Pazarlık edelim âlim seninle,

İki cihan senin olsun sen benim.

 Hayrını gör imanınla dininle,

Hatmin Kur’an senin olsun sen benim…

Sosyal medyada bir arkadaşım bu dizeleri paylaşmış. Halk edebiyatında; aşkın, sevdanın, tutkunun, anlatımını ne kadar güçlü olduğunu tekrar hissettirdi en derinden. Belki de okullarımızda ilk öğretilmesi gereken veya irdelenmesi gereken konu budur.

‘’Bir insanı sevmekle başlar her şey’’

Olgusunu daha da genişleterek sevmeyi her ama her şeyi önce sevmekle bakmalı dünyaya. Herkese tavsiyem, arada sırada da olsa halk edebiyatımızdaki bu derinliğe bir girip bakmak gerektiğidir. İnsan şöyle bir düşünüp ben ne yapıyorum acaba diyor, diyebilme ihtimali oluyor en azından.

Ülkemizin gündemine baktığımızda da birçok sorunun sevgisizlikten kaynaklandığını, geriye dönük aptalca bir hesaplaşma içinde olma arzusundan geldiğini görebiliyoruz. Ego, kibir, sarmış bizi her yandan. Kimse sorumluluk almıyor. Yanlış giden konularda, kimse suçlu değil. Hep, o veya onlar suçlu.

Öz eleştiri yapamıyoruz.

Bir soru sorulunca bile bilmiyorsak bilmiyorum diyemiyoruz, biliyormuş gibi açıklamalar yapıp komik durumlara düşüyoruz. Buna üniversite hocaları hatta dekanları bile dâhil.  

Geçmişte: “Yaşam, size verilmiş boş bir filmdir. Her karesini mükemmel bir biçimde doldurmaya çalışın… En iyi makina en iyi fotoğrafı çekseydi; En iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı.” diyen ve geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren fotoğraf sanatının dünya çapındaki duayeni, bir fotoğrafla çok şeyi anlatma ışığını bize veren, Ara Güler ustayı saygı ve rahmetle anarken, şu hatırlatmayı da yapmak elzem oldu.!

Asıl adı Aram Güleryan olan ustanın yaşamı boyunca asıl adını kullanamaması bile düşünülmesi gereken bir konu değil mi hepimiz adına?

Günlerdir Suudi Arabistanlı muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın sırra kadem basmasıyla dolu gündemimiz. Haklı olarak ülkemizin küçük düşmemesi için gerekli tüm çalışmaları tabii ki yapmalıyız.

Adam öldürülmüş ve Suudlar saçma sapan açıklamalar ve konuyu sözüm ona (!) çözecekleri atamalar ile gündemle resmen dalga geçerken, bize yine dünyanın gündemine rezil bir konuyla oturmak kaldı. Buradan çıkan sonuç, kısaca demokrasinin önemi… “Muhalif olursanız işte böyle olur, sonunuz kendi düşüncesini empoze etmeye çalışan dikta rejimleri…” önermesini cebimize koymak önemli. Bu yapıların özenilecek bir yanı olmadığı gün gibi aşikardır.

Sözlerimi en başta yazdığım, Sivas’taki Madımak Otel’inde hunharca katledilenlerin arasında bulunan Halk ozanı Muhlis Akarsu’nun deyişinin diğer dörtlüğü ile bitiriyorum. Ara Güler anısına…

Ayıp değil midir Âdem’e mihnet

Başına çalınsın hurili cennet.

Dostluk pazarında olma muhannet(korkak-alçak ).

Huri Kılman senin olsun sen benim…

Bunlar da ilginizi çekebilir…

— > Kraliçe Victoria ile Hintli Uşak Abdulkerim

— > İz Bırakanlar / Jean Jacques Rousseau

— > Usta’dan 10 Söz / Edgar Allan Poe

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir