2013 yılında ne amaçla kaldırıldığını anlamadığımız ”Andımız” tekrar okutulması gündeme geldi.. 

Ortalık yangın yeri!
Faşistlik diyen mi dersin, Nazi andına benzeten mi dersin neler neler…
Her türlü mantık, vicdan, insanlık dışı kararların “yargı bağımsızlığı” kisvesi altında mübah sayılmasına ses etmeyen ahali, söz konusu Atatürk’e, Cumhuriyet’e , Milliyetçiliğe dayanan konular olduğu vakit, tüm kararların samimiyetini ve hakikatini sorgulamaya başlar! Sorgulamakla kalmaz yersiz ve hukuk dışı bulur..
Ve yine bu zümre pek tabi iş başında..
Bu ne yaman çelişki hocam! 
Aslında çelişki falan yok, daha öncede anladığımız ve anladığımızı anlattığımız gibi herkes için olması gereken adalet, bir grup için var!
Güçlü olanların kazandığı adalet..
 Misal Amariganlar! 
Her türlü üstün olma hakki bulunan Amarigan vatandaşları bir kez daha bu üstünlüklerini yargı üzerinden ispat ettiler…
Ajan, casus, misyoner, Fetöcü, terörist kırması Pastör, onca gizli tanık ifadesine rağmen, adına düzenlenmiş uzun ve derin iddanemelere rağmen, kısacası rağmenlere rağmen siz bu yazıyı okurken o kendi vatanında bir kahraman olarak Türkiye’deki yaşanmışlıklarını kaleme almakla meşgul. (Çıkartacağı kitapla parayı kıracak demedi demeyin..)
Şimdi benzer bir kararla Danıştay’ın Andımızı tekrar okutulması kararını kabul etmeyenler vakit kaybetmeden derhal provakasyona başladılar..
Konuk başlıkları ise şöyle;
“Her sabah küçücük çocuklara ant okutmak akıl dışı”
“Nazi andı gibi ne anlamı var bunu okumanın”
“Kürt çocukları her sabah Türk’üm demek zorunda mı” 
Gibi ve benzeri bir çok muhalif olma şekli…
Sendika Başkanı bir zat atıldı ortaya 
81 İlde açıklama yapacağız!
Sebep?
Andımız okunmasın.. 
Bakın arkadaşlar zor çok zor günler atlattık ve hala kolay olmayan dönemlerden geçmekteyiz. Birlik beraberlik denilen olgular belirli değerler etrafında olmayı gerektirir.. Bu değerler, tarihi başarılar sonucu olan kıymetlerdir .. Bayrak, marş, gibi ya da andımız gibi milli ruha hitap eden mihenk taşları mühimdir.
Andımızın yeniden okutulması kararı yersizdir, zaten kaldırılması abesti, garipti, edepsizlikti. Şimdi buna karşı duran güruha bir bakın lütfen..
Dizeler şu şekilde;
Türk’üm 
Değilsiniz
Doğruyum 
Rüzgar nereye eserse o yöne dönen ot gibisiniz
Çalışkanım
Tembelsiniz
İlkem 
İlkesizsiniz
Küçüklerimi korumak 
Küçükleri evlendirerek korumak
Taciz tecavüze susmak 
Büyüklerimi saymak 
Saydığınız büyükler yalnız cüzdanı kabarık olanlar
Yurdumu,milletimi özümden çok sevmektir 
Kendinizi bile sevmekten acizsiniz 
Ey büyük Atatürk!
Bir ATA’nız yok.
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim
ATA’nız olmadığından, bir hedefiniz, yolunuz da yok
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Değersiz varlığınızı feda edebilecek bir vatanınız ve milletiniz de yok.
Ne Mutlu Türk’üm Diyene..!
Sizi ilgilendiren bir mutluluk yok..
Dolayısıyla sizi ilgilendiren hiç bir şey yok bu mısralarda, lakin konu bu vatanın birlik beraberlik ve bütünlüğü için şehit olmuş isimsiz kahramanlara gelince laf, Andımızı savunanlardan daha milliyetçi, aşağıladığınız Kemalistlerden daha Atatürkçüsünüz.
Sahi kimsiniz siz?
Hangi millettensiniz? 
Hangi ırktasınız? 
Saygılarımla..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir