Monday - Friday 10 AM - 8 PM

    İçimizdeki Türküler

    İçimizdeki Türküler

    Siz hiç koridorlarca ötedeki anahtar seslerini, kilitlerin açılırken çıkardığı hiçte senfonik olmayan sesleri duydunuz mu? İnsanın kulağına hep, acı haberin postacısını hatırlatır o ses. İçinizde damarlar sıkışır. Midenize ağrı girer. Ve koridorlarca öteden başlayan o ses size yaklaştıkça aradan geçen bir iki dakikalık sürede bir sürü şey düşünürsünüz. Ta ki, tam önünüzde duran kapının yedi […]

    MORE ...

    VE…

    VE…

    1. bu sabah sokağı kesen ve bir ucundan denize bağlayan merdivenlerin başına geldi kanatları mor ve kırık bir kelebek. Leyla da evinden çıkıyordu o vakitler gördüm elbisesinin topuklarına değen kızıllığını. kelebek merdivenlerden aşağı doğru dağıldı ben dağıldım   oysa hiç sevmem dağınıklığı!   yırtık poşetler içinde kadın cesetlerini didikliyor kargalar belki de, yaşadığımız bu kentin […]

    MORE ...

    Bizi Öldürmeyin

    Bizi Öldürmeyin

    Bakın çocuklar, ben dedenizi çok sevdim. O zamanlar evimizin cumbasında oturur, dedenizin daha ayak sesini duyduğum anda elime Udu alır başlardım şarkı söylemeye. Tam cumbanın önünden geçerken de, ona yazdığım şiiri atıverirdim. Eskiden kadınla erkeğin yan yana gelmesi, hele kadının erkeğe bakması ayıptı. Ama biz dedenle hep aydınlık baktık hayata. Annelerinizi, babalarınızı da hep o […]

    MORE ...

    Tedavi

    Tedavi

    Deniz kenarındaki banklardan birine oturduğunda, beyninin içinde dolaşan, acı dolu, yerli yerine oturtamadığı ölümün kenarında gezinen düşüncelerle titriyordu. Birkaç dakika önce doktorun yanında iken, yirmi yıl sonra yeniden karşılaştığı ve bu kez bütün zorluklara karşın yanında tutmayı başardığı büyük aşkı Nihal’in, sinsi ve kalleş bir hastalığın son durağında olduğunu öğrendiğinde, bütün hayatını, kendi ile ilgili […]

    MORE ...

    Son Tebessüm

    Son Tebessüm

    Babam öldüğünde, ölümün ne olduğunu anlayacak yaştaydım. Denizin kenarında oturmuş, sağlığımın en kötü zamanlarında bile en hayırlı dostum olan sigaramı içime çekiyordum. Arkamdan gelen ayak sesiyle irkildim. Öğle paydoslarında her zaman buraya geldiğimi bilen Dilek’ti arkamdaki. Yüzünde tuhaf bir his dolanıyordu. Bana bir şey söylemek istediği belliydi. -Ne oldu? Soruyu sorarken, sanki bir ölüm haberi […]

    MORE ...

    Nergis’in Romanı

    Nergis’in Romanı

    “Kötüsünüz. Hem de çok. Aslında en iyi bildiklerinize, tanıdıklarınıza kötülük edecek kadar, onları kötü olarak anlatacak kadar kötüsünüz. Bunun için insan değilsiniz. Kadın ya da erkek değil, insan değilsiniz. İnsan olsanız kötü olmazdınız. Kötü olmasanız; adaletli, ahlaklı, çıkarsız, tarafsız, vicdanlı olurdunuz. Siz kötüsünüz. Gerçekten de, hiç şiir okumamış kadar kötü!” Ağzından dolu dolu, öfkeyle, büyük […]

    MORE ...

    Cama Sarılan Yalnızlık

    Cama Sarılan Yalnızlık

    Bu kentin yağmurlarından bıktım. Bu sabah da yine deli gibi yağmur yağıyor ve ben yine bir yandan makyajımı arabada tamamlamaya çalışıyor bir yandan da evden çıkarken binanın önünü kendine mesken tutmuş kedinin, tırmığıyla kaçırdığı çorabımla lanet toplantıya nasıl gireceğimi düşünüyorum. Üstelikte şirkete gitmeden, postaneye uğramam lazım. Ne olacak benim bu telaşla geçen hayatımın hali bilemiyorum… […]

    MORE ...

    Rakı Kokusu

    Rakı Kokusu

    Rakı Kokusu

    Buralara oldukça uzun zamandır gelmiyordum. Aslında şimdi de gelmeye pek niyetli değildim ama oldum olası Deniz’i kıramam. Hem üstelik yıllardır da görüşemiyorduk. Annesinin ölümü ona çok koymuş ve bir anda karar vererek dağ köyüne yerleşmişti. Babasının mirası açıklandığında ve bu dağ evini Deniz’e bıraktığını öğrendiğinde gözlerinin aldığı ifadeyi hiç unutamam. Sanki bir gün ihtiyaç duyacağı […]

    MORE ...

    Kısık Sesle

    öykü

    Kısık Sesle

    Her sabah penceresindeki çiçekleri sulardı. En çok da kırmızı sardunyası ile ilgilenir ve sanki suyun tamamını ona dökmek isteği duyardı. Balkonumdan Rıfat beyi izlemenin en keyifli tarafı, çiçeklerle birlikte yaşadığı aşkı seyretmekti sanırım benim için. Bu sokağa taşınalı üç yıl kadar oldu. Çocukluğumun geçtiği, hatta ağabeyimle ablamın dahi doğduğu evimiz müteahhite verildiğinde içimdeki burukluğa rağmen […]

    MORE ...

    Üsküdar’da Tramvay Aşkları

    edebiyat

    Üsküdar’da Tramvay Aşkları

    Dokuz on yaşlarımızdaydık. Ben ve üç kuzenim, her hafta sonu büyük bir heyecanla uyanır ve o gün anneannemin anlatacağı hikâyeleri dinlemek için sabırsızlanırdık. Siyah ve boğazının hemen üstünde bol bırakarak bağladığı eşarbının gül kokusunu içimize çekerek ve artık biraz daha siyahla karışmış yeşil gözlerine bakarak onu dinlemek, çocukluğumun en unutulmaz anılarıyla dolu oldu hep. Sayısız […]

    MORE ...