Anksiyete mi? O da ne? Anksiyeteniz var mı? Hadi bir bakalım…

Anksiyete mi? O da ne?

Anksiyeteniz var mı? Hadi bir bakalım…

Günümüzde çoğu insanın yaşadığı, kiminin farkında olduğu, kiminin ise fark etmeden bu durumu hayatına adapte edip hayatını sürdürdüğü bir duygudur kaygı. Kaygı; vücudumuzun, tehlikeyle yada istenmeyen bir durumla karşı karşıya kaldığında verdiği doğal bir yanıttır. Her zaman kötü bir şey değildir. Canlılar stresli bir durumla karşılaştığında endişelenip kaygılanır ve korkabilirler. Bu doğal bir süreçtir. Bu durumlar karşısında normal düzeydeki kaygı canlıyı harekete geçirir, problemler karşısında çözüm üretmek için yardımcı olur. Hatta bazı anlarda insanı motive edip, dikkat yoğunlaştırmayı arttırabilir. Ancak bu kaygı duygunuza ek olarak korku, telaş, içten gelen ancak nedenini bilmediğiniz sıkıntılar, kötü bir şey olacak hissi, bu duruma karşı sürekli tetikte olma, sinirlilik, çarpıntı, nefes darlığı, mide bulantısı,cinsel isteksizlik, terleme, baş dönmesi, bayılma hissi, boğulma hissi, çaresizlik, panik gibi duygular eşlik ediyor ve bu durumlar ilişkilerinizi, özel ve günlük hayatınızı etkiliyorsa o zaman Anksiyete ( Kaygı) Bozukluğunuz olabilir.

Anksiyete bozuklukları toplumda en sık görülen ruhsal hastalıklardan biridir. Araştırmalar anksiyete bozukluklarının yaşam boyu yaygınlık oranının %30’ larda olduğunu ve ortaya çıkma açısından en riskli dönemin 10-25 yaş arası olduğunu göstermektedir. Yaşam boyu anksiyete bozukluğu tanısı almış hastaların %75’inde en az bir başka ruhsal bozukluk daha görülmektedir. Anksiyete bozukluklarının neden kaynaklandığı tam olarak bilinemese de travmatik yaşam olaylarının, genetik yatkınlığın ve çevresel etkenlerin, tıbbi nedenlerin anksiyete bozukluklarına neden olduğu düşünülmektedir.

Örneğin;

  • Kalp hastalıkları

  • Diyabet

  • Tiroid problemleri, hipertiroid

  • Solunum yolu problemleri, astım

  • Madde bağımlılığı ya da yoksunluk

  • Kronik ağrılar ve huzursuz bağırsak sendromu

  • Savaş/Kaç mekanizmasını etkileyebilecek nadir tümörler

  • Çocukluk çağında başlayan utangaçlık, davranışlarda tutukluk

  • Kadın olmak

  • Sınırlı ekonomik kaynaklara sahip olmak

  • Boşanmış ya da dul olmak

  • Çocukluk çağından itibaren stresli yaşam olaylarına maruz kalmak

  • Kan bağı olan yakın akrabalarda anksiyete bozukluğu teşhisi konması

  • Aile öyküsünde psikolojik problemler olması

  • Öğleden sonra tükürükte kortisol seviyesinin artması (Özellikle sosyal kaygı bozukluğu risk faktörleri arasındadır)

Anksiyete bozukluğu da çoğu psikolojik bozukluklar gibi belli ilaç kullanımıyla beraber yapılan psikoterapilerle tedavi edilebilir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Emdr, Analitik Psikoterapi ve Gevşeme Egzersizleri bu bozukluğun tedavisinde en çok kullanılanlardır.

Ancak maalesef ki insanlar kulaktan dolma bilgiler yüzünden ve alanında iyi olmayan, hatta sahte diplomalı psikologlarla yaşanan kötü terapi deneyimleri sonucu tedaviden vazgeçmektedir. ‘Zamanla geçer.’ lafı her zaman ve her durumda geçerli olmayabilir. Bunun tedavisini olmadığınız durumlarda depresyon, madde kullanımı, uyku sorunları, bağırsak problemleri, cinsel isteksizlik, sosyal izolasyon, iş veya eğitim hayatında performans düşüklüğü ve bununla bağlantılı olarak yaşam kalitesinde düşüş ve hatta intihar durumları bile ortaya çıkabilmektedir.

Peki ne yapabilirsiniz?

  • Hangi durumlarda, ne tür anksiyete bozukluğu yaşadığınızı ve bunun belirtilerini öğrenin.

  • Anksiyete yaşadığınız anlarda sizi rahatlatan kişilerle, varsa psikologunuzla, iletişime geçin.

  • Anksiyetenin psikolojinizle beraber, sizi fiziksel olarak da etkilediğini unutmayın. Çarpıntı, terleme, nefes darlığı, uyuşma oluştuğunda anksiyetenin sebep olduğunu hatırlayın.

  • Nefes egzersizi, kas gevşetme ve rahatlama tekniklerini yapın.

  • Ataklarınızın geliş saatlerini, geliş şeklini, sizde yarattığı duygu, düşünce ve fiziksel belirtilerini not alın.

EN ÖNEMLİSİ; Geç kalmadan alanında uzman bir psikolog ile iletişime geçin. Anksiyetenin sizi ve hayatınıza yutmasına izin vermeyin. Kendinize güvenin ve biran önce anksiyetenizi kontrol altına almak için harekete geçin. Unutmayın ki söylenen gibi tedavi olmadan  anksiyete zamanla geçmez, artar.

BENDE ANKSİYETE BOZUKLUĞU VAR MI?

Aşağıdaki testi çözdükten sonra kaygı düzeyinizin hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Soruları cevaplarken bugün dahil son bir haftadır sizi ne kadar rahatsız ettiğini düşünerek her soruyu işaretlemek şartıyla cevaplandırınız. 

0 – 7 puan   : Minimal düzeyde anksiyete belirtileri                             8 – 15 puan : Hafif  düzeyde anksiyete belirtiler                                                                      16 – 25 puan: Orta düzeyde anksiyete belirtileri                                                                     26 – 63 puan:Şiddetli düzeyde anksiyete belirtileri à Bir uzmana başvurmanız önerilir.

Hiç       0 puan                                                           

Hafif     1 puan        

Orta      2 puan

Ciddi    3 puan

Bedeninizin herhangi bir yerinde uyuşma veya karıncalanma

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir