Demokrasi haftası: evet, soysal medyada gördüm bu ifadeyi. Yani kendisi unutulmuş olsa da isminin hala telaffuz edilebilmesi bir kuple de olsa sevindirici. Seçimlere çok az bir süre kaldı, heyecanlı ve umutlu bekleyiş devam ediyor. Liderler son kozlarını oynarken yandaş medya diye tabir ettiğimiz, aslında medya demeye hicap duyduğumuz TV kanalları ve gazeteler, seçime yön vermek için var gücüyle çalışıyor.  

Muharrem İnce, insanüstü bir çaba ile güne bazen 4 miting sığdırıyor. Gelecekten, umuttan bahsediyor, elinden geldiğince polemiğe girmemeye çalışsa da rakibi, –kendi deyimi ile Bay Erdoğan– tarafından sürekli taciz ediliyor. Öyle ki; Muharrem İnce doğmadan 4 yıl önce idam edilen Adnan Menderes’in hesabını da Muharrem İnce’den sordu. Şaka değil bu gerçek, Gülmeyin 🙂

Sayın Meral Akşener hanımefendi ise ilk başlardaki tutuk hallerini bırakmış, son günlerde ciddi bir atağa geçmiş gördük kendisini. Sağlam tespitler, sorumluluk alacak açıklamalar, siyaset ilke işidir, deyip ilkeyi biatçılıkla karıştırmaması ülke adına mutlaka sevindirici. Son derece baskı altında yürüttüğü seçim çalışmalarını da unutmayalım. Saadet Partisi ile Halkların Demokratik Partisi’nin seçim çalışmalarından ise pek haberdar olamıyoruz maalesef. Üzerlerindeki bunca baskıya rağmen seçimlerde nasıl bir başarı gösterecekler o da ayrı merak konusu.!

Ama ben bir isime dikkat çekmek istiyorum. MHP milletvekili, aynı zamanda eski genel başkan yardımcısı Atilla Kaya. Bu kişi son yıllarda gördüğüm en düzgün siyasetçilerden biri olarak sürekli göze çarpıyor. Atilla Kaya, partisinin komple AKP’ye ram etmesine rağmen sesini yükseltiyor. Doğru bildiğini korkmadan haykırıyor.

Geçtiğimiz günlerde de, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Meral Akşener’e oy vereceğini, ikinci tura Muharrem İnce’nin kalması durumunda da oyunu İnce’ye vereceğini açık yüreklilikle söylemiş. Kendisini fazla tanımıyoruz ama ben bu ram etmeyen tutumunu takdirle karşılıyorum. Partisine ram etmeyen, milletten aldığı oyun hakkını sadece parti menfaatine değil milletin menfaatine de kullanan insanlar, karşıt görüşte de olsa takdiri hak ediyor. Bence herkesin Atilla Kaya’ya biraz daha dikkatli bakması gerek…

Sapanca da olan olay için ise çok bir şey yazmaya artık gerek yok. Hayvan haklarıyla ilgili gerekli yasaları çıkarmayanların kimler olduğunu herkes biliyor. En ufak bir sorunda, sözüm ona ulemaların çıkıp, “bu ülkenin yüzde doksan dokuzu Müslümandır” dediğini, bu tarz vahşetlerden sonra hiç duydunuz mu? Duymazsınız! Çünkü o söz sadece sömürüdür ve din üzerinden algı yapak için sarfedilir.

Hayvanları, çocukları, doğayı, koruyamıyoruz. Ama din üzerinden ajitasyon yapmayı çok iyi biliyoruz. Yolumuz maalesef çok uzun. Umarım bu seçimler gidilmesi gereken o yoldan bizi bir süre daha alı koymaz…

Umarım herkes sanığa gider ve ülkenin bu en önemli seçimi için katılım en yüksek seviyede olur. Ülkemiz İçin hayırlısını diliyorum en kalbi duygularla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir