çok sevdi ve altyapısını aldığı kulübünden ayrılarak Fenerbahçe Boks Takımına geçiş yaptı..

Aldığı başarılı sonuçlar ve efendi kişiliği ile camiada herkesin sevgisini kazanan Kamacı, önce sarı lacivertli ekibin kaptanı oluyor ardından da milli takıma çağrılıyordu..

71 kg da 3 yıl üst üste şampiyon oldu.. ( 1964-65-66)

1962– 66 yılları arasında iki kez “Balkan Şampiyonu” oldu..

1967 yılına gelindiğinde o dönemde Türkiye’de halen profesyonel boks lisansı verebilecek bir kurum mevcut değildi ve işte bu nedenle Avusturya’dan profesyonel lisans alan Kamacı;

1 Ekim 1973 senesinde Ali Sami Yen Stadı’nda düzenlenen “Avrupa Şampiyonası”nda ünvan maçında Roger Zami’yi yenerek 63.5 kg da Avrupa Şampiyonu olan ilk profesyonel Türk boksör olmuştur..

Aynı senenin Haziran ayında ünvanını korumak için çıktığı İspanyol Tonik Kortiz’e yenilmiş fakat çalışmalarını aksatmamış ,1975 senesinin yine bir Haziran ayında yine bir İspanyol boksör olan Gomez Fouz’u yenerek ikinci kez “Avrupa Şampiyonu” olmuştur..

1976 senesinde 3 kez kendisine meydan okunmuş ve çıktığı 3 müsabakada da ünvanı korumuştur..

1979 itibari ile dünya sıralamasında dördüncü sıraya kadar yükselmiştir..

Melih Açba ve Cemal Kamacı’nın açtığı bu zorlu virajı başarı ile geçen boks branşı 1946 yılında bağlı olduğu güreş federasyonundan ayrılıyor ve o günden günümüze dek  Türkiye Boks Federasyonu adı altında bağımsızlığını sürdürüyor..

Günümüzde ise profesyonel kulüplerin çatısı altında bir çok elit ve amatör sporcu yetiştiriyoruz..

Ülkemizden henüz bir Tyson, bir Ali çıkmamış olabilir ama “geçmişte yaptıklarımız gelecekte yapacaklarımızın teminatıdır” diyerek boksun ülke topraklarındaki filizlenmesini sizlerle paylaştım en kısa hallisinden..

Sportif faaliyetlerimizin geçmişinden bugününe tarihin tozlu sayfalarında savrulurken karşıma zorlu hayatlar içinde nefes almaya çalışan fakat bu zorluklara karşı içlerindeki yaşam enerjisi ile karşı koyup belki isimleri şu an hatırlanmayan ülke spor tarihinin koca yürekli insanları ile tanışıyorum ve sizleri de bu muhteşem insanlarla tanıştırmak isimlerini tek tek hatırlatmak istiyorum..

Belki böylece bugün özgürce izlemekten ve yapmaktan çok büyük keyif duyduğum sportif faaliyetlerin o günkü dönemin güçlü karakterleri sayesinde olduğunu kendime ve sizlere hatırlatarak bir şekilde kendilerine teşekkür ediyorum..

Bu toprakların özgürlüğü ve gelişimi için gece gündüz çalışıp üreten, emek verip ter döken ve hatta kan döküp ölen herkesi saygı ile anıyorum..

  • Dünyanın ilk boks yapan milleti “Sümerliler” m.ö 5000
  • Günümüzde boks İngiltere’de ortaya çıktı. 1719 James Fig / İlk boks ringi
  • Ünlü film serisi “Rocky” nin adı İtalyan asıllı Amerika’lı boksör “Rocky Marciano”dan gelir..
  • Marciano 49 şampiyonla yaptığı 49 müsabakayıda kazanarak nağmağlup emekli olmuştur..

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir