Astroloji’nin Tarihteki Serüvenine Kısa Bir Bakış

Hani halk arasında fala inanma falsız da kalma diye bir deyiş vardır ya, işte benim köşemde irdeleyeceğim Astroloji öyle bir şey değildir! Ne yazık ki toplumumuzun genelinde bilgisizlikten, ilgisizlikten ötürü Astroloji bir genelleme silsilesi içinde fal statüsüne indirgenmiş ve halk arasında Yıldız Falı adı altında kendine pek de afilli bir yer edinmiştir.  

Evet Astroloji, Astronomi gibi pozitif bir bilim değildir. Asırlardır Gezegen hareketleri ile evren ve dünya olayları arasında bir anlam kümesi oluşturmaya çabalamış ve zaman içinde kendi sembolik dilini yaratmıştır.

Astrolojiyi daha iyi anlayabilmek açısından gelin Astroloji’nin geçirdiği evrelere doğru kısa bir yolculuğa çıkalım. Amacım Astroloji‘ye inanmanızı sağlamak veya Astroloji’yi size sevdirmek asla değildir! Sadece bu konuda bir farkındalık yaratmak ve bunun üzerine düşünmenizi sağlamak istiyorum.

Astroloji günümüzden yaklaşık 7 bin yıl önce Mezopotamya kültürlerinde ve özellikle Babil Uygarlığında ilk tohumlarını atmıştır.

Eş zamanlı olarak dünyanın farklı kıtalarında, bilhassa Güney Amerika ve Hint coğrafyasında da izlerine rastlamak mümkündür.  O zamanlarda dünya ve evren Animistik dünya görüşü çerçevesinde canlı bir varlık olarak algılanıyordu. Doğa olayları, depremler, su baskınları Yıldız’ların hareketleri ile ilişkilendiriliyor ve Tanrılar’ın cezalandırması olarak görülüyordu.

En eski yazılı metinler Sümerler tarafından MÖ 2000’li yıllarda yıldızlara bağlı kehanetler olarak kil tabletler üzerine yazılmıştır. Tamamen kehanetlere dayalı olarak yazılmış bir diğer Astrolojik eser ise “Enuma Anu Enlil” adında bir çeşit istatistik çalışmasıdır. MÖ 1600-1000 yılları arasında kalan 600 yıllık dönem gözlemlere dayanarak oluşturulmuş kehanetler dizisidir. Gökyüzü şöyle olursa kralın başına şunlar gelir şeklinde açıklamalar mevcuttur.

12 Burcun gelişimi ise Persler tarafından MÖ 6yy‘da gerçekleşmiştir. Perslerin Babil’i işgal etmesiyle Zerdüşlük dini bölgede yayılmaya başlamış ve çok Tanrılı dinleri etkisi altına almıştır. İyilik Tanrısı Ahuramazda ve kötülük Tanrısı Ahriman’ın amansız savaşı, sonrasında tüm dinlerin ana teması olmuştur. Bu inanç sisteminde Astroloji’yi derinden etkileyen felsefe ise bireysel seçim ve sorumluluklarımızın önemidir.

Antik Yunan Medeniyeti’nin inşa etmiş olduğu Helenistik Dönem’e (MÖ 4yy – MÖ 1yy) geldiğimizde ise Büyük İskender (MÖ 356- 323) öncülüğünde Grek Uygarlığı Hindistan’a kadar yayılmıştır. Tüm bilgiler, kültür ve medeniyet doğu ve batı arasında etkileşime girmiştir. İşte bu dönemde modern Astroloji’nin temelleri gerçek anlamda oluşarak günümüze kadar gelmiştir.

Hermes’in Kitabı (Liber Hermes) Helenistik Astrolji’nin temel bilgilerini içerir. Bu kitabın ne zaman yazıldığı hiçbir zaman tam olarak belirlenememiştir. Hermes, kutsal ve bilge kişi olarak bir sır perdesi altında kalmıştır.

MS 2yy’da Dünya merkezli Evren anlayışı ile 17yy Rönesans’a kadar tüm zamanları etkileyen Ptolemy, Astronomi ve Astroloji kitapları ile o döneme kadar gelen tüm bilgileri derlemiştir.

İslamın ortaya çıkmasıyla Abbasiler Döneminde Yunanca’dan Arapça’ya pek çok eser çevrilmiştir.

Abbasi sarayındaki Pers etkisiyle Astroloji baş tacı edilmiş ve sarayda müneccimbaşları görev almıştır.

İslam Dünyası’nda Astronomi ve Astroloji 11yy’a kadar birlikte kullanılırken 11yy’dan sonra birbirinden ayrılmaya başlamıştır. İslam Dönemi’nde Ebu Masher, Al-Kindi, Maşallah ve El Biruni gibi çok önemli Filozof ve Astrologlar kitaplarıyla Ortaçağ’a damga vurmuştur.

Avrupa’da Rönesans Dönemi‘ne geldiğimizde ise Arapça kitaplardan yapılan çeviriler ile eski bilgiler yeniden keşfedilmeye başlanmıştır. Kopernik (1473-1543) ile Güneş merkezli evren modeli ortaya konmuştur. Katolik Kilisesi’nden dolayı Kopernik’in eseri ancak kendisi öldükten sonra yayınlanabilmiştir.

Güneş merkezli sistem anlayışı Galilei (1564-1642) ile  17yy’da tam anlamıyla oturmuştur. Teleskopun icadı ve yapılan keşifler ile Dünya – Evren görüşü tamamen değişmiştir. Ancak bilimin öne çıkmasıyla Astroloji gözden düşmeye başlamış ve Akademik eğitimden çıkarılmıştır.

18yy’da Astroloji popüler kültüre karışmış ve 20yy’da Modern Astroloji aynı bir Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğmuştur.

Sizin de anlayacağınız gibi Astroloji zaman içinde lineer bir çizgide gelişim süreci izlememiştir. Belirli dönemlerde gelişip, serpilmiş, bazı dönemlerde ise kendi kabuğuna çekilmiştir. Astroloji Yıldızlar aracılığı ile gerçekleştirilen bir kehanet sanatıdır. Temelinde asırlar boyu bir dantel gibi işlenen muazzam bir bilgi deryasını barındırır. Astroloji asla bir fal değildir. Bize Yıldızlar’dan haber taşır, onların diline tercüman olur.

— > Astroloji / Kader mi ? Özgür İrade mi ?

— > Deneme / Deniz Adam

— > Kraliçe Victoria ile Hintli Uşak Abdulkerim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir