05:55

Ertele

06:00

Ertele

06:05

Ertele

06:10

Fırladı yataktan Kerim. Hızla mutfağa yürüdü. Suyunu içti. Ketıla bastı. Sigara yaktı.Tuvalete girdi. Ketıl attı. Kahve koydu. 

2. sigarasını tellendirirken Kerim kahve ile birlikte, kot farkından eksi 1’deki elektrik süpürgesi duran balkonunda, günlük işleri sıraladı kafasında. Sigortacı. Dün 28’i bitmiş. 3 tane Bomonti devirmiş kutlamalı, tek başına. 

Çekti toplama 2 takımından birini. İlk durağa yürümeye koyuldu. Maltepe’den 500 T ver elini Kavacık rotası. Üst geçitten karşıya geçerken kül sakallı dedenin kendisine baktığını gördü. Aldırış etmedi Kerim. Akabinde topuklunun sesi geldi kulağına kafasını kaldırdı. Hanımefendinin kendisine baktığını gördü. İşkillendi Kerim. Otobüsü beklerken 16/A geçti. 16/A eşrafının kendisine baktığını gördü. Telefonunu çıkardı cebinden, kamerayı açtı. Kellik aynı kellik. Takım aynı takım. Çene altı sivilce ise bakılacak cinsten değil. Lise hayatından sonra ilk defa belki göz göze geldi kendisiyle. Gözlerinin içine baktı. Bunca bakmalarının sebebi gün gibi ortada. Kerim’in kahverengi gözlerinin biri yeşile dönmüş. Dönmemiş yeşil olmuş birdenbire. Yanındaki kadına soracaktı ki zaten kadın o anda Kerim’e bakıyor. 

-Pardon? Bir gözüm yeşil mi?

Kadın korkarak cevap verecekti fakat otobüsü gelince ayağını basamağa attı. Kerim arkasında seslenecekken tam otobüse baktı. Otobüs zaten Kerim’e bakıyor. Kerim hastaneye gidemez. Çünkü bireysel emeklilik hesaplanacak 1450 kişinin. Otobüsü gelirken Kerim’in yapacak bir şey yok işe gitmeli. Patron’dan izin alırım. Kavacık’ta bir hastahanede baktırırım diye düşündü. 500 T bilinen üzere balık istifi. Şoför dikizden gözünü alamıyor. Tüm yolcular Kerim’e bakıyor. Sahnenin orta yerinde bitti, trafikle beraber 1 saatlik yolculuk. Okuturken kartını, güvenlik ona bakıyor. Asansöre bindi, asansör Kerim’e konsantre. 

12 yaşındayken Kerim bisikleti ile giderken o ”ilk AVM” inşaatının daha ayak basılmamış yeni asfaltını görünce, kabaran iştahı ile beraber bakire asfalttan geçmenin hayali ile pedallara asıldı. Hiç güvenlik ibaresi olmamasına rağmen henüz dökülmüş çimentoya kafası dışarıda bisikleti ile beraber düştü. Etraftaki kimseler yardım etmez herkes bakarken O, sinek gibi yapıştığı ıslak çimentonun içinden doğruldu. Yarısı batık bisikletini çıkarttı. İşte o gün bisikleti elinde eve gidene kadar herkes bakmıştı Kerim’e. O çimento, üzerinde kuruyacak ve sökmeye çalışırken yaralar açacaktı derisine. 

O günü düşününce asansörde Kerim, ”aldırış etmemeliyim” dedi. Müdürün kapısında kahvaltısının bitmesini bekledi 10 dakika. Asistan, Kerim’e bakıyor. Müdür çağırdı odaya Kerim’i.

-Buyur Kerim.

-Müdür Bey günaydın. Eee gözüm yeşil. 

-Bunu söylemek için mi geldin Kerim? Mavi benim de.

-Efendim benim gözlerim normalde yeşil değil.

Müdür Bey ayağa kalktı. Yavaş adımlar ile Kerim’e doğru sokulmaya başladı. Ortamdaki sessizlik durumu iyice garipleştiriyordu. Müdür ellerini Kerim’in çenesine yerleştirdi. Kerim’in kafasını kendi yüzüne doğru çekti. 

-Evet bir gözün yeşil. Ne var bunda?

– Efendim benim ilk defa bir gözüm yeşil oluyor. Hastaneye gitmem gerek.

-Kerim otur şöyle

Kerim’e sigarasından uzattı Müdür Bey. Çok şık bir küllük çıkardı çekmecenin gözünden. Yalnız sigara içilmiyordu odada. Ayrıca plazanın her odasında duman dedektörü vardı. Babacan tavırlar sergilemeye çalışan müdür, teatral bir hava katmak istemişti besbelli. 

-Kerim. Evladım(4 yaş yoktu aralarında) Çalışma disiplinin için tek lafım yok. Ancak böyle olmaz. Burası her ay günden güne bak bak hatta(saatini gösteriyor) saniye saniye büyüyen bir şirket. Bizler burada bulunmanın şerefi ile her gün göğüs kabartan bir ekibiz. Nedir ekip? Ekip, kollektif çalışmanın inovatif bir sonucudur. Örneğin, gözüm yeşil oldu örneğin kendimi iyi hissetmiyorum. Oğlum, 3 gündür bacağım ağrıyor. Kimseye bahsettim mi? Duydun mu kimseden? Hem ne var yani gözün yeşilse. Benim gözleri yeşil olan çok arkadaşım var. Hadi kendini işine ver. Tamam mı arslanım?

-Efendim ama…

-Oğlum senin yerinde olmak isteyen kaç kişi var. Tek başına yaşamıyor musun sen? Bugün 2000 TL’ye çalışacak kaç arslan gibi delikanlı var ve hiçbiri gözüm yeşil demiyor. Lütfen kendini işine ver. 

Kerim, müdürün odasından ayrılıp kendi bilgisayarının başına geçti. Ofiste herkesin ona bakıyor oluşunu kafaya takmıyordu şimdilik. Google açıldı ve yazıldı. ”Gözün bir anda yeşile dönmesi” Habertürk, Akşam, Uzmantv hiçbiri açılmadı. Şirket kuralıydı bu. Dikkati dağıtacak siteler açılamazdı. ”Açılmasın” dedi Kerim. Telefondan bakacaktı fakat başka bir şey yaptı Kerim. İnstagram’a selfiesini koydu. #vankedisi . 

O esnada Van Belediye Başkanı fotoğrafı beğendi. O beğenince Ağrı Belediye Başkanı,üçüncü sınıflarda oynayan bir dizi aktörü derken fotoğrafa beğeniler yağıyor ”sevgilim: yeşil gözlüleri çok sevince ben” gibi capsler yapılıyordu.

”Bu gerçek mi?” 

”Oha çok havalı”

”Bolu İzzet Baysal Üniversitesi’nde konuşma yapar mısınız?”

gibi bir çok mesajlar almaya başladı Kerim. Hoşuna gitmişti bu iş. Öğle arasına kadar beğeniler ve bakışlar arasında devam etti bu rabarba. 

Öğle arasından sonra Müdür yanına çağırdı Kerim’i. Sosyal Medya onu konuşuyordu çünkü.

-Muhasebeye in çıkışını yapsınlar Kerim böyle bir ciddiyetsizliği bizim gibi her alanda kendini geliştirmeye dev….

Odadan çıktı Kerim. Bir fenomen ve bir işsizdi artık. Zaten fenomenler işsizdir diye iç geçirdi. 

 

Devam edecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir