"Enter"a basıp içeriğe geçin

Bir Dost

Hah geldi, (nasıl oluyor da bir insan sallana sallana yine de aynı saatte gelir). Bizim Sarı görmeden bu sefer ben karşılamalıyım. Bir iğne yaptılar bana o günden beri kilo alıyorum. Yalnızdım zaten iyice yalnızlaştırdılar beni. Neyse ki bizimkiler var da günümü gün ediyorum onlarla. O da ne boyoz mu alıyor yine. Bizim Sarı görmeden gitmeliyim yanına boyoz falan umurumda değil de. Bir saçımı okşayışı var. Her sabah aynı saati zor ediyorum. Hatta bir ara Sarı, Çapkın, Feliks, Arap, Duman hepimizi toplayıp götürdüler de ertesi gün sabaha dönebildim onca yolu. Nasıl dönmem? Bir oğlum diye seslenişi var içim gidiyo içim. Bak ya Sarı da kokusunu alıyo tabii benden genç o. Ben köşeyi dönene kadar o dizinin dibinde. Neyse ki kocaman onun sevgisi hepimize yetiyor.

O da ne Çarklı geliyo. O benden de yavaş sallana sallana anca geldi bizi götürdükleri o yerden. Bak ya bir ben değilmişim yokluğunu hisseden bizimkinin de gözleri ışıl ışıl oldu görünce çarklıyı. Bu sefer kıskanmıcam onu sevmesini. Ben de özledim keratayı. Neden yandan çarklı diye soracak olursanız diye belirteyim. Daha çocukken tekmelemişler bunu omurgasında kırıklar oluşmuş. Tabii nasıl olduğuna pek bakanda olmamış öyle kendiliğinden kaynamış. O günden bu yana bir tarafa çekiyor, yürürken yan yan. Yandan Çarklı demedik de Çarklı dedik kısaca biz de ona.

Hepimizin bir hikayesi var. Kendimiz seçmedik bu dünyaya gelmeyi. Madem geldik yaşayıp gidiyoruz. Kimimiz bizden daha şanslı. Kıskanıyorum sanmayın mutluyum ben onların adına da. Sokaklarda yaşamaya razıyız. Yeter ki bizim de burada yaşam hakkımız olduğunu unutmasınlar. Unutmasınlar ki bir arada huzurla yaşayalım demi ama?

Pek keyifli bugün aman maşallah. Bazı sabahlar asık oluyor suratı sarılıyor boynuma al benim sıkıntımı der gibi. Bakıyorum gözlerine arada gözlerim bile doluyor ama söyleyemiyorum ki bir şey. Ama anlarcasına üzülme sen diye kafamı okşuyor yine de. Unutuyor kendi sıkıntısını beni düşünüyor ya çok şeker. 

Geçenlerde oturdu kaldırıma da bir gel oğlum deyişi vardı ki. Kuş olup uçasım geldi de kaldıramadım koca göbişimi. 

Yalnız bir kötü huyu var aldığı boyozu her sabah minik minik parçalara ayırır hadi tamam bu hoşumuza bile gidiyor da arada kendi ağzına atmasa. Kendi de gülüyor yaptığına. Hatta onu öyle gören arkadaşları da. Arap var bir de bizim çapkın delikanlı. İlk zamanlarda hem boyozunu yer hem dişini çıkarırdı bizimkine. Aldırış etmezdi tabii bilirdi ki küçücükken yaşatılan zulmün, kötü davranışın ona bıraktığı hatıraydı bu o kötü insanlardan ona kalan bu güvensizlik. Şimdilerde kendini sevmesine bile izin veriyor bizim yakışıklı delikanlı. O da benim gibi bekliyor her sabah onun köşeyi dönmesini. 

Keyifli geldi bu sabah demiştim bu sabah. Söyledi sebebini bizde bir bayram havası… Çünkü artık bize kötü davrananlar, canımızı yakanlar, tutkala batıranlar, bir tekmeyle denize atanlar, gözümüzün yaşına aldırış etmeden bizi öldürenler… Yani sırf ağzımız dilimiz yok diye bizden daha güçlü diye bize işkence yapma hakkını kendinde bulanlar cezalandırılacakmış.

Zeyno

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir