Hipertansiyonda Beslenme Stratejileri

Damar içinde dolaşan kanın iç çepere (endotel tabaka) uyguladığı yüksek basınca hipertansiyon denir. Damar iç çeperinin tıkanması (protein, pıhtı, yağ asitleri, sodyum gibi maddeler) sonucu kanın geçtiği alan daralır ve yüksek basınç oluşur. Artan kan basıncı, kalbin iş yükünü arttırır, atar damarlara zarar verir, kalp, böbrek, göz ve beyne kan götüren atar damarlarda harabiyet oluşturur.

Yüksek tansiyon; inme, kalp krizi ve böbrek yetmezliğinin önemli kilit noktalarından biridir.

Yüksek tansiyona neden olan risklerin başında; genetik etkenler, cinsiyet, sigara kullanımı, beslenme hataları (fast-food beslenme tarzı, şekerli ve yağlı gıdalara eğilim, hazır ürünlerin tüketimi, alkol tüketimi), fiziksel aktivitenin yeterli derecede olmaması, şişmanlık, psikososyal durumlar ve bazı rahatsızlıklar (böbrek ve böbrek üstü bezi rahatsızlıkları, şeker hastalığı, tiroit hastalıkları, doğumsal anomaliler) gelmektedir.

Yetişkinlerde görülen hipertansiyonun % 90 nedeni idiyopatik (belirlenmemiş) iken, çocuklardaki nedeni % 90 bilinen nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Yüksek tansiyonun belirgin göstergeleri; baş ağrısı (özellikle ense kökünden gelen bir ağrı), baş dönmesi, kulak uğultusu, kulak çınlaması, burun kanaması, terleme ve sık idrara çıkmadır.

18 yaşın üzerindeki bir erişkin kişinin, en az 10 günlük günün herhangi bir saatinde ölçülen büyük tansiyonunun (sistolik) 135 mm Hg ve üzerinde veya küçük tansiyonunun (diyastolik) 85 mm Hg ve üzerinde olması hipertansiyon tanısı için yeterlidir. Normal tansiyon değerleri büyük tansiyonun 100-120 mm Hg veya küçük tansiyonun 60-80 mm Hg olmasıdır.

Büyük tansiyonun 120-134,9 mm Hg veya küçük tansiyonun 80-84,9 mm Hg arasında olması pre-hipertansif durumdur. Bu durumda kişi ya tek başına duruma uygun beslenme tedavisi uygulamalıdır ya da anti-hipertansif ilaç ile birlikte beslenme tedavisi uygulamalıdır. Uygulanmadığı taktirde hipertansiyon gelişir.

 

Hipertansiyonda Uygulanacak Genel Stratejileri:

  • Sigara bırakılmalıdır.
  • Alkol alımı sınırlandırılmalıdır (kadınlar için günde maksimum 1 birim, erkekler için 2 birim).
  • Kilo kontrolü sağlanmalıdır (Beden Kitle İndeksi 20-25 kg/m² arasında tutulmalıdır).
  • Stres azaltılmalıdır.
  • Fiziksel aktivite arttırılmalıdır (günde en az 5000, ortalama 7500, ideal 10,000 adım atılmalıdır).
  • Beslenme hataları düzeltilmelidir (fast food tarzı beslenme, aşırı şeker veya yağ tüketimi gibi). Fazla miktarda sodyum ve tuz içeren besinlerden uzak durulmalıdır (1,5 g/gün sodyum = 3,8 g/gün tuz).
  • Eğer kullanılıyor ise anti-hipertansif ilaçların düzenli kullanılmasına önem verilmelidir.

 

Hipertansiyonda Uygulanacak Beslenme Stratejileri:

  • Besinlerin etiketleri mutlaka okunmalıdır, yüksek sodyum içeren besinlerden uzak durulmalıdır.
  • Günlük sodyum gereksiniminin % 5 ve daha azını içeren besinler tercih edilmelidir (bu oran genellikle etiketlerde bildirilir).
  • Konserve ürünlerden, hazır ürünlerden (hazır çorbalardan bisküvilere kadar), fast food beslenme tarzından, salamura ürünlerden ve dondurulmuş ürünlerden uzak durulmalıdır.
  • Üretim sırasında tuz katılan peynir, zeytin ve ekmek tüketimine dikkat edilmelidir. Peyniri suda bekletmek içerisinde bulunan tuzdan peyniri arındırmaz, bu yüzden az tuzlu peynirler, lor peyniri, az tuzlu zeytinler, kırma zeytinler, tuzsuz buğday ekmekleri tercih edilmelidir.
  • Yemeklere tuz koymak yerine baharatlarla zenginleştirilmelidir.
  • Günlük tuz tüketiminiz 6 gramı (1 çay kaşığı) aşmamalıdır.
  • Masadan tuzluk kaldırılmalıdır.
  • Dışarıda yemek yeme sıklığı azaltılmalıdır.
  • Maden suyu satın alırken dikkat edilmelidir. İçeriğinde kalsiyum veya magnezyumdan zenginleştirilmiş olanlar, günde maksimum 2 kere (400 ml = 2 şişe) tercih edilmelidir.
  • Basit şeker ve doymuş yağ içeriği yüksek olan besinlerden uzak durulmalıdır, lif içeriği yüksek olan besinlere öncelik tanımalıdır.
  • Mevsime uygun miktarda günde 4-6 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.
  • Potasyum, magnezyum, kalsiyum, posa yönünden zengin beslenilmelidir; brokoli, havuç, lahana, yeşil fasulye, üzüm, bezelye, karalahana, lima fasulyesi, patates, ıspanak, kabak, tatlı patates, domates, elma, muz, mandalina, portakal, mango, kavun, şeftali, ananas, hurma, çilek, yağsız veya az yağlı süt ve süt ürünleri (süt, yoğurt, peynir), sert kabuklu meyveler, kuru baklagiller.

 

NOT: Tansiyonu tedavi etmek amacıyla tüketilen besinlerin (sarımsak, limon vs.) mutlaka beslenme uzmanı veya doktor kontrolünde alınmasına dikkat edilmelidir.

NOT: Anti-hipertansif ilaç kullanan kişilerin greyfurt tüketirken dikkat etmeleri gerekir.

NOT: Hipertansiyon sinsice ilerleyen bir hastalık olduğu için, tansiyon normal seyretse dahi herkesin yılda en az 1 kere tansiyonuna baktırılması önerilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir