Çarşı Kapalı

Ülke olarak malumunuz zor günlerden geçmeye devam ediyoruz. (En son ne zaman iyi günler geçirdik hatırlamıyorum) Bu kötü günlerin en büyük müsebbibi ise dövizdeki durmak bilmeyen dalgalanma. Gerçi bakmayın dalgalanma dediğime, bu düpedüz çakılma. Dalgalanma dediğimiz bir iner bir çıkar, bizdeki maşallah hiç durmak bilmiyor. Hal böyle olunca da ülke olarak kafayı dövizle bozmuş durumdayız.

Devlet yetkililerimizin açıklamalarına bakıyorum, içime bir rahatlama geliyor doğrusu. Baksanıza tüm önlemler alınmış, zaten ekonomi emin ellerde… Sağ olsun, Berat Albayrak geldiğinden beri her şey çok güzel gidiyor.

İşin şakası bir yana yaşanan olayların ciddiyetinin kimse farkında değil. Çok yakın zamanda baş gösterecek olan artan işsizlik hali ve hemen hemen tüm ürün ve faturalara yansıyacak zam sonrası ülke olarak büyük bir kaos yaşayacağız. Siz bakmayın herkesin Trump’ı hedef aldığına… O sadece bu durumun bir parçası, bu kadar dış ticaret açığı ve kötü yönetim sonrası olacak olanları, Trump sayesinde biraz daha hızlandırılmış olarak yaşıyoruz hepsi bu.

Bir de başımızdan bela eksik olmazmış gibi “rahip” konusu çıktı başımıza. İsmi Andrew Brunson. Ülkemizde, FETÖ üyeliğinden tutuklu bulunuyor. Son zamanlarda ABD ile yaşadığımız en büyük problem kendisinin tutuklu olmasından kaynaklı. Donald Trump ısrarlı bir şekilde, rahibin ülkelerine iadesini talep ediyor. Biz ise buna kendimize göre haklı olan sebeplerden dolayı karşı çıkıyoruz.

Rahip olayı ABD ile yaşadığımız sorunlardan yalnız birisi. Bunun dışında ABD’nin İran’a karşı uygulamaya başladığı ambargo ve İran ile ticaret yapan tüm ülkere verdiği gözdağından da nasibimizi almış bulunmaktayız. İran ile yapmış olduğumuz uzun soluklu doğal gaz ticareti de Türkiye-ABD arasında ayrı bir kriz olacak durumda. ABD Başkanı Donald Trump ise resmi Twitter adresinden yaşanılan sıkıntıyı belirterek ithal edilen ürünlerle ilgili gümrük vergilerinin ikiye katlanacağını belirtti. Anlayacağınız durumumuz gayet vahim bir halde.

Bu kadar ekonomi demişken, ekonominin kalbinin attığı Kapalıçarşı’ya gittim geçen günlerde. Bir de ne göreyim, çoğu dükkan altın ve döviz fiyatları yüzünden kepenklerini kapatıp erkenden mesaiyi bitirmişler. İsminden de anlayacağınız üzere Çarşı gerçekten de kapalı…

En nihayetinde ben bir ekonomi uzmanı değilim, amacım bu kadar felaket tellallığı yapıp moralinizi iyice bozmak da değil. Ama birinin de çıkıp insanlara hayal satmayıp, durumumuzun iyice kötüye gittiğini hatırlatmak durumunda. Bu sefer ki ise öyle yastık altındaki dövizleri bozdurmakla düzelecek gibi görünmüyor. Kısacası söylemek istediğim gün elimizdekilerin har vurup harman savurulacağı gün değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir