"Enter"a basıp içeriğe geçin

Bu Ülke Bir Harika

Gazetecilerin siyasilere sorduğu kazık sorulara sevinen bir ülke iken, şimdilerde siyasilerin gazetecileri alt ettiğine sevinen bir hale nasıl geldik hepinizin malumu. Ülkede bir medya oluşturuldu ve bu medya gücü ile sürekli algılar yaratılıyor, insanların fikirlerine farkettirmeden yön tayin ediliyor. Kolayca.

Liyakatın kaybolduğu ordu komutanlarının siyasete utanmadan taraf olduğunu görüyoruz. Zaten söylemleri/eylemleri oldukça saçmaydı ve artarak devam ediyor.

Sayın cumhurbaşkanı, karşısına aday olan rakibine “Sen bir fizik öğretmenisin, bu yetmez ülkeyi yönetmek için.’’ diyor ki kendisi bildiğim kadarıyla İETT’den siyasete gelme bir kişi. Yani bir öğretim görevlisini aşağı göstermeye çalışmak nasıl bir egodur? Hele kendi geçmişine bakmadan!

Hollanda’yı protesto ederken portakal sıkmak… Tramp’ı protesto ederken turp bıçaklamak, Rusya’yı protesto ederken Hollanda bayrağı yakmak, İsrail’i protesto ederken marketten kola satın alıp dökmek… Bir ara Amerika’yı protesto etmek adına sahte dolarlara sümküren bir grup meczupla da karşılaşmıştık ama şimdilerde Amerika’yı protesto etmek için Euro yakılmaya başlandı renkli ülkemde.

İktidar partisinin bir bakanı karşılaştığı vatandaşlardan birinin söylediği; Vallahi Ak Parti’ye o kadar güveniyoruz ki sayın bakanım, cumhurbaşkanımız çıksa, şuradan Ay’a kadar 4 şeritli yol yapacağım dese, vallahi inanırız.” cümlesiyle seçmene ne kadar güvendiğini ve bu kibrin nereden geldiğini çok iyi anlatıyor. 🙂

Bu haftanın en ilginç olayı ise bir yazarın kendi yazdığı kitabı yalanlaması oldu. 🙂

Muharrem İnce’nin, Erdoğan’ın partiyi kurmadan önce Fethullah Gülen’le görüştüğü yönündeki iddiasına dayanak olarak gösterdiği Nasuhi Güngör’ün kitabı için kitabın yazarı Nasuhi Güngör’den sert yanıt geldi.

Yazarın bir tarafından uydurduğu deli Saçması iddialar…” DİYEREK… 🙂

Kitabındaki Erdoğan’ın parti kurmadan önce, Amerika’da yaşayan Gülen’e yaptığı ziyaretle ilgili bölümlerin haber sitelerinde yayınlanmasının ardından Güngör diğer bir açıklamasında da; “Ben bunları yazdım ama bunlar gerçek değildi, siz de hemen inandınız. Buradan cumhurbaşkanımızı yıpratılmasına da gönlüm asla razı değil“dedi. Evet evet, aynen öyle oldu.

BAŞKA SÖZÜM YOK. 🙂

Yazımın en güzel kısmı…

Nerede olursan ol, içeride, dışarıda, derste, sırada…

Yürü üstüne üstüne, tükür yüzüne celladın, fırsatçının, fesatçının, hayının…

Dayan kitap ile, dayan iş ile, tırnak ile, diş ile. Umut ile, sevda ile, düş ile…                                  

 

17 sene önce bugünlerde kaybettiğimiz büyük usta Ahmed Arif ‘e saygı ve özlemle…

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir