Gün ağarırken zindanın camından içeri, gözleri ile selamlamış Müstesna güneşi. Olduğu yerden hafifçe doğrulmuş. Ee defterdar kızı olur kendisi ilim ile yoğrulmuş. 

Hey nöbetçi senin memleket neresi ?

Server İmparatorluğunun her bir köşesi prensesim.

Onu sormuyorum sana sersem baban nereli?

Serverli.

Kütük?

Kütük Server’e bağlı prensesim. Ancak Sofya’dan göçmüşüz öyle diyorlar. Selanik – Sofya o civarlar. Dedemin babası büyük harpte-

Biliyordum. Anladım içindeki asaleti. Aç şu zindanı bitir bu esareti. 

Aman prensesim neler diyorsunuz. Yeni kral duyarsa içimde yangın gezdirir biliyorsunuz.

Para ister misin?

I- ıh

Kadınlığımı?

Peh.

Şan, şöhret, itibar.

Tıh.

Yahu adam söyle ne istersin prensesinden? 

Arkadaşınız Mekin’i prensesim. Yanlış anlamayın sakın kendisine aşığım. Varsa gönlü bir çaya çıksın benimle. Tatlı dilim, hoş sohbetimle bağlarım kendime.

T A M A M demiş zindanı aç. Mekin Hatun zaten yıllardır bir erkeğe muhtaç.

Lan kıraç! Anahtar sende aç prensesimin kapısını. İtiraz etme sakın öğretirim sana bu toprağın parasını. 

Esaretten kurtulunca Müstesna. İki minibüs bir dolmuşla anca varabilmiş baba ocağına. 

Müstesna bugün işe gelmedin. Dosyalar hep birikti. Bu yaşlı halimle ben işledim exceli, kestim damga vergilerini. 

Baba kaçırdılar beni zindana attılar. Zindanda yeni kral, Kastamonulu köçek gibi beni oynattılar. Bu krala bir oyun etmeliyim. Oyun dediysem babacığım baya ağzına s*cacağım. 

Müstesna o saat itibari ile dolaşmış kıraathaneleri. Keklerinden yemiş, çaylarından içmiş. Herkese tek tek sormuş.

Tahammüllere göre er kişilerimiz ne yaparlar beyler?

-Sessizlik-

Askere gitmezler mi? 

Kral olmak için savaş kazanılmalıdır. Yeni kral sınırın 32 km ötesinde bir savaşı kazanmış. Anlatıldı herkese bir destan öyküsü. Düşmanı tanıyan yok söyleyeyim size düşman değil kaz sürüsü. 

-Sessizlik-

Kıraathaneden sıyrılmış biri ”Kekten kafamızı kaldıramıyoruz Müstesna. Kral öyle bir kral biz öyle bir milletiz ki. Ya nasıl harikayız ya biz üf müthiş.

Ne kadar dil dökse dahi anlatamamış derdini Müstesna. Ancak dedikodu yayılmış Kıraathane sofraları arasına.

Tam o vakit duyulmuş surda düşmanın top sesi. Paramparça olmuş meydanda kırılmış fışkıye. Encümen Aza’ya.

Aza dimağa sığınmış. Bin veren Tanrı binbir dağıtmış. Kral uyuklarken tahtında büsbütün. Askerler dalıvermiş huzura.

Kralım benim tatlış kralım her şey çok yolunda halk çok mutlu.

Keyfinde kral, askerlere altını atınca askerler altını Martı gibi havada kapmış.

Yalnız vaziyet sanıldığından elem. Topçu değil sadece, süvari daldı köye. Ülkenin yeni türküsü matem. İçinde bulunulan vaziyeti kurtaracak bir adam yok mu? Yok mu bu insanlara hakettiği gibi yaşatacak. 

Var demiş biri içeri almışlar.

Ben demiş asmışlar

Neden demiş yakmışlar. 

Bir tiyatro içinde bir halk savrulmuşlar. Kral düşman ile anlaşmış.

Bana dokunmayın baba malı bu ülke bana. 49 yıllığına kullanım hakkı sizindir. Ben saraydayım bir şey olursa ararsınız. 

İşte er kişiler susturulunca birer birer. Yetti demiş Müstesna. Bu toprakları kurtaracak kadınlar. Kadın anlar insanların ruhundan kadın aralar geleceği zamandan. 

İkna etmiş halkı vermiş Server İmparatorluğunun bağımsızlık mücadelesini. 54 gün içinde aç susuz kazanmış savaşı. Okuduğu kitapları katık etmiş dedim size bu kız ilim yemiş. Halk üyesi sıyrılmış ‘Yeni kral Müstesna olmalı savaşı kazandı.” ”Kral değil Kraliçe pardon” diye düzeltmiş. Tahammüllerde kadından kral olmaz diye bir ibare yok. Toplamış ordusunu yürümüş Kralın kapısına.

Kapıda karşılamış kral Müstesna ile ordusunu. Avazı çıktığı kadar bağırmış. 

Bir kadının peşinden gitmek erkeklere yakışmaz. Erkek dediğin kadının sahibidir. Sus Müstesna bir kadın olarak sus. 

Bir varmış bir yokmuş Müstesna. Evvel zaman içinde infaz edip kalbur saman içinde yakmışlar cesedini. Kral sallarken yaşlanmış babasının beşiğini tıngır mıngır. Bu topraklarda iyilik yapanın ödülü cezasıdır. Ah canım Müstesna burası Mezopotamya. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir