Beton Orhan

Sakayaspor’da genç bir çocuk var. Orhan. Orhan Şen. 17 yaşında. Balıkesir’in mahalle aralarında topu bir duvardan bir duvara vura vura bilekleri incecik olmuş her iki ayağını rahatlıkla kullanabiliyor. Sakaryaspor’da geçen sezon attığı 12 gol ile büyük takımların radarına girmiş. Bir Perşembe akşamı temasta olduğumuz Orhan ile stadın orada Twisss Otel’de bir araya geldik. Zaten transfer komitesi görüşmeyi yürütmüş. Ancak güçlü Galatasaray ve Fenerbahçe Orhan’ın peşinde. Kapıdan ilk gördüğümde Orhanı çarpık bacakları ince beli ile yoğun istasyon antremanlarını kaldırabilir mi diye iç geçirdim. Sakaryaspor’u anlattı bana. Uyruğunu söyledi. Özel yeteneklerinin benzersiz olduğunu fakat takım oyununda eksik olduğunu söyledi. Başka bir mevkiide oynayamayacığını dile getirdi.

Ona yaşının genç olduğunu ve herhangi bir pozisyona rahatlıkla alışabileceğini söyledim. Menejeri elinde çanta ile otel koridorlarından yanımıza ulaştı. Sözleşme beklediğimizden düşüktü. Fakat diğer büyük takımların radarından kurtulmalıydık. Bu yüzden ona yüklü bir miktar para teklif ettik. Mutlulukla ayrıldı salondan. 3 güne haber vereceğim.

Bizim yaşlı kurt forvetimiz bu görüşmeden haberdar olmuş. Antremandan sonra kapımı çaldı.

“Gel”

“Hocam merhabalar, bu yeni düşünülen Orhan transferi hakkında konuşacaktım.”

“Dinliyorum seni”

“Hocam ben size yetmiyor muyum?”

Ah benim paşam yetmiyorsun. 2 sene sonra sen 33’üne geleceksin ve biz Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek yapmışız. 5 sene lige ambargo koymuşuz. Şimdi seninle nasıl bir gelecek hayal edebilirim, diyemedim.

Sen nasıl istersen öyle olacak dedim. İddialı bir şekilde.

Gülerek çıktı salondan.

Ancak aklım fikrim Orhan’da idi. Maç raporlarını aralıksız kontrol ediyordum. Günler geçiyor ancak cevap gelmiyordu Orhan’dan. Sakarya ile 2 milyon avro keş 7 milyon avro 48 ay vade ile anlaşmıştık. Bizim gençler için zorladığımız bütçeden fazlaydı. Ancak istiyordum işte. Kırmızı şeytanların izlediği haberi beni umutsuzluğa sevk ediyordu. Uykusuz bekliyordum artık. Bir elimde peşi sıra yanıp sönen sigara diğer elim devam et tuşu.

Soğuk bir Aralık ayı idi. Orhan’ım şanlı Beşiktaş formasını bir gece sessiz sedasız giydi. Taraftarların ilgisini çekmeden. Fakat ben onun dünyaya damga vuracağını biliyordum. 17 yaşında 18 bitiricilik… Bu çocukta iş vardı. 17 yaşında olduğu için Temmuz ayına kadar bizimle olamayacaktı Orhan. Gelecek sezonu iple çekiyordum. Ancak düşünmem gereken asıl konu TT Arena’da ki derbiydi.

Devamı gelecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir